Telefon
WhatsApp

Temiz Eller ve Siyasetin Kaybolan İtibarı Cumhuriyet Halk Partisi Onur Kurulu Üyesi sıfatıyla…
Haber Yazı Detay İçi Reklam Alanı 300x250

Siyaset, bir milletin vicdanı ile aklının birleştiği en yüksek irade beyanıdır. O iradeyi taşıyan insanlar; vakur bir duruşa, derin bir bilgiye, ideallerine giden yolda azme, sadakate ve tertemiz bir ahlaka sahip olmalıdır.
Bugün ise görüyoruz ki; günü kurtarmaya dönük hesaplar, kısa ömürlü ittifaklar, çıkar üzerine kurulu ilişkiler siyasetin omurgasını her geçen gün daha da kemirerek yok ediyor.

Gerçekler örtülerek, gelecek inşa edilemez.
Yalanla yürüyen, hakikate varamaz.
Erdemden yoksun yollar, gerçek bir zaferin kapısını açamaz.

Herhangi bir sağ parti bu ve benzer yöntemlerle siyasette  kısa süreli başarılar elde edebilir. Türk siyasi tarihinde belli sağ odaklar tarafından kurulan ve bugün gençlerin adını dahi bilmediği siyasi partiler dönem dönem iktidara gelmiştir, sonrasında yok olarak tarih sahnesinden silinmiştir..Bu gün AKP, hızla eridiği, iddiasını kaybettiği bu son dönemde, ne yazık ki durumun farkında, hırsla oturup zararla kalkmaktadır.
 Ama Mustafa Kemal’in yolunu seçenleri, Cumhuriyet Halk Partisi’nden  başka hiçbir yerde göremezsiniz.  Gerçek Cumhuriyet Halk Partililer, ilkelerinden sapmadan yaşadıkları topluma örnek dürüst insanlardır.  Ve şu asla  unutulmamalıdır : bugün Türk milleti Siyasal İslamcılardan da kapitalizmin şartlarına emir eri olmuş sağ partilerden de yorgundur. Ülkeyi özellikle 1980 darbesinden bu yana getirdikleri durum ortadadır.
Toplumda Cumhuriyet Halk Partisi’ne inanç ve eğilim artmıştır. İktidarın son 20 yılda yolsuzlukları da şaibeleri de kirli ilişkileri de ortadadır.
Ancak bizler asla,  yalanda, hırsızlıkta, döneklikte onlara benzeyerek yine onları alt edemeyiz. 
İktidarı bu yapının elinden almanın yöntemi bu değildir. 

Bizim gücümüz, doğruluktadır. 
Bizim silahımız, halkın güvenidir. Bizim zaferimiz, ahlaki üstünlükle gelecektir.

Siyasetin onuru, dostluğu yılların sınavından geçmiş, yol arkadaşlığını bedel ödeyerek kazanmış insanlarda saklıdır. Oysa bugün, fedakârlığın yerini hızla kurulan menfaat ortaklıkları; entelektüel derinliğin yerini ise ucuz popülizm almıştır. 
Ve bizler bu yaşananları  sanki kaçınılmaz bir kader gibi seyretmekteyiz.

Bir Tanıklığın Ardından
2008–2010 yıllarında, Parti Meclisi üyesi olarak görev yaptığım dönemde, Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu ile birlikte görev yaptık. . O günlerde, siyasetin  vefa ve dayanışmanın gücü ile yapıldığına inanıyordum.

Fakat ilerleyen yıllar, bu inancımı ağır bir sınava soktu.
Sayın Deniz Baykal, Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanlığı’ndan ayrıldıktan sonra, Antalya Milletvekili olarak ilk Aydın ziyaretini yaptığında; Özlem Çerçioğlu, Kemal Kılıçdaroğlu ve ekibinin gözüne girmek uğruna, kendisine Aydın Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nın yolunu açan eski Genel Başkanını karşılamamak için 
ziyarete denk gelen günlerde,  şehri terk etmişti. 

