Telefon
WhatsApp

Şeker'e ihanet ülkeye ihanettir.
Haber Yazı Detay İçi Reklam Alanı 300x250

Tarımın en stratejik konularından biri hiç şüphe yok ki şeker pancarıdır. 

Şeker pancarı ekiminden sürümüne, çapasından sulamasına, sökümünden taşımasına, ilacından gübresine kendi içinde muhteşem bir iş gücü ve istihdam kaynağı yaratarak, ziraatı yapılan bölgelerde refah ve mutluluk kaynağı olmuştur. Pancar çiftçisi diğer ziraat kollarına göre daha fazla refah düzeyine sahipti.

Şeker pancarı sadece yukarıda bahsettiğimiz canlanmanın ve bereketin kaynağı değildir. 

Ayrıca melas üretimi ve pancar posası ile hayvan yemi olarak muhteşem bir enerji kaynağı olurken, yine ucuz olması ile hayvancılık maliyetlerini önemli ölçüde aşağılara çekmekteydi. 

Şeker fabrikaları yine şeker üretimi esnasında ortaya çıkan sıcak su ile fabrika çevresinde sera ortamında çeşitli sebzeler üreterek halka daha uygun fiyatlı sera ürünleri yedirebiliyordu.

Şeker fabrikaları tıp ve sanayide kullanılan alkol üretiminde yine önemli bir kaynağı içerisinde barındırmaktadır. 

Fabrika çevresinde oluşan düzenli kent yaşamları ile çarpık kentleşmenin önüne geçmiş ve kent sosyalleşmesi örneklerini sergilemiştir. 

Fabrika lojmanları ve sosyal alanları ile insani gelişime önemli katkılar sunan, her biri muhteşem cumhuriyet projeleriydi. 

Fabrikalar bünyesinde kurulan şeker Spor kulüpleri yetiştirdiği sporcular ile gerek yurt içinde gerek olimpiyatlar başta olmak üzere uluslararası organizasyonlarda büyük başarılar elde ederken, ülke sporuna güreş, boks, futbol, basketbol, voleybol, binicilik, su sporları dallarında önemli sporcular yetiştirerek büyük başarılara imza atmışlardır.

Her fabrika içinde lojmanlar, sinema salonları, yüzme havuzları, spor tesisleri ve okulları ile fabrikalar kurulduğu yıllarda Anadolu'da elit bir yaşamı mujdeliyordu. 

Şeker fabrikaları cumhuriyetin iktisadi, sanayi ve ticari hayatı için olduğu kadar ayrıca cumhuriyetin önemli aydınlanma projelerinden biriydi. 

İşte o sebeple ki her fabrika bir kaledir denmiş ve fabrikalarda gereğini yerine getirmiştir.

Fabrikalarda binlerce insan istihdam ederek istihdama önemli katkılar sunmuştur. 

Şeker fabrikalarının olduğu bölgelerde aynı zamanda esnafın da yüzü gülmüştür. 

Görüldüğü gibi şeker, pancar ile tarlada başlayıp biten bir uğraş değildir. Bilakis tarlada başlayıp hayatın en ince ayrıntısına kadar sirayet eden kapsamlı ve stratejik bir cumhuriyet projedir.

Türkşeker bünyesinde yer alan teşekkürler ile sektöre ARGE ve makina desteği sağlayarak ülke sanayine ve teknolojik alt yapıya büyük hizmetler vermiştir.

Peki o halde biz neden bu kadar stratejik öneme sahip bir sektörü özelleştirme kapsamına aldık. 14 şeker fabrikası neden özellestirildi. Bu fabrikaların suçu neydi? 

Şayet bu fabrikaların zarar ettiği yalanı ile özelleştirmeye kılıf bulacaklar ise ki külliyen yalan bir iddiadır. Şeker fabrikaları zarar etmez, ancak zarar ettirilir, hemde kasıtlı bir şekilde zarar ettirilir. Tıpkı TEKEL gibi SEKA gibi daha niceleri gibi...

Niğde Bor şeker fabrikası
Yozgat şeker fabrikası
Afyon şeker fabrikası

Doğuş gıdaya toplam 1milyar 336 milyon TL bedel ile.

Erzincan ve Erzurum şeker fabrikaları Albayrak turizme 287 milyon TL bedel ile.

Ilgın şeker fabrikası Alteks'e 637 milyon TL bedel ile.

Çorum şeker fabrikası safi katı yakıt firmasına 528 milyon TL bedel ile.

Turhal şeker fabrikası Kayseri şeker'e 569 milyon TL bedel ile.

Kırşehir şeker fabrikası Tutku gıdaya 330 milyon TL bedel ile.

Burdur şeker fabrikası Eser grup ve Sterk plastik ortaklığına 487 milyon TL bedel ile.

Elbistan şeker Mutlucan tuz madencilik AŞ ne 297 milyon TL bedel ile.

Alpullu şeker fabrikası Binbir gıdaya 150 milyon TL bedel ile 

Muş şeker fabrikası MBD inşaat'a 250 milyon TL bedel ile.

Toplamda yaklaşık bedel 4 milyar 850 milyon TL karşılığı satılmıştır. 

Tabiki bu satışlar peşin olmayan satışlardı. Yaklaşık ortalaması %30 peşinat ve 36 ay vade ile satışlar gerçekleşmiştir. 

Bugün özelleştirme sonrası gelinen nokta ise şeker üretiminde % 20 gerileme meydana gelmiş, fabrikası satılan bölgelerde her dört pancar çiftçisinden üçü üretimden çekilmiş, önceleri ücretsiz bir bedel ile pancar posası küspe olarak hayvancılık sektörüne dağıtılırken, şimdi tonu 900 TL den hayvan yemi olarak satılır hale gelmiştir. 

Türkşeker ürettiği şekere % 65 zam yaparken, özelleştirmenin olduğu fabrikalar şekere %120 zam yaparak enflasyon artışına destek olmuş ve şekere bağlı gıda sektörlerine anormal bir maliyet artışı yaşatmıştır.

Fabrikalarda işçi kıyımı gerçekleşmiş, satılan kimi fabrikalar kampanya dahi açamamış, kimi ise 50+60 kişiye düşen işçi sayılarına gerilemiştir. 

Pancar kotalarını düşürerek kota fazlası pancarları ortada bırakmış, fırsatçılara hayatlarının haksız kazançlarını sağlatmıştır.

Ve meydana gelen %20 şeker açığını kapatmak için ise 400 milyon dolar yani 6 milyar 600 milyon TL bedel ile dışardan şeker ithal etme durumuna gelmişiz. 

Yabancı ülkelerin pancar üretimine adeta destek olurken kendi çiftçimize dirsek göstermişiz.

4.850 milyar TL ye fabrikaları verip 
6.600 milyar TL ye şeker ithal ederken NBŞ bazlı tatlandırıcıların önünü açarak halk sağlığına da büyük bir ihaneti gerçekleştirmiş oluyoruz. 

Şimdi söylenecek tek söz var.

Eeeyyy AKP, Eeeey Tayyip Erdoğan bu pancar çiftçisi ve fabrika işçisi seni ve zulmünü unutmayacak. Zulmünüz artsın ki sonunuz tez olsun.

Lösev2
Paylaş
Arşiv Orhan karakoçluoğlu Arşivi Tümü
yotube

Yazarlarımız

Reklam

Anket

Reklam

E-Bülten Aboneliği