Müstemleke basınının kendi doğrusu yoktu. İngiliz işgalcileri ve Saray ne derse onlar için "doğru olan" tek şey oydu ve salt onu yazıyorlardı.
Günümüzün saray-havuz medyasına baktığımızda neredeyse birebir aynı metodun takip edildiğini görüyoruz.
Bugünlerde büyük bir deprem felaketiyle karşı karşıyayız. Milletimizin başı sağolsun. Bu büyük felaket karşısında birliğe ve herkesin katkısına ihtiyaç var. Muhalefet diyor ki, "yahu bırakın da olanaklarımız neyse biz de seferber edelim. Yarayı birlikte saralım, acıyı paylaşalım."
İktidar çevresi ise "zinhar olmaz, istemeyiz" diyor. Muhalif kişi ve belediyeler ne yapsa kötülüyor, görmüyor, gördüğü hizmeti de karartıp hükümete mal ediyor. Bu algının toplum tarafından doğru gibi algılanması ve algının pekişmesi için de 'müstemleke" basınının rolünü oynayan havuz medyasını kullanıyor.
NUTUK'U okuduğumuzda aynı tutumu Kurtuluş Savaşı döneminde de görüyoruz. Osmanlı Saray yönetimi muhalif gazeteleri kapatıyor, ceza yağdırıyor, gazete sahiplerine eza-cefa ediyor, #TELE1, #Halk TV ve benzer bağımsız-muhalif medyanın durumuyla karşılaşıyorlardı.
"Neden bu kadar hoyrat davranıyorlar? Başat neden İktidarı bırakmak istemiyor olmaları ve "bunlar iktidarda kalmak adına daha hangi kötülüğü göze alır" düşüncesinin pekişmesidir. Osmanlı gibi AKP yönetimi de devletin tüm olanaklarını iktidarda kalmak adına seferber ediyor, muhalefetin beceriksiz, işe yaramaz ve dış güçlerin maşası olduğunu iddia ediyorlar.
Bu algının kabullenilmesi adına Osmanlı ve AKP'NİN ortaklaştığı önemli araç; saray bağımlısı medya, dincilik ve cehalet! O yüzden cehaletin eğitimini veriyor, kullanıyorlar. Günümüz iktidarının Osmanlı'dan farklı malzemesi ise muhalefet liderinin Alevi olması.
Osmanlı tarihin ihanet sayfalarında yerini aldı. Sıra Osmanlıcılarda...
MÜSTEMLEKE BASINI
Kurtuluş Savaşı döneminde bugün olduğu gibi toplum da basın da ikiye bölünmüştü. Bir-iki cılız basın organı dışında Saray tarafından fonlanan müstemleke basını, Atatürk ve arkadaşlarının özgürlük- bağımsızlık savaşını kötülüyor, genellikle İngiliz mandasının en isabetli karar olacağını iddia ediyordu. Atatürk ve arkadaşları ise bir yandan düşmanla savaşırken diğer yandan hem müstemleke basınının yalanlarıyla, hem de ayrılıkçı ve Hilafet yanlısı çetelerle savaşıyordu.
- 27 Şubat 2023, 13:03
- Murtaza demir
- 374
Paylaş
Önceki ve Sonraki Yazılar
-
İKTİDAR NARKOZ YEMİŞ GİBİ!
08 Mayıs 2023, 11:10
-
İYİ Parti’nin Alevi açmazı…
05 Şubat 2023, 00:36
-
ÇOK ÖZET OLARAK “ALEVİLER NE İSTİYOR?”
19 Kasım 2022, 13:11
-
O camilerde fukaranın ah’ı var
01 Kasım 2022, 11:22
-
Koltuk mu, post mu!
17 Ekim 2022, 13:18
-
Sn. Erdoğan; “Yezid’e lanet” eder misiniz?
17 Ekim 2022, 13:18
-
Sn. Erdoğan; “Yezid’e lanet” eder misiniz?
17 Ekim 2022, 13:17
-
Hükümet Şimdi de Aleviliğin Serçeşmesine, “Suyun Gözüne” Çöküyor!
17 Ekim 2022, 13:16
-
Sivas'ın Özümdeki Yeri
17 Ekim 2022, 13:15
-
İnançlara, Kültür Varlıklarına Özgürlük İçin
17 Ekim 2022, 13:13
Yazar Hakkında
Diğer Yazarların Yazıları
Yazarlarımız
Trend Haberler
Anket
-
Cumhuriyet Halk Partisi'nin Cumhurbaşkanı adayı kim olmalı?
Anket Sonucu
Soru: Cumhuriyet Halk Partisi'nin Cumhurbaşkanı adayı kim olmalı?
(15) Oy - Özgür Özel
21%
(17) Oy - Mansur Yavaş
24%
(23) Oy - Ekrem İmamoğlu
33%
(7) Oy - Muharrem İnce
10%
(8) Oy -
11%
Toplam 70 Oy Kullanıldı
E-Bülten Aboneliği
E-Bülten Aboneliği Yaptığınız Zaman Son Gelişmelerden Anında Haberdar Olursunuz.!




