Hiç şaşırmadım… Çünkü bu ve benzeri tavırlara sahip insanlar, ne yazık ki siyasette her zaman  hak ettiklerinden daha fazla itibar görürler. 
Bu maalesef siyasetin, değerler sisteminde yaşanan derin çürümenin acı bir göstergesidir.

Temiz Eller: Mecburiyet ve Vicdan Borcu
Türkiye’nin, gecikmiş acil bir “Temiz Eller” seferberliğine ihtiyacı vardır. 
Bu temizlik yalnızca siyasette değil; yargıda, basında, bürokraside,, sporda, sanatta,  hayatın her alanında aynı anda başlamalıdır.
Çünkü çürüme, tek bir kökten değil; dokunduğu her yerden ülkeye  yayılmaktadır.
Parti ayrımı gözetmeden, son dönem de haberlere kadar yansıyan tüm kirli  ilişkiler  incelendiğinde; yüzleşmesi zor, insanı dinlerken utandıran, bir birinden çirkin karanlık ağı ortaya çıkarmaktadır.. 

Cumhuriyet Halk Partisi, genetik kodlarına işlemiş Kuvâ-yi Milliye ruhu ve Kemalist değerleriyle, bu yenilenmenin ve temizliğin  öncüsü olabilecek tek yapıdır. Bu miras bize, geçmişin hatırası değil; geleceğin keskin  pusulasıdır. CHP’yi ve ilkelerini yaşatmak yalnızca bir görev değil, tarih önünde  hepimizin  yeminidir.

Cesur ve Dürüst İnsanların Yokluğu
Ülkenin kaderini değiştirecek olanlar; dürüst, doğrucu, sözünü esirgemeyen, gözünü budaktan sakınmayan, inandığı zafer uğruna bedel ödemeyi göze alan insanlardır.
Ne yazık ki, mevcut siyasi düzen bu yapıda ki insanları sistemin  dışarı itmekte ustalaşmıştır.
Bir kadın olarak siyasette var olmak ise, başlı başına zor  bir mücadeledir. Yeteneğiniz, emeğiniz, halkın size olan sevgisi çoğu zaman ölçülmez; arkanızdaki maddi güçle, şayet yer almışsanız içine girdiğiniz ittifaklarla tartılırsınız. Bu çoğu zaman sizin mücadele gücünüzü yorar, halkın ise siyasete olan inancını zayıflatır.

Çözüm: Kendi Evimizden Başlamak
Siyasetin onurunu yeniden tesis edeceksek, işe kendi evimizden başlamalıyız.
Cumhuriyet Halk Partisi, Atatürk’ün gösterdiği yönde, cesur ve ilkeli Kemalist kadrolarla Temiz Eller seferberliğini hayata geçirmelidir. 
Böylece ; siyasetin kapıları  yeniden bilgili, vefalı, erdemli insanlara açılacaktır.

Bilmeliyiz ki; bizim yolumuz, engebeli ve çetin olandır.
O yol, sabır, direnç ve azim ister. 
Bu adım, milletin umudunu yeniden diriltecek, yarınlarına umut  inşa edecektir.

Bugün iktidar, tehditle, şantajla, siyasetin kirlenmiş alanlarını kullanarak zorla gücünü koruma hırsına kapılmıştır. Bu, en başta Ak Parti’ye kendi elleriyle verdiği  en büyük zarardır. 

