|
Bu yıl 2022 ise en az %90 olacağa benziyor. Öyle ki bayram ikramiyelerinin % 200 artırılması gerektiği gün gibi açıktır. |
Sus payı olarak seçim öncesi tam da ramazan ayında ek zam verirseler şükür mü edeceğiz,cezamı keseceğiz; karar verin..!
Halkımız Kendisine Yapılan İhaneti Affetmesin..! Bu belgede Melih Gökçek'in milyar dolarlık mal varlığını uhdesinde tutan Seyfi Saltoğlu kuyumculuk zincirini,hayatını kaçakçılıkla kazanmış bir saray bireyinin mal varlığını üzerinde taşıyarak oğlunun adına kısa zamanda 33 gemi almış olan Binali Yıldırım'ı göreceksiniz. Devletten kendisine yüksek fiyatlardan verilen ihalelerin yarı bedelini AKP siyasetçilerine ödeyerek onları zengin eden ve "milletin a..na koyacağız" diyen akp’nin finansör adamı Mehmet Cengiz'i ve 5'li çeteyi göreceksiniz. Bu belgede devletin paralarını yedikçe kuduran ve Pozantı'da 45 fakir öğrenciye kız-erkek ayrımı gözetmeksizin mütemadiyen tecavüz eden Diyanet İşleri Personeli ve bil'umum Emevi din adamını bulacaksınız. Bu belgede kasetsiz duramayan,eşini ve çocuğunu aldatan siyasetçileri bulacaksınız. Bu belgede ülkenin her yanını uyuşturucu pazarına çevirmiş olan akp-bbp-vp-bbp çıkarcılığını,çocuklarınızın hayatını karartırken cebinizden paralarınızı çalan ve size din tüccarlığı taslayan siyasetçileri göreceksiniz. Bu belgeye dikkatli bakarsanız son 20 yılda ülkenin nasıl parça parça yıkıldığını göreceksiniz. Bu belge kapatılıp yıkılan fabrikaların,milyonlarca işsizin ve başkent Ankara'nın parça parça İstanbul'a taşınarak karanlık bırakıldığının aynasıdır. Bu belgeyi kendinize tutun,yok edilen gençliğinizi ve geleceğinizi,çocuklarınızın belirsizliklerle dolu mutsuz yaşamını bulacaksınız. Bu belgede aslında akp yolsuzluklarını görürken bilerek ve isteyerek bunlara oy vermek suretiyle kendinizi süreklileştirilmiş sefaletin ve cehaletin içine sürüklediğinizi bulacaksınız. Bu belge sizin cebinizden çalarak ABD'de kendilerine gökdelenler yaptıran tecavüzcü vakıfların aynasıdır. Bu belge dünyanın en zengin siyasetçisinin oğlu Bilal Erdoğan'ın devletin paralarını, milyarlarca dolara çevirerek sıfırladığının,devletin uçaklarına doldurarak yurt dışına kaçırdığının belgesidir. Siz emeklilerin de fakirlik diplomanızdır.
Görüyoruz ki emekli maaşlarına yapılması planlanan maaş için zemin yaratılmaya çalışılıyor. %190 civarındaki gerçek enflasyona rağmen TÜİK 6 aylık enflasyonu %20’lerde gösterme telaşına düştü. Akp çevrelerinden basına ve kamuoyuna yapılan açıklamalar tüik verilerinin bile yarısının altında. Çünkü tüik enflasyonu yıllık %84 olduğuna göre bu artış oranını sabit alsak bile 6 aylık enflasyon %40'ın altına düşmeyeceğine göre burada bir tuzak daha var..! Fakirleştirmeye devam. 14 milyon civarındaki emekliye %20 zam verseniz bile cebinden aslında 6 ayda %85 çalmanıza rağmen, tüik'e göre bile %40 çalmış olmanıza rağmen bu aşağılama zam oranı da ne oluyor ?
