Telefon
WhatsApp

VAAD
Haber Yazı Detay İçi Reklam Alanı 300x250

 

 

 

 

 

 

 

 

VAAD

Kutsal kitaplarda Tanrılar insanlara bir şeyler VAAD eder ve ikinci sınırsız yaşam için dünyada yapılması gerekenleri öğütlerler. Bizi etkileyen ortadoğu dinlerinden Musevilik,Hristiyanlık ve İslamiyette Tanrı ve Allah insanlara cenneti müjdelerler ve iyi ibadet ederlerse insanları kurtaracaklarını VAAD ederler. Tevrat tabletlerdeki (özellikle Sina Çölü'ndeki Torah tabletleri) yasalara uyulursa insanları kurtaracağını VAAD eden Tanrı, Zebur kitabında bir kurtarıcı göndereceğini ve dünyayı o kurtarıcının günahtan kurtaracağını müjdeler. İncil kitabı kurtarıcının Tanrı Oğlu Mesih olduğunu,O'nun insanlığın günahı için çarmıhta kurban olarak sunulduğunu O'nun ölümüne ve dirilişine iman eden herkesin kurtarılıp cennete gideceğini müjdeler. Kur'an ve İslamiyet ise dünyanın Hz. Muhammed'in yüzü suyu hürmetine yaratıldığını, Muhammed'in kurtarıcı olduğuna iman eder,namaz kılar ve yeteri kadar sevap biriktirirsen cennete gidip köşklerde şarap içeceğimizi hurilerle sevişeceğimizi müjdeler. Müjde ve VAAD tüm dinlerde vardır ve iyi haber anlamına gelir. Tanrı, 'bana tapınırsan seni ödüllendireceğim' der insana... Peki siyasetçi neden her gün müjdeyi duyursunki ? Müjde ve VAAD kavramlarının siyasetçi tarafından iğdiş edildiğini göstermek için bu örnekleri verdik. Daha bir kaç ay önce Gabar Dağı'nda bütün dünyaya yetecek kadar petrol bulmuştuk. Karadeniz doğalgazı bedava verilecekti ve ben bu müjdeyi duyduğumdan bu güne kadar 6 bin liralık doğal gaz faturası ödedim. İnanılır gibi değil. Doğalgaz müjdesini duyduğumuzda 2023 yılının sıcak geçen,seçim öncesi mayıs ayında kombileri sona kadar açıp doğalgaz yakmamız istenilmişti bizden. 

'O kaaa yani...' 