Türk milleti, dünyanın en yüksek ferasetine sahip millettir; olanları sessizce izler, yüzyıllardır süregelen devlet geleneğinden aldığı güçle yaşananları tartar ve zamanı geldiğinde herkese hak ettiği dersi verir. 
AK Parti ve Recep Tayyip Erdoğan’ın, zorla, yerel iktidarı ele geçirme  hamleleri yarın  karşılıksız kalmayacaktır. Belki bugün Cumhuriyet Halk Partisi’nin yönettiği bir büyükşehir belediyesi ve ilçelerini ele geçirmiş olabilirler; ancak Aydın dâhil 81 ilde bu çirkin ve gayri ahlaki icraatın karşılığı, milletin iradesiyle gelecek ve tokadı ağır olacaktır. Türk milletini hafife alan,  içeride ki ve  dışarıda ki her siyasetçi bilmelidir ki, bu milletin sabrının da bir sınırı vardır.

Cumhuriyet Halk Partisi, Kuvâ-yi Milliye ruhunu bütün samimiyetiyle yaşar ve yaşatırsa; ne komisyonlarda boy göstererek güven telkin etmeye çalışır, ne de dış baskılara boyun eğmek zorunda kalmaz. 
Çünkü o ruhta ulus bilincini diri tutmak vardır, etnik kökenlerin bu milletin zenginliği olduğu bilinci vardır, Türk Milleti kavramı ile kavgası olanların iyi niyetine güvenilmez . Kuvayi Milliye ruhunda, yedi düvele meydan okumak vardır, cesaret vardır, azim vardır, yılmaz bir kararlılık vardır ve sonunda haklı bir zafer vardır. 

İktidar çok yakındır, yıllardır her birimizin büyük fedakârlıklarla, Türk milletini Cumhuriyet Halk Partisi kuruluş felsefesine, ilkelerine ve ancak,  bu ilkelerle yönetilen bir devletin bu coğrafyada onuruyla ayakta kalmasının  tek yolu olduğuna inandırma mücadelemiz başarıya ermiştir. Bu uğurda ömrünü bu partiye hizmet ile geçiren hayatını kaybetmiş,  geçmiş dönem genel başkanlarımız başta olmak üzere, milletvekillerimizi, il, ilçe yöneticilerimizi, kadın ve gençlik kollarımızı, belediye başkanlarımızı, tüm meclis üyelerimizi saygıyla yâd ediyorum. 
Bugün aldığımız oy oranları asla tek bir ekibin marifeti değildir. Şayet ortada iktidar tarafından kıskanılan ve türlü yollarla saldırılan bir başarı varsa,  bu başarı bu parti için ömrünü feda eden başta ebediyete göçmüş yol arkadaşlarımızın ve hepinizindir…

Cumhuriyet Halk Partisi Genel başkanı Sayın Özgür Özel son yılların en zor görev sürelerinden bir tanesini, büyük bir çaba, üstün bir fiziksel dayanıklılıkla yürütmektedir.
Komisyona karşı alacağı net tavır ve siyasetin bütününde başlatacağı temiz eller operasyonu onu Türk milletinin gözünde daha da büyütecektir.
Unutulmamalıdır ki yalancı, küçük ya da büyük hırsızdan kahramanlar çıkmaz…

Bizler kuruluş ilkelerimize ve kuvayi milliye ruhuna tertemiz sahip çıktığımız gün,   milyonlarda  Cumhuriyet Halk Partisi’ne daha çok sahip çıkacaktır. 
Bugün yüzde kırklara varan oy oranımız, o gün altmışlara dayanacaktır. 
 Türkiye, ikinci yüzyılında, yeniden kuruluş iradesinin ışığıyla aydınlanacak, Büyük Ortadoğu Projesi dahil, tüm hain planlar tarihin çöplüğünde ki yerini ikinci  kez alacaktır…
Ben inanıyorum…Hodri meydan…

“Benim iki büyük eserim vardır; biri Türkiye Cumhuriyeti, diğeri Cumhuriyet Halk Partisi’dir.
Türkiye Cumhuriyeti’nin ve Cumhuriyet Halk Partisi’nin ebediyen yaşaması için çalışınız.”
— Mustafa Kemal Atatürk

Lösev2
Paylaş
yotube

Yazarlarımız

Reklam

Anket

Reklam

E-Bülten Aboneliği