Yalın Alpay, 2016 yılında Türkiye’de tarih yazımı üzerinden siyaset yapmak konulu kitap çalışması sırasında kaynak olarak devlet arşivi, anılar, konsolosluk yazışmaları, meclis tutanakları ve diğer belgeleri incelerken, daha çok, dedikoduya, söylentiye, dayanaksız kanaatlere ve inançlara dayalı yayınlarla karşılaştığını ve bunların çoğunluğunun özellikle 2000 sonrası kaleme alınan yapıtların, hakikate hiçbir gönderme yapma gereği duymadan sahte göndermelerde bulunan ve kasten söylenen, kendi savlarını okuyucuya empoze etmeye çalışan metinler olduğunu söylüyor.
18 Ocak günü TBMM AKP Grup Toplantısında AKP Genel Başkanı Erdoğan “73 yıl önce, 14 Mayıs’ta Menderes’in yeter, söz milletin dediği gibi biz de yeter artık söz milletindir diyeceğiz” dedi. Şaka yapmıyorum, bu sözleri duyunca, CHP, HDP ya da İYİ PARTİ Grup Toplantılarından birini mi izliyorum diye kuşkuya düştüm. Öyle ya, bu sözü ancak 21 yıllık AKP iktidarına karşı muhalefet partileri söyler, söylemeliler. Halkın ekonomik sıkıntılar yüzünden inim inim inlediği, semt pazarlarına akşamın 7’sinden sonra ucuz ve kalmışsa, çarık-çürük sebze almaya çıktığı, kimilerinin de satılamayacak kadar bozulduğundan atılan meyveleri topladığı, alt ve üst gelir grupları arasında uçurumların oluştuğu, orta sınıfın yok olduğu bir ülkede, 21 yıllık bir iktidara karşı yukarıdaki sözleri söylese söylese, muhalefet sözcüleri söylemeliler. Yeter artık söz milletindir sloganını muhalefet değil de iktidar mensupları söylüyorlarsa bir yanlışlık aramak gerek.
1946 yılında Celal Bayar, Adnan Menderes ve arkadaşları, Demokrat Parti’yi kurdukları zaman uzaydan gelmediler, karşı çıktıkları partinin, Cumhuriyet Halk Partisi’nin milletvekili idiler. CHP iktidarında Bakanlık, Başbakanlık yapmış kurucuları vardı DP kurucuları arasında. Yapılan olumlu- olumsuz bütün işlemlerin sorumlularıydılar. Yine de mevcut iktidardan ayrılıp yeni bir parti kurunca, sloganlarının su götürür yanı olabilir. Ya 21 yıldır iktidarın keyfini süren, söylediği sözle de halkın durumdan hoşnut olmadığını açığa çıkaran iktidarın başı kime karşı bu sloganı atıyor. Ortada bizim bilmediğimiz, tanımadığımız bir halk mı var? AKP Genel Başkanı Erdoğan halkın kafasına neyi nakşetmek istiyor?
Kitaptan bir alıntı ile bitireyim: “En büyük yalanların daima bir kısmına inanılır. Büyük halk topluluğu, ihtiyari ve şuurlu bir şekilde fenalığa atılmaz fakat kalbinin en derin köşesinin kandırılmasına imkân bırakır. Bundan dolayı büyük halk topluluğu, hissiyatının basit sadeliği içinde, küçük yalana kapılmazsa da büyük bir yalana aldanır” (Hitler) Sf. 23.




