Akp-mhp çevre₺eri yeni yıldaki maaş zamlarını neden %17-18 bandına oturtmaya çalışıyor ? Çünkü yaklaşık 1.5 milyon EYT'li emeklilik sınırına yaklaştı ve çözüm bekliyor. Akp hükumeti de EYT giderlerini devletin kasasından değil de 14 milyon emeklinin maaşından keserek sağlamaya çalışıyor. Aylardır üzerinde çalışıyorlar, halka mavi boncuklar dağıtarak herkesi zengin edeceklerini söylerken aslında hem mevcut emeklileri,hem de eyt'lileri açlık ve asgari ücret sınırının altında tutmayı hedefliyorlar. 6 milyon olsalar bile 400 bin kişilik mücadeleci gövde zaten zamanında emekli olarak mücadeleyi bıraktı. Hedeflenen 1.5 milyonluk eyt'li nüfusu da sanki ayrıcalıklıymış gibi göstermek suretiyle 6 milyonluk hedef kitleyi bölecekler. Zaten halkımız kendisine anlatılan yalanları zaman içerisinde kabullenip savunmaya geçtiği için eyt'liler için kurdukları emeklilik tuzağı 3.500-4500 aralığındaki açlık maaşı… 6000 gün ile 9000 bin gün arası prim gün sayısı olan insanların hakkı sanki bu tutarlarmış gibi halka uygun görülen CEHALET SEFALETTİR kültürüne götürmek. Fakir bırakırsan aç bırakırsın,aç bırakırsan cahilleştirip güdülenen seçmen olarak kullanırsın. Bu seçmen oyununu, halka dost görünüp düşmanlık yapma hokkabazlıklarını da biz görmezden gelelim. Haydi bilinçli olarak görmedik,sesimizi çıkarmadık;peki yaptığınız operasyonlar halkın karnını doyuracak mı ? Elbette hayır. Aslında halkı daha çok fakirleştirecekler. Aslında 1.5 milyon eyt'linin maaşını 14 milyon emeklinin maaşından keserek ödeyecekler; hazırladıkları tuzak burada gizli. Yani biz emekliler sanki enflasyon oranında zam aldığımızı düşünmeye zorlanırken varlığı değil de açlığı paylaşmaya yönlendiriliyoruz aslında. Çalışanların birikmiş prim kesintilerini soyup ortadan kaldırarak devletin kaynaklarını kurut, sonra da seçim kaygısıyla zenginlik yerine halka fakirliği bölüştür;formül bu...
Bu kadar basitmi ? diyebilirsiniz ama sesinizi çıkarmazsanız bu kadar basit. Çünkü akp seçim yaklaşırken %1 oyun bile hesabını yapmak zorunda. Çünkü mhp ve akp'nin oyları düşüyor. Aslında son zamanlarda akp ve mhp'nin oy toplamının %35'de kilitlenip hızlı düşmemesinin nedeni basit. %65'ten alıp kendi tabanları olan %35'e yediriyorlar da ondan. Milyonlarca genç sokaklarda işsiz gezip psikolojik sorunlar,ailece travmalar yaşarken akp ve mhp seçmeni devleti 20 yıldır babasının çiftliği gibi kullandığı için herkesi düşman kabul ediyor. O yüzden aşağılık kompleksi içerisinde yerli ve milli numaraları yapıyorlar. Oysa hiç bir zaman yerli ve milli olmadılar;olamazlar,ideolojileri gereği emperyalizmin uşaklığını yapmak zorundalar. İktidar mevcut %35'lik oy dilimine sıkıştığı için 14 milyon emekliyi ve 6 milyon eyt'liyi bir daha kandırmak suretiyle önümüzdeki seçimleri kazanmak istiyor. Bu rakam eşleriyle birlikte 40 milyon oy demek ve akp bu çoğunluk üzerinde sürekli oyun oynuyor. 40 milyonluk seçmeni kandırarak, sürekli aç bırakıp kendisine muhtaç hale getirerek kullanmak suretiyle sınırsız iktidarda kalma hayali kuruyor, bunu da büyük oranda gerçekleştiriyor. Çünkü süreklileştirilmiş medya bombardımanıyla fakirliğin güzel şey olduğunu, aslında sorunların dış mihraklardan kaynaklandığını, kendilerinin milliyetçi olduğunu büyük oranda bu kitleye kabul ettirmiş durumdalar. Akp ülkeyi içine düşürdüğü ekonomik bunalımı 6 ay öteleyip erken seçim yaparak iktidarını korumayı,böylece canını kurtarmayı hedefliyor.
