Telefon
WhatsApp

SONA DOĞRU
Haber Yazı Detay İçi Reklam Alanı 300x250

SONA DOĞRU

 

“Az gittik, uz gittik; dere tepe düz gittik” diye başlayan tekerleme, “bir de baktık ki bir arpa boyu yol gitmişiz” diye devam eder ve gelişmeleri açıklamaya başlar.

 

Biz de partimiz CHP’deki gelişmelerin bir kısmına “az gittik, uz gittik…” diye başlayalım.

 

Yerel Seçimler aday belirleme süreci devam ediyor. Haftada bir gün MYK ve PM toplanarak il, ilçe ve belde belediye başkan adaylarını belirleyip açıklıyor. Beğenilen, beğenilmeyen adaylar tartışılıyor elbet. Aday belirleme sürecinde örgütlerimizin, STK’ların etkisi ne kadardır bilemiyorum. Örneğin Hatay Büyükşehir adayı olarak mevcut Başkan Sayın Lütfi Savaş tekrar adaylaştırıldı. 

 

Genel Başkanımız, “…kırsaldan acayip oy alıyor ve başka isimleri koyduğumuzda kaybediyoruz. Alternatif bulamadık. Çok uğraştık, dört kez ölçtük…” dedi. 

 

Bir partili olarak Genel Başkanımızın açıklamasını “talihsiz bir açıklama” olarak algıladım. Yani aday ehven-i şer bir aday. Gönülden atamadık.

 

Benim aday hakkında görüşüm; Sayın Savaş aday gösterilmemeliydi. Kendisi ile partililik dışında bir ilişkim olmadı. Ancak, yaşadığımız deprem felaketi, Hatay ve ilçelerinin depremde yok olması, İktidar kadar olmasa da yerel yönetimi de sorumlu tutmamızı gerektiriyor. Çoğu yapının ruhsatlandırılmasında bizim dönemde de bizim partilimiz olmadan önceki dönemde de Sayın Savaş’ın yetkilendirdiği teknik personelin imzası var. “Biz aslında senin aday olmanı istemiyorduk, seni seçeneksizlikten dolayı aday yaptık” anlamındaki açıklama hem adayın hem de partililerin ve seçmenlerin motivasyonunu düşürecektir. Hiç kimse seçeneksiz değildir.

 

Eskişehir’de Yılmaz Hoca “yaşı” gerekçesiyle aday gösterilmedi. 86 yaş, Türkiye’de ileri bir yaş. Ancak, Hocanın “yaşı” gerekçesiyle aday gösterilmemesi doğru değildir. Sağlığı mükemmel. 75 yaşında (anlaşılan ülkemizde 75 yaş, ileri bir yaş değil) ve sağlık sorunları yaşayan üç dönemdir de Belediye Başkanlığı yapanları atarken, yaş sorun olmuyor, başka kriterler devreye giriyor. (1999-2000 yıllarında CHP Sol Kanat oluşumunda beraber ve keyifle  politika yaptığım Malatya Milletvekilimiz, Yılmaz Hocanın öğrencisi Sayın Veli Ağbaba Hocamızın adaylığını kotaramadı demek)

 

Gelelim Ankara’mıza.

 

15-20 yıldır Ankara’da örgütün varlığı-yokluğu belli olmuyordu. Belediye Başkanları örgütü de belirliyor, yönetiyor ve yönlendiriyorlardı. Dr. Ümit Erkol’un Ankara İl Başkanı olmasıyla, özellikle aday belirlemede Belediye Başkanları fütursuzca davranamaz oldular. (Halen alışkanlıklarını tümden bırakamadılar) Genel Başkan ve İl Başkanı arasında çok olumlu bir iş birliği olduğunu sanıyorum. Umuyorum ki İlçe Başkanları da İl Başkanı ile uyum içinde, Genel Merkez’in ufkunu açarlar. İlçelerinde politika yapan partimizin “kanaat önderleri” de, “biz belirleriz” havasından sıyrılırlar. Çünkü, her partilinin hak ve ödevleri eşittir.

 

Etimesgut ilçemizin kazanılması konusunda az çok çaba sarf eden biri olarak, Erdal Beşikçioğlu’nun adaylığı yerinde bir adaylıktır diye düşünüyorum. Kim akıl edip, kendisini ikna ettiyse, kutluyorum. Nedenine gelince, Etimesgut seçmenlerinin büyük çoğunluğu “Ankaralı ve sosyal demokrat” bir aday arayışında. Mevcut MHP’li Belediye Başkanının aldığı oyların en az yüzde 15’i “Ankaralı” olmasından dolayı verilen oylardır. MHP’li Başkan Enver Demirel’i şimdiye kadar destekleyen yakın çevresinden, STK’ların yetkililerinden çoğu etkili ismin “Ankaralı ve sosyal demokrat” adayın etrafında toplanacağını görüyorum. Etimesgut ve Mamak sağcı bir adayla kazanılamaz. Seçmen yapısı, sağduyulu partililerimizin büyük çoğunluğu böyle düşünüyor. Ankara Büyükşehir Belediyesinde, Belediye Başkanı ilçelerde aday arayışına girdiğinde, “yakın çevre”den değil, yazdığım ölçütlerde aday aramalıdır. Polatlı ve Gölbaşı ilçelerimizin seçmen yapısı, “yakın çevre”den değil, ancak, merkez sağ görüşlü adaylara (Polatlı’da mevcut Belediye Başkanı ve partisi tarafından aday gösterilmeyen Mesut Bey, Gölbaşı’nda Ankaralı, eski Belediye Başkanı, ki sayın Yavaş’ın da önerdiğini düşündüğüm Odabaşı) parti ayrımı gözetmeden kişiye oy verir.

 

Büyükşehir Belediye Meclisi’nde, Başkan’ın rahat karar alması için üye sayımız en az 75 olmalıdır. Bunun için de saydığım ilçelerin dışında en az 4-5 dış ilçenin de CHP tarafından kazanılması gerekir.

 

Sayın Ağbaba’nın yanı sıra, her ne kadar İstanbul Milletvekili olsa da Ankara politikacısı olan Sayın Gökhan Günaydın’ın da Ankara İl’in çabalarına destek olmaları dileğimdir.

 

“Berlin’de hakimler var” demişler.

Ankara’da artık örgüt var demek istiyorum.

 

Üyeler olarak, hepimizin eşit hak ve ödevlerimiz olduğunu tekrar hatırlatmak istiyorum.

 

 

Lösev2
Paylaş
yotube

Yazarlarımız

Reklam

Anket

Reklam

E-Bülten Aboneliği