Telefon
WhatsApp

Hadi Gülümse!
Haber Yazı Detay İçi Reklam Alanı 300x250

20 yılı aşkın Ak Parti iktidarından, özellikle de son 10 yılda deneyimlediğimiz fiili, meşru olmasa da hukuki tek adam yönetiminden sonra, memleketin hali ortada.

Uzun uzun anlatmakla zaman kaybetmeyelim.

Eminim, okuyucular halin kötülüğünü kendi yaşamlarından yüzlerce örnekle benden daha iyi anlatabilirler.

 

Yine de şunu demeden geçemeyeceğim:

2015 sonrası, özellikle de 2018 sonrası, ‘’Bir gün lağımlar, borular, elektrik düğmeleri patlayacak. Şuradan üç domates birkaç da biber alayım da bir menemenle bu öğünü geçiştireyim deseniz siz alma işlemini tamamlayana kadar iki kez fiyat etiketi değişecek. Bir paket makarnayı 10 liraya alacağız. Para pul, çocuklar kul olacak. Devlet devletin işlerini yapamıyor hale gelecek. Hayır demek yasaklanacak. Hiçbir işte hayır kalmayacak. Yalanla gerçeği ayırt etmekte birlikteliğimiz kalmayacak, kulaklar birbirine sağırlaştırılacak. İşte o zaman bu iktidarın bizi ne hale getirdiğini hep birlikte görmekle kalmayacak, yaşayacağız.’’, diyordum.

Abartılı ve espirili bir anlatım sanıyordu dinleyenler.

İçim burkula burkula keşke gelmeseydik desem de, vallahi o günlere geldik!

 

Son bir kaç gündür, gündemin yıldızı Kamu Personeli Seçme Sınavları. Evet, hep beraber 2022 KPSS rezaletiyle yatıyor, ÖSYM ile kalkıyoruz.

ÖSYM, liseden başlayarak okullara giriş, kamuda işe yerleşme işlerine hak kazandıran çok çeşitli sınavdan sorumlu devlet kuruluşu.

Yani, hangi okula gidip gidemeyeceğiniz gibi, herhangi bir memuriyete başvurup başvuramayacağımızı belirleyen kurum.

Mesela, aynı mühendislik okulunu bitirmiş iki gençten hangisinin kaldırım mühendisi, hangisinin devletin mühendisi olacağını belirleyen KPSS’den kaç puan aldıkları. Mesela 80 alan başvuru yapabilir, 79 alan kaldırımda beklemeye gönderilebilir.

Elbette biliyoruz, mülakatta 95 alan genç yerine köşeden dönen 80 almış genci işe alan devlet-parti-cemaat-tarikat-ticaret çarkları işliyor. Ama o çarklar KPSS’den sonra işlemeye başlıyor...

O halde KPSS, çoluğun çocuğun geleceğini emanet ettiğimiz sınavlardan.

 

Yıllardır biliyorduk: Cümlemizi kutuplaştırmakla kalmayan Ak Parti, bununla yetinmedi, memleketin çocuklarını benimkiler-seninkiler diye böldü, benimkiler dediklerini devlete yerleştirmeyi devleti AKP’lileştirme operasyonunun özel bir parçası yaptı.

Mülakatlarda ayrımcılık yapmak bu açıdan önemli.

Ama işi sağlam tutmanın yolu mülakata girmeyi garantilemekten geçiyor.

O zaman da, daha sınav aşamasında benimkiler dediklerine soruları kısmen ya da tamamen peşkeş  çeken bir düzen kurmak da operasyonun bir parçası.

 

Tabii ki soruları parayla satan birkaç tıynetsiz her zaman çıkabilir.

Ama bu yıllardır dile gelen ölçekte kayırmacılık yaratamaz.

Soruların önceden bir kısım insana ulaşması ÖSYM’deki bir kaç kişinin işi değil, bir siyaset meselesidir.

Çünkü hepimizin hafızasındadır; ÖSYM Başkanı Ali Demir’i bizzat Recep Tayyip Erdoğan memleketin çocuklarının eşit yararından öne koymuş, ‘’yedirmem’’ diyerek savunmuştu. Bu durum, Demir’in Erdoğan’ı yeme operasyonunun bir parçası olarak FETÖ’den tutuklanmasına kadar sürmüştü.

 

Peki şimdi ne oldu? Ne oldu da 1,5 milyonu aşkın gencin kamu görevine girmek heyecanıyla hazırlanıp girdiği, en az 3 milyon ana-babanın bu hazırlık ve sınava başvuru için milyonlar harcadığı KPSS iptal edildi, ÖSYM Başkanı şak diye görevden alındı, devletin varlığını unuttuğumuz denetim kurumları göreve çağırıldı... vs. vs.

 

Bence olan şu:

Borular her yerden patladı, patlıyor, lağımlar evlerimizin önünden bile değil içinden içinden akıyor... Görmezden gelemeyeceğimiz kadar içinden hem de...

Vatandaş da bu hale hayır, yeter deme cesareti göstereceğinin işaretlerini veriyor. Örneğin, kamuoyu araştırmaları iktidardaki Cumhur ittifakının oylarında küçük ortakta büyük, büyük ortakta önemli düşmeler olduğunu açıkça gösteriyor.

Yani, iktidar değişimi kapıda.

Yüzde 50+1 ile her şeyin sahibi, tek karar vericisi olabildiğiniz bir rejimde 4,5-5 milyonluk bir seçmen kitlesini ilgilendiren KPSS’yi ciddiye almamak olmaz! Hele de güçten düşmüş bir iktidar için hiç olamaz!

İktidar kapısını açıp içeriye gireceklerin her bahiste olduğu gibi bu bahiste de çok çalışması lazım, çok!

 

Hadi gülümse!

Lösev2
Paylaş
yotube

Yazarlarımız

Reklam

Anket

Reklam

E-Bülten Aboneliği