Telefon
WhatsApp

Türk Millî Eğitim Sistemini Düzenleyen Genel Esaslar
Haber Yazı Detay İçi Reklam Alanı 300x250

BİRİNCİ BÖLÜM
Türk Millî Eğitiminin Amaçları kısmında
 2. Maddenin 2. Bendinde;
- Beden, zihin, ahlâk, ruh ve duygu bakımlarından dengeli ve sağlıklı şekilde gelişmiş bir kişiliğe ve karaktere, hür ve bilimsel düşünme gücüne, geniş bir dünya görüşüne sahip, insan haklarına saygılı, kişilik ve teşebbüse değer veren, topluma karşı sorumluluk duyan; yapıcı, yaratıcı ve verimli kişiler olarak yetiştirmek;
3. bendinde;
- İlgi, istidat ve kabiliyetlerini geliştirerek gerekli bilgi, beceri, davranışlar ve birlikte iş görme alışkanlığı kazandırmak suretiyle hayata hazırlamak ve onların, kendilerini mutlu kılacak ve toplumun mutluluğuna katkıda bulunacak bir meslek sahibi olmalarını sağlamak;
 Böylece, bir yandan Türk vatandaşlarının ve Türk toplumunun refah ve mutluluğunu artırmak; öte yandan milli birlik ve bütünlük içinde iktisadi, sosyal ve kültürel kalkınmayı desteklemek ve hızlandırmak, nihayet Türk Milletini çağdaş uygarlığın yapıcı, yaratıcı, seçkin bir ortağı yapmaktır. Hükmü yer almaktadır.
Günümüze bakınca amaç ile sonucun uyuşmadığı bariz bir şekilde görülmektedir. Bu durumda ya eğitimde, ya öğretimde ya da insan da bir sorun var. Amacı istendik davranış değişikliği geliştirmek olan bir eğitim sisteminde, demirden çimentodan çalan bir mühendis, organ mafyası bir doktor, hileli yapay malzemelerden gıda üreten bir mühendis. Yalan söyleyen bir din adamı, hurafeyi rehber edinen bir bilim insanı, bireylerin hakkını hukukunu korumayan hakim/savcı yetiştirmeyi hedeflemez. Amaçlarda ve hedeflenen insan modelinde bir yanlışlık var mı? Kocaman bir YOK.
Konuşmak için söz alınacağını, başkalarının sözünün kesilmeyeceğini, insanlara karşı kibar olunacağını, düşüncelerine saygı gösterileceğini. Farklılıklarımızın zenginliğimiz olduğu, hoşgörülü olmamız gerektiği anasınıfından itibaren öğretilen ve uygulanan şeyler. Yine anasınıfından başlayarak tuvalete kadar götürülüp, taşa ayaklarını nasıl basacağından sifonun nasıl çekeceği, elin nasıl yıkayacağına, tuvaletin nasıl bırakılacağına kadar. Kantinde nasıl sıraya gireceği öğretmenleri tarafından uygulamalı olarak gösterildiği halde. Her türlü tedbirlere rağmen istenmedik durumlarda, haksızlık edene karşı mağdurun, ezene karşı ezilenin yanında yer alınmasına rağmen neden; Beden, zihin, ahlâk, ruh ve duygu bakımlarından dengeli ve sağlıklı şekilde gelişmiş bir kişiliğe ve karaktere, hür ve bilimsel düşünme gücüne, geniş bir dünya görüşüne sahip, insan haklarına saygılı, kişilik ve teşebbüse değer veren, topluma karşı sorumluluk duyan; yapıcı, yaratıcı ve verimli kişiler olarak yetiştirmek hedefine varamıyoruz. Bu kriterde bireylerin sayısı neden az.
Niçin mutlu değiliz? İlgi, istidat ve kabiliyetlerini geliştirerek gerekli bilgi, beceri, davranışlar ve birlikte iş görme alışkanlığı kazandırmak suretiyle hayata hazırlamak ve onların, kendilerini mutlu kılacak ve toplumun mutluluğuna katkıda bulunacak bir meslek sahibi olmalarını sağlamayı hedeflerken neden içinden bulunduğumuz toplumu mutlu edemiyoruz.
Anadolu da “Ekmeği ekmekçiye ver, bir ekmek de üste ver.” diye bir söz vardır. Bütün sorun da, çözüm de, gizimde burada. Doğru iş yapmak bundan da iyi sonuç almak istiyorsanız işi ehline vereceksiniz. Emek verdiğiniz eğittiğiniz kişilerden faydalanmak istiyorsanız işin mutfağında olmalarını sağlayacaksınız. Bunu yapmadığınız zaman, saygıdan sevgiden nezaketten uzak bireyler, mülakatta 100 alan kişiye 25 veren komisyon üyeleri, afili giyinene iyi hal indirimi yapan hukukçu, emeğinizi alın terinizi gasp eden patron, sizi kandıran siyasetçi, manevi duygularınızı sömüren din tacirine sahip olur. Dünya 10. Sırada yer alan ülkenin tarım politikası teslim ettiğiniz kişiye bol bol kepek ektirirsiniz.

Lösev2
Paylaş
Arşiv Şaban özdemir Arşivi Tümü
yotube

Yazarlarımız

Reklam

Anket

Reklam

E-Bülten Aboneliği