AKP'li yöneticiler, her ortamda ve her fırsatta önceki iktidar dönemlerinde olan banka hortumlarının kendi iktidarları döneminde kesildiğini diler getirirler.
Hatta bir konuşmasında Erdoğan şimdiki ittifak ortağı Bahçeli'yi çok sert eleştirmiş ve "…Geliyorum içi boşaltılan bankalara. MHP'nin iktidar ortağı, Sayın Bahçeli'nin Başbakan Yardımcısı olduğu dönemde bankacılık krizi yaşandı. Bankacılık krizi nedeniyle TMSF'ye, kamu bankalarına ve Merkez Bankası'na ihraç edilen devlet iç borçlanma senetlerinin yükü, tam 111 milyar lira. Hazine'nin yıllık bileşik faiziyle bu ülkenin ödediği fatura, 231 milyar lira. Bunları da biz ödedik. Sayın Bahçeli eğer hain görmek istiyorsa önce bu millete ödettiği 231 milyar liraya baksın, sonra aynaya baksın, orada aradığını görsün.'' şeklinde ağır ifadeler kullanmıştı.
Geçmişte 14 yıl kadar görev yapmış olduğum kamu bankasındaki usulsüzlüklere bizzat tanık olmam ve o günkü medyaya yansıyan raporlar nedeniyle AKP'nin bazı kamu bankaları ve özel bankaların içinin boşaltıldığı ve hortumlandığı yönündeki iddialarına yüzde yüz katılıyorum; eksiği var fazlası yok…
Ancak, medyaya yansıyan Sayıştay Raporlarında yazılan usulsüzlük iddiaları, AKP döneminde durumun daha vahim ve geçmişe rahmet okutur cinsten olduğunu gösteriyor.
Bugünkü yazımızın konusu geçmiş dönemlerde olan banka hortumlarının kesilmesi olduğundan, AKP dönemindeki iddiaları "Zinhar doğru değildir" diyerek şimdilik geçiştirelim…
Konumuza yeniden dönersek; AKP'li yöneticilerin kesildiğini söylediği hortumlardan ne çıktı, bu konuda bilgisi olan var mı? Hortumlayanların, hortumculara destek olan işbirlikçilerin kim olduğu belli mi? Bunlara ne cezalar verildi; Rahip Brunson gibi hapiste çürüyen var mı; yoksa hortumlayanlar ve işbirlikçileri elini kolunu sallayarak geziyor; hatta işbirlikçileri yeni dönemde terfi ettirilip yerli ve milli(!) hizmetlerde bulunmalarına imkân mı sağlandı?
Kısaca kestiğimiz hortumlardan ne çıktı bilen var mı?
Yok!...
Hortumları kestik ama kestiğimiz hortumlar kayıp olduğundan içinden nelerin çıktığını bilmiyoruz!...
Geçmişte, (yani eski Türkiye'de), bankaların nasıl hortumlandığı konusunda AKP'nin ilk yıllarında oluşturulan (10/9) Numaralı Meclis Araştırma Komisyonu tarafından hazırlanan Raporun 175. sayfasında; usulsüz kredilerle kamu bankalarının ciddi zararlara uğratıldığı, kredilerin çoğunun sübjektif, siyasi ve bireysel ilişkiler çerçevesinde belirli grup firmalarına (Örneğin, Halk Bankasında takibe intikal eden kredilerin %81,8’inin 10 holdinge) kullandırıldığı; bu kredileri kullandıran yöneticilerin işledikleri fiillerin Türk Ceza Kanunun görevi ihmal, görevi kötüye kullanma ve dolandırıcılık suçları kapsamında olduğu tespitlerine yer verildiğini görüyoruz.
Komisyon Raporunun 177. sayfasındaki; "Bu kurum içi soygunlarla ilgili yapılan soruşturmaların eksik ve yanlı olması, soygunu gerçekleştiren personellerin ihracı gerekirken kendilerine sözleşme gönderildiği, bu soruşturmaları yürüten müfettişlerin ödül olarak yurtdışı şubelere teftişe gönderildiği, olayı gerçekleştiren kişiler ve bu kurumun denetim elemanları ile banka yöneticilerinin sorumluluktan kurtulabilmesi için bilgi ve belgelerin yargıya eksik gönderildiği gibi iddialar üzerine Komisyonumuz bu konularda bilgi ve belge istemiş, ancak, bu yolsuzluklarla ilgili düzenlenen rapor ve belgeler Ticari sır gerekçesi ile gönderilmeyerek konunun aydınlatılması engellenmeye çalışılmıştır." şeklindeki ifadeler; sizce yukarıda sormuş olduğumuz soruların cevabını bulmamıza yardımcı olabilir ve kayıp hortumların nerede olduğu konusunda bir ipucu verebilir mi?
Komisyonun AKP döneminde oluşturulduğu ve Bankaların yönetiminin AKP iktidarı tarafından değiştirildiğini düşünürsek; ticari sır gerekçesi ile Komisyona belge göndermeyen ve konunun aydınlatılmasını engellemeye çalışanlar kim olabilir acaba?




























