Ülkemizi uçuracak nutuklar atıldı,
Gerçekten de sözlerini tuttular,
Uçurdular ama ülkenin refahını değil,
Ekmeği 1,5 TL den 6 TL ye,
Etin kilosunu 40 TL den 350 TL ye,
Sütün litresini 1,5 TL den 20 TL ye
Ev kirasını 3.000 TL den 15.000 TL ye,
Peynirin kilosunu 20 TL den 150 TL’ye,
Yumurtanın kolisi i 10 TL den 75 TL ye,
Soğanın kilosunu 2 TL den 20 TL ye,
Doları 4,5 TL den 20 TL ye uçurdular.
Ama, emekli ve çalışan maaşlarını enflasyon altında ezip, uçmasına müsaade etmediler.
Sadece alım gücümüz azalıp, refah seviyemiz düşmedi,
Ülkemizde eğitim düzeyi geriledi,
Merkez Bankası rezervi - 70 milyar dolara düştü.
Ancak vergi ödemeyen imtiyazlı şirketler arttı, .
Beşli çeteye göz yumulması, vergi inceleme raporları sonuçlarının uygulanmaması arttı,
Yandaşa verilen ihale sayısı arttı,
Hazinenin vergi yoluyla para toplaması, gelir elde etmesinde sorun yoktu ancak,
Seçim ekonomisinde harcamalar hovardaca yapılıyor, kamu kaynakları sınırsız gibi kullanılır hale gelmiştir.
BOTAŞ doğalgaz faturalarını vatandaştan tahsil etmiş,
Ama ödemeyi ertelediği için borcu 300 milyar TL ye yükselmiştir.
Kur korumalı mevduat (KKM) her an patlamaya hazır mayın gibi, dövize yüzde 30 faiz veriyoruz. Dolar, Eur basma yetkimiz olduğunu sanmayın.
Dış ticaret açığımız tarihin en yüksek düzeyine çıkmış,
Bankaların takipteki kredileri had safhaya yükselmiş,
İcra dairelerinde nefes alınamaz olmuştur.
Mültecilere harcanan para yıllık 11,5 milyar dolara yükselmiştir.
İtibardan tasarruf etmeyip, 1150 odalı sarayın harcamalarını sorgusuz sualsiz finanse edip, 16 özel uçak tahsis ettik,
Bu arada,
Merkez Bankası kararıyla kredilerde frene basılması çok ciddi bir tehlike yarattı. TL sıkışıklığı nedeniyle bazı firmalarda portföy boşaltılmasına bağlı olarak borsa düşüş yaşadı,
Öte yandan bankalara kredi geri ödemelerini yapan ancak yeni kredi kullanımına kısıtlama getirilen firmaların çalışanlarını daha büyük bir tehlike bekliyor. Kredi muslukları açılmazsa maaşlarını zamanında alamama sorunu ortaya çıkabilir.
Ekonomide gösterge faiz, kur politikası, kamu harcamaları gibi,
Gerekli İktisadi önlemler zamanında alınmazsa,
Mevcutta ekonominin temel prensiplerine ve ülkemizin yapısına uymayan,
Keyfe keder ve inatla uygulanan,ortaya çıkan ağır hasara rağmen sürdürülen yanlış politikalar devam ederse,
11 ilimizde ağır hasar meydana getiren, ülkemizi yasa boğan, 50 bin canımızı kaybetmemize neden olan 6 şubat depreminin benzeri, ekonomimizde yumuşak zemine inşa edilmiş, eksik demir ve beton kullanılan, mimari projeye aykırı tadilat yapılarak kolonları kesilen, fazla kat çıkılmış binanın 7,2 şiddetinde depremin vereceği ağır ve derin sonuca 81 ilimizde 85 milyon yurttaş olarak maruz kalacağız.




























