Çağımızın en gözde ‘mesleklerinden’ birisi iletişim uzmanlığı, hele bir de siyasal iletişim alanında uzmansanız her akşam bir meslektaşınızı herhangi bir kanalda izleme olasılığınız artıyor.
İletişimle ilgili işlerin bu kadar yoğun bir şekilde gündeme gelmesinin en önemli sebebi ise iletişim çağında yaşamamız. Çeşitli kitle iletişim araçlarının yeni medya araçlarıyla harmanlanarak her gün hayatımıza farklı şekillerde girdiğine tanıklık ediyoruz. Tam da bu tanıklık nedeniyle iletişim hayatımızın tam merkezinde yer alıyor. Aileden başlayarak iş hayatına, kültür hayatından toplumsal yaşamın her alanına sirayet eden iletişimsizlik belasını iletişim uzmanlarıyla aşmaya çalışıyoruz.
Siyasetçilerimiz ya da siyasi partiler seçmene seslenebilmek için son dönemin moda kurumlarıyla çalışıyorlar, ajanslar. Eskilerin akşam haberlerine verdiği isim şimdilerde reklam ya da piar (public relations yani halkla ilişkiler) dediği bu isim siyasi parti ve kurumların görüntüsünü siyasi iletişim teknikleri ile şekillendiriyor ve halka bir büyük imaj bulutu sunuyor.
Bu kadar büyük bir sektörel faaliyet olan ve insanoğlunun belki de ilk sosyal etkinliğinin temelini oluşturan iletişim edimi nasıl oluyor da bu kadar geniş araç yelpazesi ve olanağına rağmen hala başaramadığımız bir iş olarak kalıyor.
Siyasi partilerin ideolojik ya da politik zeminde kendilerini anlatamama durumu hangi tespitler üzerinden anlamlandırılabilir? Günümüzde hala iletişim sorunu çok yoğun insanlar nasıl siyaset alanında muteber kalabiliyorlar? Siyaset insanla en yakın iletişimi içerdiği halde özellikle muhalefet partileri nasıl bu konuda kati adımlar atmıyorlar?
Başarılı bir iletişim demek siyasi başarı yolunun yarısının alındığı anlamına gelmektedir. Siyasal iletişim bir kenarda durmakla beraber, artık başlıkta da ifade etmeye çalıştığım gibi siyasetin kendisi iletişimselleşti. Yani eğer kamuoyuna doğru ve etkili bir şekilde ulaşamıyorsanız dünyanın en doğru şeyini de savunun başarısızlığa mahkumsunuz demektir.
İletişim çağının paydaşları olarak iletişimsizliğinden ya da iletişim kazalarından bıktığımız siyasilere sesleniyoruz: doğru siyasetten önce doğru iletişim. Unutmayın yanlış üslup doğru sözün katilidir.




























