Telefon
WhatsApp

Nüfus Sorun Mu?
Haber Yazı Detay İçi Reklam Alanı 300x250

Bir çoğumuz nüfus artışının hala sorun olduğunu düşünüyor olabiliriz. Bu yazı bunun tersini savunacaktır. İktisatta bir ülkenin üretebileceği miktar, sahip olduğu üretim faktörü miktarı ile sınırlıdır. Nüfus da bu faktörlerden bir tanesidir. Nüfus iktisatçılar için bu yönüyle önemlidir.


Nüfus ile ilgili çok düşünülmeyen matematiksel bir gerçeği hatırlayalım. İnsan sayısı kadınların doğum yapmasıyla değişmektedir. Kadın başına düşen canlı doğum sayısı nüfusun temel belirleyicisidir. Bir örnek üzerinden anlatalım. Ülkenin nüfusu 100 kişi olsa ve bunlar 50 aileyi oluştursa, kadın başına  1 çocuk doğum yapsa,bir sonraki nesilin nüfusu 50'ye düşer. Bu çocuklar da büyüdüğünde bir çocuk doğursa bu neslin sayısı 25'e düşer. Bu süreç böyle devam ederse önce 12 sonra 6 daha sonra 3 ve sıfır nüfus kalır.


Matematiğin bize gösterdiği, nüfusun sıfıra düşmemesi için, aynı kalması için kadın başına çocuk sayısının 2 olması gerektiğidir. Bu sayı dünyadan ayrılan her çift için iki çocuğun kalmasını sağlamaktadır. Kadın başına 2.1 doğum yenilenme oranı olarak adlandırılır. Kadın başına 2'den az doğum mutlak olarak nüfusun sıfıra gitmesi demektir. Sıfır ile  2 arasındaki sayı farkları ancak süreyi değiştirir. Yani nüfusun kaç yıl sonra biteceğini değiştirir.


14 yüzyılda veba salgını döneminde dünya nüfusunun yüzde 30 ile 60 arasında azaldığı bilinmektedir. Sağlık alanındaki gelişmeler bu tip azalmaları engellemiştir.


Türkiye için bazı verileri dikkate alarak nüfus politikası üzerinde durulacaktır. 2001'de Türkiye'de doğum sayısı 2.38, 2012'de 2.11 ve 2023'de 1.51 olmuştur. Avrupa Birliği ülkelerinin tümünde doğum sayısı kritik olan 2.1'in altındadır. 
Nüfus azalması sorunu bir yönüyle iklim değişikliğine (küresel ısınma) benziyor. Aniden çok kısa sürede nüfus sıfıra düşmeyecek. Azalma süresinde yaşayanlar büyüyen sıkıntılarla karşılaşacaklar. Küresel ısınma süreci anlatılırken şu örnek öğreticidir; Kurbağayı üstü açık tencerede suya koyup altını açarsanız süreç uzun olduğu için kurbağa ölmek üzere olduğunu anlamaz. Ama kaynayan tenceredeki suya kurbağayı atarsanız kurbağa suya değer değmez dışarı sıçrar. Nüfusun azalma süreci kurbağanın yavaşça ısıtılması gibidir.


Nüfus azalması nelere neden olur sorusunun cevabını Jacobin dergisi yazarı David Calnitsky'den verelim:

" Birincisi, hak sahibi sayısı arttıkça ve ödeme yapanların sayısı azaldıkça refah devletini finanse etmek zorlaşır. İkincisi, büyük kolektif projelerin maliyetleri sabit olduğundan ve giderek daha küçük bir grup insan arasında bölüşülmesi gerektiğinden, finanse edilmesi zorlaşır. Üçüncüsü, daha küçük bir grup insan, uzmanlaşmadan kaynaklanan iyi şeylerin kaybolabileceği anlamına gelir. Ve dördüncüsü, yukarıdaki faktörler ve aşağıda listelenen diğer faktörler, azalan bir nüfusun daha az dayanışmacı bir nüfus olabileceği anlamına gelir."


Anlaşılan yeni köprü,baraj, tünel vb yatırımlar yapılamaz. Mevcut olanları kullanmak giderek zorlaşır. Hastaneye gittiğinizde uzmanlaşmış doktor bulamazsınız. Eğitim, güvenlik ihtiyaçları karşılanamaz ve daha birçoğu...
Nüfus çok boyutlu bir konu, ileriki yazılarda onlara da değinilecektir . Eksik bırakılması yazının uzamaması içindir.
Nüfus en az yenilenme oranı kadar artmalıdır. Bu kadın başına 2.1'dir. Bundan daha yüksek oran ancak işsizlik oranının sıfır olması durumunda istenebilir, bunun haricinde işsizlik ordusu yaratmaya neden olur. Bitirirken yine Calnitsky'den "Nüfus azalması sadece insanlığın yok olmasıyla ilgili değil. Bu süreç sona ermeden önce, insan uygarlığı giderek daha tatsız bir hale gelecek ve sol politikayla ilişkilendirilen toplumsal idealleri sürdürmek giderek zorlaşacaktır."

Lösev2
Paylaş
Arşiv Erdoğan kotil Arşivi Tümü
yotube

Yazarlarımız

Reklam

Anket

Reklam

E-Bülten Aboneliği