Telefon
WhatsApp

Temiz Kamunun İnşası: Kirliliği Kader Sanan Toplumlar Büyüyemez
Haber Yazı Detay İçi Reklam Alanı 300x250

Siyasetin özü, insan topluluklarının bir arada, adalet ve hakkaniyet içinde yaşama iradesidir. Fakat bu erdemli irade ne zaman ki kişisel hırslara, dar kadroculuğa ve örtülü çıkar ağlarına kurban edilir; işte o zaman kitlelerin zihninde "siyaset kirli bir oyundur" algısı kök salar. Oysa bir toplumun siyasete baktığı açı, onun kurumsal ve zihinsel gelişmişlik düzeyinin en yalın aynasıdır. Siyaseti gireni kirleten bir bataklık olarak görüp ondan elini eteğini çekmek, gelişmemişliğe verilmiş sessiz bir onaydır.

Kirliliği kader kabul etmek, toplumsal gerilemenin ilk adımıdır. Antik Çağ’dan bu yana felsefe, iktidar ile ahlak arasındaki bu gerilimli ilişkiyi sorgulamıştır. Platon, Devlet’te tam da bu kaçış tehlikesine işaret eder: "Siyasetle ilgilenmeyen entelektüellerin cezası, kendilerinden daha cahil kişiler tarafından yönetilmektir." Siyasetin alanını "nasıl olsa kirlidir" diyerek terk etmek, o alanı tam da kirliliği üreten mekanizmalara altın tepside sunmaktır.

Aristoteles ise insanı zoon politikon—yani toplumsal ve siyasal bir canlı—olarak tanımlar. Onun felsefesinde siyaset, toplumun ortak iyisini arama sanatıdır. Kirli olan siyasetin özü veya kavramsal varlığı değil; onun gücü devşirmek adına araçsallaştırılma biçimidir. Immanuel Kant’ın ödev ahlakında altını çizdiği gibi; siyasetin nihai amacı insanı bir "araç" değil, her zaman bir "amaç" olarak görmek olmalıdır. İnsanın araçsallaştığı, yurttaşın oy deposuna indirgendiği her yerde kirlilik kaçınılmazdır.

Kirlilik, yalnızca yozlaşmış aktörlerle yayılmaz; Hannah Arendt’in ifade ettiği gibi, sıradan bireylerin tepkisizliği ve "siyaset zaten böyledir" kabullenişiyle beslenir. "Geçit vermeyeceğiz" iradesi, tam da bu kanıksamışlığa karşı çekilen zihinsel bir settir.

Gelişmiş bir toplum; siyaseti reddeden değil, onu ahlak, şeffaflık ve hukukun üstünlüğüyle yeniden inşa eden toplumdur. Kirli oyunu bozmanın yolu, sahayı terk etmekten değil; kamu alanına akıl, vicdan ve estetik taşımaktan geçer. Siyaset, temiz insanların sorumluluk aldığı oranda arınacak; kamu vicdanı da ancak bu arınmayla nefes alacaktır.

Lösev2
Paylaş
yotube

Yazarlarımız

Reklam

Anket

Reklam

E-Bülten Aboneliği