 Siyasetçinin müjdesini duyduktan sonra anamızdan emdiğimiz burnumuzdan geldi. Devletin bütün gücü kullanılarak muhalefetin kazandığı seçimler muhalefete verilmedi. Arkasından iğneden ipliğe,her şeye zam yapıldı. Özellikle ucuz fiyattan ithal edilen petrol ürünlerine astronomik zamlar yapılarak enflasyonun devlet eliyle yükseltilmesi sağlandı. Doğalgaz ve petrol ürünleri ekonominin temel girdisi olduğu için hammadde olarak kullanılır. Üretim maliyetlerinin,dolayısıyla tüm ürünlerin fiyatlarının alım gücü karşısında artmasına neden olur. Eğer hiper enflasyon durumunda halkın alım gücü düştüğü için siyasetçi zor durumda kalırsa yeni manipülasyon yöntemleri sahaya sürülür. Emeklilere Yeni yeni şeyler veriliyormuş gibi haberler sahaya sürülür ve vicdanen rahatlamaları sağlanır. Sonra da kredi verilerek bağlanıp kontrol altına alınır.Her şeyde yalan söylendiği gibi tüketicinin,özellikle emeklilerin enflasyona ezdirilmediği yalanı televizyonlardan ballandırılarak anlatılır. Bu sürekli yapıldığında toplum inanmaya başlar ve siyasetçi toplumu zengin etmeden ve uyandırmadan soymanın tekniğini uygulamış olur. Bu durumda iktidarın yalan bombardımanı işe yaramazsa vaadlerle müjdeler devreye sokulur. Seçim öncesi bize Tanrı müjdesi gibi sunulan müjdelere karnımız doyduğu,inanmamaya başladığımız zaman krediler ve karşılıksız vaadler devreye girer ki bu hep seçim arifelerine denk getirilir. 14 Mayıs 2023 seçimleri öncesi,daha bir kaç ay önce İ.Melih Gökçek Trakya'da 6 milyar dolarlık jelibon rezervi bulunduğunu televizyonlardan müjdelemişti. Bildiğiniz gibi jelibon, içinde domuz yağı da bulunan bir şekerdir ve fabrikalarda üretilir,rezervi de bulunmaz. Bu tip saçma sapan müjdeleri iktidara yakın militanlar akla ziyan şekilde de alanlarda savundular ve maalesef algı yönetiminde başarılı oldular. Maalesef emekliyi ve halkı sanal müjdelere ve yalanlara inandırdılar. 'Sayın cumhurbaşkanımızın talimatlarına,müjdelerine ve vaadlerine' alıştığımız için her gün müjde bekler olduk ve müjde yerine şimdilik VAAD geldi. 10 kasımda cumhuriyetin 100.yılı münasebetiyle çalışmayan emeklilere 5000 lira vereceği duyuruldu. 'Bunu duyan emekliler zil takıp oynadılar ve Hawaii adalarından tatil zerervasyonlarını artırdılar.' Daha ne olsun. 'Sayın cumhurbaşkanımızın yüksek talimatlarıyla adam yerine konulduk ve bize karşılıksız ve bir defaya mahsus olmak üzere 5000 lira verileceği VAAD edildi. Daha ne olsun? Harca harca bitmez ve dünya bizi kıskanmaya devam eder. Şaka bir yana yerel seçim yaklaştı,16 milyon emekli kontrol edilen bir oy deposu ve müjdelere alışmış durumdayken konsolidasyonu sağlamak amacıyla vaadi veriverdik. Oysa yaklaşık 4 milyon emekli geçim sıkıntısı nedeniyle bir işte çalışmak zorunda ve adında 'adalet' olan bir partinin lideri emeklileri çalışan - çalışmayan diye böldü. Çalışmayanları da emekli-dul-yetim diye böldü. Mesela dulllara 2500 ve yetimlere 1250 lira verilecek. Eşinden maaş alan emeklilere ise verilmeyecek. Sanki kazanılmış hak değilmiş, reisimizin gönlünden kopmuş lütuf veriyormuş gibi lanse ediliyor,edilecek. Verilecek 5000 lira böylece herkese verilmeyecek ve topluma verilmiş gibi moral pompalanacak. Bu moral akp ve mhp için seçimlerde kullanılacak. Oysa daha ortada enflasyon nedeniyle emeklinin cebinden aşırılan birikimin siyasetçiler farkında ama halkın büyük çoğunluğu mutlu olduğuna inandırılmış durumda. Yani aç gezerim,başım dik gezerim tavında. Böyle bir seçmen kitlesini her siyasetçi ister ve hedeflerine ulaşması daha kolay olur. Yani diyeceğimiz odur ki bu seçmen kitlesi ortadoğu karanlığından çıkamayışımızın,pahalılık içerisinde bocalamamızın, çocuklarımıza harçlık veremememizin sorumlusudur ve hiç hicap duymaz. Elimizdeki bu gerçeği görmeli ve buna göre davranış kalıpları üretmeliyiz. 

Hükumet bize 61 milyar maliyet çıkarırken ekonomik krizin sorumlusu olarak bizi gösteriyor.

