Telefon
WhatsApp

ÜLKENİN DÜNÜ VE BUGÜNÜ
Haber Yazı Detay İçi Reklam Alanı 300x250

ÜLKENİN DÜNÜ VE BUGÜNÜ

Cumhuriyetin kuruluşu ile Atatürk ve önder kadro ülkede ekonomik, siyasi, kültürel ve çağdaşlık esaslı gelişmiş Avrupa ülkelerini örnek alarak ülkeyi yeniden kurdular. Elbette ki bu zor oldu, savaşlar ve yoksulluk Anadolu insanını derin etkilemesine rağmen bunu başardılar.

Türkiye’nin NATO’ya girmesiyle beraber ekonomi, siyasi ve kültürel değişimler olmaya başladı. SSCB yani komünizme karşı ılımlı İslamcılık ve milliyetçilik(ülkücülük) politikasını derinleştirerek devlet politikası haline getirdiler. Fransız devrimiyle tüm dünyada başlayan özgürlük hareketi ülkemizde’ de geniş halk kitleleri tarafından benimsenerek zorlu bir mücadele süreci başlamıştır.

     Siyasi çatışmaların başlamasıyla, darbeler, Sol ve Sağ çatışmaları, gençlerimizin ölümü, işkenceler, idamları beraberinde getirmiştir. NATO ve ABD de gelişen devrimci demokrat harekete karşı MHP’yi Sola karşı tetikçi gibi kullandığı gibi ılımlı İslamcılığı da sürekli olarak destekledi. Başında ABD’nin olduğu emperyalist güçler 24 Ocak Kararlarını uygulamak istiyorlardı. Fakat Türkiye’deki Cumhuriyet sistemini aşamıyorlardı, yani Başbakanı ikna ediyor ancak Meclisi ikna edemiyorlardı. Bu nedenden dolayı Darbe’nin ön çalışmaları karanlık güçler tarafından sol ve sağ çatışmalarına dönüştürülüyordu. Özellikle de Sol’a karşı baskılar arttırılarak ülkede kaos yaratılarak Darbe’nin hazırlıkları yapıldı. 80 Darbesi ile Kenan Evren sonra da iktidar olan tarikatçı Özal ailesi, 24 Ocak kararlarını uygulamaya koyarak sözde serbest piyasa denilen, yerli yatırımcının ve girişimcinin önlerinin kesilip, emperyalistlerin ucuz ve kaliteli mallarının piyasaya sürmesinden sonra yerli girişimciyi rekabet edemez hale getirip bugünkü sistemi kurdular. Darbeciler uzun bir süre sol, demokrat ve aydınlar üzerinde faşizanca baskılar kurarak idamlar, işkenceler, kayıplar, infazlarla devrimciler ve aydınlarımız üzerinde baskılar oluşturarak ülkeyi nefes alınamaz duruma getirildiler. Devam eden darbe yasaları ile bir bildiriyi örgüte sokarak gençlerimizin 12 yıl ceza evinde kalmalarına sebep oldular. Darbecilerin amaçlarından birisi de örgütlü yapıyı yıkmak kişileri bireyselleştirerek ülkeyi yönetmekti ve başardılar. NATO’nun ülkede ılımlı İslamcılık programıyla, bugünkü iktidar ve kadrolar bu anlayışın sonuçlarıdır.

   Ecevit’le başlayan 1980’den sonra Sol’da sağcılaşma hareketi ve CHP’de Deniz Baykal’la birlikte partide başlayan sağcılaşma hareketi ile partide Emek , Özgürlük ve Demokrasi hareketinden uzaklaşılıp 6 Ok’a sahip çıkılmayarak özelliklede Cumhuriyet ve Laik ilkelerine sahip çıkılmayarak iktidar partisinin ülkeyi İslam esaslı Ortadoğululaşmasına göz yummuşlardır. BOP ve Müslüman Kardeşler Başkanlığı.

 CHP de tek adamlık yönetimi, ön seçimlerin yapılmaması, CHP li Belediye Başkanlarının belde,ilçe, il ve milletvekili üzerindeki etkileri, partide olumsuz bir yönetimin söz ve karar sahibi olmasına sebebiyet vermiştir. 4-5-6-7 ve daha fazla dönem milletvekili olan ve genel merkezde güç olan bu yapı, partide oligarşik bir yapı oluşturdukları gibi çevrelerini partinin yönetiminde erk yapmışlardır. Ekmeleddin’in Cumhurbaşkanlığına parti adayı gösterilmesi, dokunulmazlıkların kaldırılması, Emek, Demokrasi ve Laikliğe sahip çıkılmaması, en son Cumhurbaşkanlığı seçiminde altılı masa ilişkileri, 39 milletvekili, Zafer Partisine İçişleri Bakanlığı ve Mit Müsteşarlığı Protokolü biz aydınları, biz partiye emek verenleri, bağımsızlık ve özgürlük ilkesiyle mücadele edip bedel ödeyenleri üzmüştür. Partinin bu durumu; Sendikaları, meslek odalarını ve tüm STK ları olumsuz etkilemiştir.

 İlçe, il seçimleri yapıldı, büyük kurultaya gidiyoruz. Bu süreçte değişim isteyen, milletvekilliğini meslek edinenlerin hiç mi suçu yok? Her şeyin suçlusu Genel Başkan mıdır? Siz bu partiyi göreviniz gereği, beraber yönetmediniz mi? Gemi limana gitmeli, kurultaydan sonra Genel Başkan da görevini bırakmalıdır. Emeği, Özgürlüğü, Atatürk ve Cumhuriyeti, Laikliği ve Altı oku esas alan örgütün her şeyin üzerinde olduğu, Belediye Başkanlarının parti örgütlerini kişisel beklentileri doğrultusunda kullanmadıkları bir CHP istiyoruz.Tüzük bizim anayasamızdır.2 dönem kuralı işletilmelidir.

 İktidarın ülkeyi İslam esaslı Ortadoğululaştırmasına, din, siyaset ve ticaret anlayışı ve ablukasını yeni anayasaya, yoksulluk, pahalılık ve antidemokratik uygulamalara, demokrasi içerisinde karşı mücadelesini vererek solda bulunan bütün yapılara önderlik yaparak, bizden önce, biz ve bizden sonra, Sol, Aydın, Demokrat ve Sosyal Demokratlar olarak ülkemiz için, yarınlarımız için, çocuklarımız için bu mücadeleyi toplumun her kesiminde vereceğiz. Asla ve asla umutsuz değiliz.

          HASAN YILDIRIM

 

 

Lösev2
Paylaş
yotube

Yazarlarımız

Reklam

Anket

Reklam

E-Bülten Aboneliği