KİMLER KAYBETTİ
Seçim demokrasinin havası, suyu, ekmeği, sandık ise adayların terazisidir. Seçmen seçimden seçime sandıkta hesaplaşır. Terazisinde gram gram tartar, darasını alır netini brütünü çıkarır. "Öküzler ekim zamanı, merkepler çekim zamanı, insanlar seçim zamanı kıymetli olur.” Sözü doğruluğu bir kez daha ispat etmiş olur. Adaylar normal yaşamda selam vermeye tenezzül bile etmediği kişilerin evlerine ziyaretten başla; beş vakit verdiği selamı, elini sıkmayı, sarılmayı, öpmeyi geçtim; elini yüzünü yalama boyutuna kadar götürürler. Çıkarcıları, biatçıları, aklını kiraya verenleri bir kenara bırakırsak bu yapmacık yılışık samimiyetsiz ve yavşaklığı kişiliğinin üzerine koyanları, koltuk uğruna davalarını satanları, laftan başka bir şey üretmeyenleri …. Kimini miadı doldu, kimini defolu, kimini hırsız, kimini ambalajı yırtık, kimini son kullanma tarihi geçmiş, kimini kıçı kalktı, kimini dönek, kimini bozuk, kimini vefasız, kimini genleri ile oynanmış diye ayırır ve sandığa gömer. Öküzün ekim, merkebin çekim zamanı yaptığı gibi seçmende, bir mühür bir oy pusulası ile girdiği kabinde, ya sandıkları patlatır ya da sandığa gömer çıkar. 31 Martta sandıkların açılmasıyla meydanlar hareketlenirken balkonlar o kadar renkli ve heyecanlı konuşmalara sahne olmadı. Meydanları dolduranların hatırı sayılır bir kısmı da kazananlara oy vermeyenler olduğuna kalıbımı basarım.
Seçim demokratik bir yarıştır, halkın iradesi birine yetki verir, görev tevdi eder. Kazanmak kaybetmek ise bu yetkiyi alamamak değildir. Kazanmak kaybetmek güvendir. Onursuz, dönek, koltuk için yapmayacağı olmayan yarışı göğüsleyememek değil kaybetmektir. Davasına inanan, duruşunu bozmayan insan kaybetmemiştir. Sadece halktan yetki alamamıştır, bir sonra ki seçime ben daha donanımlı olarak karşınızdayım, iradenize talibim deme temizliğine sahiptir.
Elindeki yetkiyi, maddi gücü kullanarak nüfusu altında çalışanlara zulüm eden; kendi yaptığı haysiyetsizliği onlarında yapmasını isteyip, karşı duranları aşından, işinden, ekmeğinden eden. Kendini doğaüstü görüp her şeyi en iyi ben bilirim, ben yaparım, her şeye ben layığım diyen kibir abideleri ile seçim zamanı ortalıkta boy gösteren, emek hırsızı beleşçi insan tipleri, seçim yarışına değil kazanma kaybetme mücadelesi girerler.
El etek öpenler, bunca karaktersizliğe çanak tutanlar, toplumun yozlaşmasına davetiye çıkaranlar, güce tapan, rüzgara göre mevzi alanlar, sandıklar açılır açılmaz bir saat önceki söylemlerinin tam zıttını söyleyenler, tüm geçmiş paylaşımlarını kaldırıp seçim yarışında ipi göğüsleyenleri ilahlaştıracak derecede yalaka yorumlar yazanlar; övgüler ve güzellemeler yapanlarda kaybetti.
Ezcümle, koltuğa oturmak için vazgeçmeyeceği, feda etmeyeceği hiçbir şey, satmayacağı hiçbir kimse olmayan dönekler kaybetti.




























