Irkçı ve dincinin kıskacında yaşama mahkum edilen kentlerden biri belki de birincisi Sivas ahalisidir. Pir Sultanları darağacına gönderen, 35 aydını kör ateşlere atan kentin yobazı, kötü siciline yenilerini eklemeye devam ediyor.
Kentte egemen olan ilkel koalisyon, Sivas katliamına imza attıktan sonra genel iktidara da egemen oldu. Ttoplumun kanını emerek, açlığa, yoksulluğa mahkûm ederek, emperyalizme el açarak, dilenerek, görüntüde diklenip sütre gerisinde " evet efendim" diyerek iktidarını sürdürüyor.
Kentte yaşamak zorunda olan herkesin ırkçılığa ve yobazliğa zorunlu bırakıldığı, kötülük ve kan kokan kentte özgürlüğün kardeşliğin demokrasi ve çoğulculuk gibi kavramların adına dâhi tahammül edilmiyor. Tam anlamıyla "ölü ozanlar kenti."
Yarın 2 Temmuz... Nefes almakta zorlandığım, iğrendiğim, bunca riyakar ve iki yüzlülüğe tahammül edemediğim için her gittiğimde mide bulantısı geçirdiğim Sivas denilen yobaz laboratuvarına yarın yine gitmek zorundayım...
Acıyla, eylemle!
Banaz'ın kır çiçekleri 2Temmuz'da kaybettiğim can yoldaşlarım için.
Özlem ve saygıyla...




