Bu satırları okuyan dostlarımdan 5'li çetenin ne kadar borcunun ve vergilerinin affedildiğini araştırmalarını rica ediyorum. _SEÇİME DÖNÜK ALGI YANILSAMASI_ 5000 lira algısı zam değildir,cumhurbaşkanlığı rejiminin ne kadar şefkatli olduğunu kanıtlama algısıdır. Bizden aldılarını değil de bize verdiklerini cebinden veriyormuş gibi anlatan başkqnlık rejimi,bu acımasız tavrını sonsuza dek sürdürme niyetinde... Bunu akp tabanına halen anlatamıyoruz ve tatminsizlikle itham ediliyoruz. Adamı takdir etmek lazım. Hem para vermiyor,hem de öyle sevecen delikanlı havası pompalıyor ki halen milyonlarca insan 'reis' diyebiliyor. İşte toplumun kırılması gereken önyargısı burasıdır ve katiline aşık olan maktulü oynamaktadır ve bu tip kitlesel hipnozlar son yüzyılda Ronald Reagan döneminde başlayarak artmış,İslam coğrafyasında bu maya tutmuştur. Öyle ki 57 İslam ülkesi bir araya gelip küçücük İsrail devletine hiç bir itirazda bulunamazken gariban Filistin halkı bedava,kan ve can uğruna Mescid-i Aksa'yı korumaya çalışmaktadır. İşte bizdeki akp seçmeninin siyasal algısı ile Filistin halkının algısı aynıdır ve alışkanlıklarından kan ve can pahasına vaz geçmemektedir. Eğer bir toplumu muasır medeniyet seviyesine yükseltmek istiyorsanız onun bu projeyi önce kabullenmesini sağlamalısınız. Yoksa başarısız olursunuz. Afganistan'da ağaçların şeytan işi diye sökülüp doğanın tahrip edilmesi halkın algıyı kabullenmesiyle mümkün olmuştur. İslamcılar kitlesel hipnozu bilim adamlarından daha hızlı şekilde becerip bilim adamlarını da yönetecek rejimleri kurmayı başarmışlardır. Bu nedenle bizim rejimimiz de bir siyasal İslam rejimidir,boşuna kendimizi kandırmayalım. Bizim bu halimiz toplumun makus yazgısını değiştirmek kaygısı taşırken toplum değer yargılarına saldırıldığı histerisine inandırıldığından saldırıya da uğramanız mümkündür. Bu yazıları yazarken fikrini sorduğumuz dostlarımız bile 'milletin diniyle uğraşma zarar görürsün' demeyi ihmal etmediler. Oysa biz milletin diniyle uğraşmıyoruz, milleti aç,yoksul,çaresiz bırakıldığına ikna etmek istiyoruz. Dinin nasıl sömürü aracı olarak kullanıldığını,din adamlarının burjuva sınıfına yükseldiklerini,ama dincilere kendilerini soyduranların evlerine ekmek gotüremediklerini göstermek istiyoruz.

5000 lira meselesinin altında yatan temel gerçek budur ve sizi aç bırakan insanlara şükran borçlu olmanız için size karşılıksız ulufe dağıtıldığına inadırılmanız gerekiyor. Sistem kurnazca işliyor ve enflasyon yoluyla gizlice soyulan toplum karşılıksız yanılsamasıyla verilen parayı ulufe olarak kabule edebiliyor ve mücadele etme,hak arama damarları bozuluyor. Oysa daha verilmemiş olan ve sadece vaadi verilmiş olan 5000 lira yerine cebimizden 2023/2 dönemine ait gerçek enflasyon oranında para ile 8077*6 lira çalınmıştır. Verilecek olan beş bin lira bu paranın faizi bile değildir. Şimdi acilen istememiz gereken 6 aylık kaybımız ve sahte enflasyon rakamlarıyla cebimizden çalınıp yandaşlara peşkeş çekilen haklarımızdır. Gün bugündür,seçimden sonra geç kalmış olacağız.

Lösev2
Paylaş
Arşiv Murtaza ak Arşivi Tümü
yotube

Yazarlarımız

Reklam

Anket

Reklam

E-Bülten Aboneliği