Telefon
WhatsApp

İMAR BARIŞI DÜZENLEMESİ ŞART!
Haber Yazı Detay İçi Reklam Alanı 300x250

Belediyelerin İmar planı eksikliği, çalışmaların çeşitli nedenlerle uzun yıllar devam ediyor olması, yapı izin ruhsatı alamayıp kendi arsası üzerine başını koyacak mütevazı bir ev yapan özellikle dar gelirli ailelerin 2018 yılında çıkan İmar Barışı Kanunu adeta umut olmuştu. 

2018 yılında Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından İMAR BARIŞI adı altında çıkarılan ve o dönemde tüm görsel ve basılı medyada günlerce yayını yapılan reklam filminde kapsamının 31.12.2017 olduğu ile ilgili hiçbir detay verilmeden e-devlet üzerinden başvuru yapılması için teşvik edilerek başvuru yapan yaklaşık 7,5 milyon ruhsatsız yapı için  başvuru yapılmıştır. Bu arada 2018 yılında çıkan yasaya başvuru süresi sürekli güncelleme yapılmış 2019 yılı sonuna kadar uzatılmıştı. Vatandaş olarak yanılgı da burada ortaya çıkmıştır. 

Başvuruların neticesi 5, 6 gün gibi bir süre sonra cep kayıtlı cep telefonlarına mesaj olarak iletilmiş, onaylanan başvurular için , ödenecek tutar SMS olarak bildirilmişti.

Netice olarak ilgili bakanlık tarafından 25,5 milyar TL tahsilatla hazineye gelir sağlanmıştır. 

Kendi arsası üzerine mütevazı bir ev yapan dar gelirli ailelerin İmar Barışı başvurusu 2, 3 yıl sonra uydu görüntüleri incelemesi bahane edilerek ilgili yapılar içın 2017 yılı öncesi inşaa edildiği iddiası ile iptal edilmiş ve yıkım kararları seri bir şekilde çıkarılmıştır. Oysa ki ilk başvuru anında inceleme yapılarak vatandaşın ödeme yapması istenmiş ve Yapı kayıt belgeleri verilmişti. 

Sayıştay'ın Eylül 2020 ayında yayınlanan 2019 yılı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı inceleme raporu sayfa 138 de uydunun kat sayısını, ara katlarda ise İmar ve Yapı değişikliğini tespit edemediği ve kırsal alanda görüntü alma gibi sıkıntılar olduğu belirtilmiştir. Ayrıca Çevre İl Müdürlükleri tarafından yapının inşaat zamanın tespitine ilişkin olarak uydu görüntülerinden Ortofoto ya da Google Earth gibi uygulamalardan faydalanıldığı görülmüştür. Ancak her bölgeye ilişkin güncel görüntülerin olmadığı anlaşılmaktadır, denilmektedir 

Neticede uydu görüntüleri ile ilgili delil olma niteliğinin düşük olduğu tespiti raporda yer almaktadır 

Sonuçta, gerek orman ve gerekse hazine arazisine değil kendi şahsi özmal arsası üzerine bina inşaa eden, devlete harcını, belediyeye cezasını ödeyen yaklaşık 2,7 milyon vatandaşın sesini özellikle  ülkemizde ekonomik krizin had safhada olduğu bir dönemde duymak gerekir. 

Neticede,, bu yapılarla ilgili neler yapılabilir? 

Ruhsatsız veya ruhsata aykırı yapıların  tamamı  yıkılabilir mi? Yıkılmalı mı? 

Vatandaşlarımızın yıllarca dişinden tırnağından arttırmak suretiyle yaptıkları tasarrufları ve nihayetinde hepsi birer milli servet. 

Elbetteki yıkılmasın! 

Üstelik bu yapılarda yaşam devam ediyor ve hemen hepsinde elektrik, su ve doğalgaz bağlanmış durumda. 

Acilen yeni bir imar barışı düzenlemesi şart oldu 

Enflasyonist baskıya bağlı hemen her sektörde olduğu gibi konutta maliyet artışları sebebiyle yeni inşaat arzı azalış trendinde. 

Mevcut konutları neden yıkmaya bu kadar heveslisiniz, anlamsız bir hırsla süreç vatandaş aleyhine işliyor. 

Çevre İl Müdürlükleri tarafından özellikle muhalif belediyelerin olduğu yörelerdeki konu evlerin yıkımı hususunda baskıların fazla olması, durumu siyasi hale getirdiği kanaati uyandırmakta. 

Ekonomik krizin had safhada olduğu bir ortamda milyonlarca vatandaşı çoluk çocuğuyla sokağa terk etmek, yaptıkları harcamayı hiçe sayarak çöp haline getirmek, mutsuz ve kırgın bir toplum yaratmak kime ve neye fayda sağlar? 

Nisan ayında çıkarılan torba yasada hazine, orman veya Sit alanına bina yapan ve Yapı kayıt belgeleri bulunan vatandaşa, 2022 yılı sonuna kadar başvuru yapmaları halinde konu arazilerin satışının yapılacağı ve af olunacağı ile ilgili yasa çıkmış, ancak kendi arsası üzerine yapı yapanların mütevazı evleri yıkılmaya devam etmektedir. 

Kamu arazisini işgal ederek 84 milyon vatandaşın hakkı olana her türlü bina yapanlara yıkım işlemine hiç bir kimse karşı çıkmaz, itiraz etmez.

İşgalciye çıkan affın, asıl mağdur vatandaşa öncelikli olarak çıkması gerekmez mi? 

Kendi arsası üzerine bina yapanların mağduriyetinin giderilmesine yönelik olarak önümüzdeki günlerde çıkacak ilk torba yasada İmar Barışı Kanununda yapılacak yeni düzenleme ile kapsam tarihinin revize edilmesinin yer alması, her an seçim sürecine girebilecek olan ülkemizde 2,7 milyona yakın mağdur vatandaşa ve bu rakamın en iyi deyimle 3,4 katı yakınına umut olacak, yüzlerini güldürecektir. 

İmar Barışı Kanununda düzenleme yapmanın üstelik tam zamanı! 

Lösev2
Paylaş
Arşiv Mehmet ayhan küçüktaş Arşivi Tümü
yotube

Yazarlarımız

Reklam

Anket

Reklam

E-Bülten Aboneliği