Telefon
WhatsApp

Kılıçdaroğlu Neden Aday Olmalı?
Haber Yazı Detay İçi Reklam Alanı 300x250

Gündemi belirlemek Türkiye siyasetinin en önemli aracı olmuştur. Yıllarca sağ siyaset bu kulvardaki başarısını kimseye kaptırmadı ta ki Kemal Kılıçdaroğlu'nun çok önemli hamlelerine kadar. İYİ Parti'nin kurulmasından, adalet yürüyüşüne, mülteci meselesinden öğrenci kredilerine kadar siyasetin yönünü belirleyen tüm önemli gelişmelerde hep aynı ismin çıkışları vardı.

 Altılı masanın kurulmasıyla birlikte muhalefetin de konsolide edilmesini sağlayan ve hakim AKP siyaset zemininin kaymasına, yeni arayışlara girmesine sebep olan hep aynı refleksin etkileridir.  Bu konjonktürde AKP kanadından gelen sesler, eski seçim yenilgilerine atıfta bulunularak   deyim yerindeyse gaza getirilen CHP seçmenini, başka arayışlara sokmaya çalışılıyor.

AKP son dönemde kaybettiği ama yıllarca tekelinde bulundurduğu siyasete rota çizme misyonunu tekrar kazanmaya çalışıyor. Bu düzleme çekilmek ufuktaki iktidar zaferine büyük yara verecektir.

Türkiye'nin önümüzdeki dönemde 2 büyük mücadeleye ihtiyacı var. Bunlardan birincisi; 21 yıllık AKP dönemin muhasebesinin yapılmasına ve hukuk tanımaz rejim artıklarından hesap sorulması ve toplumdaki barışın sağlanmasıdır.

 Kılıçdaroğlu siyaset sahnesinde parlamasına ve onu ismiyle özelleştirilmesine yol açan ana etmen hukuksuzluklara mücadelesidir, bu iradeyi önümüzdeki dönem gösterilebilecek tek lider olma özelliğine de hâlâ korumaktadır. Kılıçdaroğlu etnisite üzerinden kendi üzerine gelinmesine karşı toplumun ortak sorunlarına odaklandı. Ayrıştırma ve kutuplaştırmaya karşı o Alevi kimliğini anlatmaya çalışmadı, aksine bunu bir tuzak gördü ve sosyal demokrasinin en temel niteliklerinden olan geçime, gelire odaklandı, refahın adil paylaşımı için vergileri düşürmeyi, sosyal güvenlikte reformu, üniversite öğrencilerinin temel taleplerini gündeme getirdi.

Cumhur ittifakı Alevilik dedikçe Kılıçdaroğlu adalet dedi. Türkiye Korona koşullarında son 2 buçuk yılda daha da derinleşen gelir uçurumuna ve servet transferine karşı kimliği değil, daha çok sosyal adaleti Kılıçdaroğlu ile konuşabilir. Türkiye faklı kimliklere sahip kişinin liderliğini gördü ama kutuplaşmanın derinleştiği böylesi bir dönemde toplumsal barışı, yıllarca ötekileştirilmiş bir liderle sağlaması toplumda atılan köprülerin tekrar daha sağlam kurulmasına vesile olacaktır.

 Bu seçim diğer dönemlere benzemiyor, Türkiye yol ayrımında ve kazanılacak seçim zaferi, CHP’nin dışarıdan tanzim edilmesine izin vermeden en doğru karar verilmesi ile sağlanacaktır. Bu sorumluluk kendini Türkiye’ye karşı borçlu hisseden herkesin tartışmasız sorumluluğudur.

Lösev2
Paylaş
yotube

Yazarlarımız

Reklam

Anket

Reklam

E-Bülten Aboneliği