Bunun için 40 milyonluk bizim kitle üzerinde, yani eyt'li ve emekliler üzerinde sürekli çalışıyor. Çünkü Karadeniz'de gaz çıkarma yalanına en çok bizim yaş grubu inanıyor. Togg denilen her tarafı ithal çakma otomobilin yerli ve milli olabileceğine bizim kitle inanıyor. Z kuşağı dedikleri kuşak bu yalanları yutmuyor. Çünkü seçilme yaşını 19 yaşına büyük propagandalarla indirdiler ama 19 yaşında hiç kimse milletvekili olamadığı gibi 30 yaşında vekil var mıdır o bile belli değil. Genç kuşak tuzakları görürken yaşlı kuşak tuzaklara düşüyor. Daha da ileri giderek torunlarının ve ülkenin geleceğine yapılan ihanetleri görmediği gibi kendisine televizyonlardan pompalanan haberleri gerçek sanıyor. Örneğin Cumhuriyet rejiminin kurduğu yüzlerce fabrikayı kapattığını görmeyip akp'nin uyduruk atelyeleri fabrika olarak yutturmasını savunabiliyor. Emekli ve eyt'li arkadaşlar yeni bir açılım savaşına hazırlanmalılar. Çünkü hayatın gerçekleri bize yutturulmaya çalışılan yalanlarla örtüşmüyor. Aslında biz bu yalanları 40 milyonluk oy deposunu bölerek ve siyasetçilerin oyuncağı olarak güçsüzleştiriyoruz. Bölündükçe bizim hakkımızı savunmayacak tipler siyasette bizi yönetiyorlar ve biz onları belirlediğimiz , patron biz olduğum halde onları patronlaştırıp kendimizi kullaştırıyoruz,köleleştiriyoruz. Aslında bu sarmaldan çıkış kolaydır, hem de çok kolaydır. Sizi açlık sınırının altına mahkum eden partilere oy vermeyeceksiniz ama veriyorsunuz. Aslında bir emekli maaşının asgari ücret seviyesinin altında kalmaması gerektiğini bilmenize rağmen sizi asgari ücretin yarısına mahkum eden siyasetçilere oy veriyorsunuz. Bugün daha iyi günleriniz olduğunu reisiniz söyleyip dururken aslında doğru söylüyor. Sizi süreklileştirilmiş açlığı bölüşmeye alıştırıyor. Aslında bu söylemleri bir başkası da söyler. Çünkü sistemin sözcülüğünü yapmaktadır. Sistem çok kolay fakirleştir,cahilleştir,kullan. Aslında biz buna siyasette ve halk dikinde böl-parçala-yönet diyoruz. Ama bile bile de bizi fakirleştirip bölmek suretiyle soyanlara oy vermeye devam ediyoruz. Burada şu partiye oy verin demeyeceğiz ama akp-mhp-bbp-vp dörtlüsünün emeklileri, dolayısıyla halkın yarısını aç bıraktığını,yasal haklarınızı elinizden aldığını görmelisiniz. Demokrasiyi yok edip aklına estiğini hapse attıran partilere de oy vermeyin bir zahmet. Hayatında doğru düzgün sınav kazanmamış adamların, üçer beşer maaş aldıkları muslukları kurutmamak için elbette akp ve mhp'nin tetikçiliğini yapan cahillerin sizin paralarınızı maaş olarak aldıklarını, o zenginlikle de siyaset yaparak bunu kalıcı kıldıklarını bilmelisiniz. O yüzden önlem alıp rejimi düzeltmezseniz daha kötü günler göreceğiniz açıktır. Evlatlarınızın yüzlerine bakamayacağınız günler gelecektir.
