Telefon
WhatsApp

TARIMA İHANET
Haber Yazı Detay İçi Reklam Alanı 300x250

Özellikle tarıma ihanet bağımsızlığa ihanettir. AKP iktidarları da Türkiye tarımını sistematik bir şekilde adeta çökertmiştir.

Akp iktidarları sadece çiftçiye değil aynı zamanda tarım alanlarına da ihanet edilmiştir.

Son yirmi yılda ülkemiz; 
41.196.000 hektar tarım alanın 3.443.000 hektar alanını kaybederek 37.753.000 hektar tarım alanına gerilemiştir.

Kaybedilen tarım alanı konya hariç tüm vilayetlerimizin yüz ölçümünden büyütür. 

Kaybedilen tarım arazinin büyüklüğünün anlaşılabilmesi için, Ankara+İstanbul vilayetlerimizin toplam yüzölçümünden büyük bir alan olduğunu söylemek sanırım yeterli olacaktır.

Çiftçi o denli sahipsiz bırakılmış ki, örneğin 2002 yılında tüm çiftçi borçları 2.4 milyar TL tutarken mesela bu rakam 2020 yılında 134 milyar TL olarak tam 56 kat artmıştır.

Çiftçi sayımız ise şöyle ifade edilirse daha iyi anlaşılacaktır.

2003 Türkiye nüfusu 67.200.000 
2003 Çiftçi nüfusu ise 2.765.000 

2020 Türkiye nüfusu 83.600.000
2020 çiftçi nüfusu ise 2.111.000

2002-2020 arasında nüfus 16.4 milyon artarken çiftçi nüfusu 654 bin kişi azalmıştır. 

Tarım istihdamı istihdam kaynaklarımızın en önemlilerinden dir.

2002 yılında tarımda çalışan sayısı 7.458.000 kişi olarak tespit edilirken, bu sayı malesef ki 2020 yılına gelindiğinde 2.742.000 azalarak 4.716.000 olarak tespit edilmiştir.

Ülkemizde 12 milyon işsizlikten bahsedilirken, bu sayıyı sadece 2.742.000 kişi tarım sektöründe istihdam dışı kalan işsizler oluşturmaktadır.

İstihdam dışı kalan 2.742 milyon kişiye, 654 bin kişide çiftçiliği bırakan çiftçiyi de eklediğimizde toplamda 12 milyonluk işsizler ordusunun içindeki tarım sektörünün payı 3.396 bin kişidir.

Veriler sürekli kötü çıkmaktadır. Örneğin;

2002 yılında tarım sektörünün Gayri Safi Yurtiçi Hasıla içindeki payı %10.2 olarak tespit edilirken;

2020 yılında bu oran malesef ki %6.6 olarak gerçekleşmiş ve tarımın GSYH oranı %2.87 gerilemiştir.

Tabi bu gerilemelerin bir çok sebebi vardır.

Yine örnek ve sayı vererek açıklarsak; 

5488 sayılı tarım kanunu 21nci maddesine göre AKP hükümetleri Türk çiftçisine 376 milyar TL destekleme vermesi gerekirken 165 milyar TL destek uygulamıştır. 

Türk çiftçisi devletten sadece destekler baz alındığında 2020 yılı itibarı ile 212 milyar TL alacaklıdır.

Dikkat ederseniz çiftçilerin bankalara ve tarım kredi kooperatiflerine toplam borcunun 134 milyar olduğunu düşünürseniz verilmeyen 212 milyar desteğin önemini daha iyi tespit etmiş olursunuz.

Saygı değer okuyucularım Kalem kalem daha önce ihracatçı olup ülkemize döviz kazandırdığımız tarım ürünleri artık malesef ithal edilmektedir. 

Sadece 2020 yılına geldiğimizde tarım, hayvancılık ürünleri ve bunlara bağlı olarak gübre, zirai ilaç, tohum, aşı hayvansal ilaçlar, yem katkı maddeleri ithalatı tam 250 milyar dolar tutmaktadır. 

Bu 250 milyar doların kıymetini daha iyi anlamanız açısından şöyle ifade etmenin doğru olacağını düşünüyorum. 

2023 yılı TC bütçesi 110 milyar dolar olarak gerçekleşti. 

Sevgili okuyucularım, ülkemizin iki yıllık bütçesinden büyük bir para, daha önce ihracat yapıp ülkeye döviz getirdiğimiz ürünleri ithal etmek zorunda kalarak yurt dışına gitmiştir.


Basit bir hesap ile 250 milyar dolar, yani 4.500 tirilyon TL den sadece çiftçimizin ihtiyaci olan 211 milyar TL destek verilse ve hatta bu desteği örneğin abartılarak iki katına çıkarılsa ve 500 milyar destek ödense dahi 4 trilyon paramız cebimizde kalacak ve ülkemizin kalkınmasında gelişmesinde öncelikli alanlar desteklenerek ülkemiz refah ülkesi olacaktı. 

AKP ülke tarım ve hayvancılığına örneğin buğdayına süne zararlısından daha fazla zarar vermiştir. 
Hayvancılığına şap hastalığından daha fazla zarar vermiştir.

Bildiğiniz tüm tarım ve hayvancılık zararlıları akp hükümetlerinden daha az zararlıdır.

AKP zararlısının tek bir ilacı vardır, o da seçimdir...

Lösev2
Paylaş
Arşiv Orhan karakoçluoğlu Arşivi Tümü
yotube

Yazarlarımız

Reklam

Anket

Reklam

E-Bülten Aboneliği