"Bu daha iyi günleriniz" söyleminin tercümesi aslında şudur : Yazın yediğiniz hurmalar kışın bir yerlerinizi tırmalar. Bu durum yerli ve millilik masalları yerine gerçekçi olmayı ve gelecek kötü günlerin yaklaştığını bilmeyi gerektirir. Bu gerçeği somutlaştıralım, Karadeniz'de doğalgaz çıkacağı (rezervi düşük ve maliyeti yüksek gaz biliniyorken) bu yıl içerisinde %164 oranında zamlanmış doğalgazın %50 ucuzlamasını istemektir yerlilik ve millilik. Oysa durum sandığınız gibi değil ve hiç bir şey ucuzlamayacak. Size gösterilen masallara inandıkça daha çok hurmalar tırmalar...
Kamu Bankalarını Yöneten Yandaş Kafa Promosyonları Yedi
Geçtiğimiz yaz mevsiminde sadece Ziraat Bankası bir milyondan fazla müşteri kaybetti. Bu durum rekabet ortamında özel bankların maaş promosyonlarını artırmalarıyla başladı. Aslında emeklilerin sendika ve derneklerinin,kısmen şahsımızın da katkısıyla bankaları provoke edip rekabeti kışkırtmış olmamızla birlikte devleti yöneten akıl bu konuda kör-sağır-dilsizi oynadı. Neden ? Çünkü kamu bankalarının kaynaklarını yandaşlarına ucuz kredi olarak verip tahsil etmeyen akp-mhp hükumeti, devleti kendi firmalarına soydururken emekliye on bin lira promosyonu çok gördü. Bu yüzden de PTT,HALKBANK,VAKIFBANK,ZİRAAT BANKASI'ndan alınan maaş promosyonları 750 Türk Lirası seviyesinde kaldı. O para da SGK bütçesinden karşılandığı için bu 4 banka milyonlarca emeklinin maaş birikimlerini bedava kaynak olarak kullanmış oldu. BDDK nezdinde hükumet özel bankaların promosyon artışlarına engel olmak suretiyle emeklinin daha fazla para almasını engelledi. 7-8 bin civarına yükselen emekli maaş promosyonları 10-15 bin lira tartışması devam ederken hükumetin baskısıyla kademelendirme bahanesiyle düşürüldü. Şimdi kendi iradesiyle 8 bin lira promosyon veren banka bu rakamı 3500 sınırına çekmek zorunda kaldı ve emekliler fark etmeden bir daha soyuldular. Aslında bankalar kâr-zarar hesaplarını yaparak maaş tutarlarından yüksek promosyonları 36 aylığına verirken devlet bankaları bunu bilerek ve isteyerek vermedi. Çünkü kamu bankalarını akp aklı yönetiyor ve bu akıl emekliyi aç ve cahil bırakmayı, bunu da kalıcı kılmayı hedefliyor. Çünkü kendi profesörlerinin ağzından "biz cahillerin ferasetine güveniyoruz, eğitimli insanı duyunca bizi afakanlar basıyor" deyiverdiler. Bu cahil profesörümüz Mersin Aydıncık'lı Ahmet Amca'nın oğlu ve kendi okulundan bir Doçent doktoru tehdit ve taciz ettiği için gözaltına alınan bir tip...
Akp’li Profesörün doçent doktoru ‘’benim olacaksın,seni işinden ederim’’ dediği coğrafyamızda cahil din tüccarı sapık hoca tayfasının çocuklara tecavüz etmelerini,6 yaşındaki kendi çocuklarını öküzden büyük erkeklere peşkeş çekmelerini anlayabiliyoruz. Çünkü hepsinin fiyatları var ama ahlakları yok…
https://www.ntv.com.tr/amp/turkiye/profesor-kadin-akademisyenin-odasini-basip-tehdit-etti,dWuPzV5SSUmnIglv9Rparg
Akademisyenin odasını basıp tehdit eden profesör gözaltına alındı https://gazetememur.com/egitim/akademisyenin-odasini-basip-tehdit-eden-profesor-gozaltina-alindi,0mm_67_QkEeL7kc7Nehn-g#.Y5FdthXpalw.whatsapp




























