Telefon
WhatsApp

Engellilerin Eğitimi
Haber Yazı Detay İçi Reklam Alanı 300x250

  Türkiye'de engelli yurttaşlarımızın sayısı tam olarak bilinememektedir. Aile ve sosyal hizmetler bakanlığının örnekseme yoluyla 200.000 aile üzerinde yaptığı tespitlere göre ülkemizde engellilik oranı yüzde on 2.29 olarak açıklanmıştır. Bu veriyi doğru kabul etmemiz halinde ülkemizde 10 milyon civarında engelli oldu ortaya çıkar. Bunun en az yüzde 20'sinin eğitim öğretim çağında olduğunu düşünürsek, 2 milyon civarında eğitim çağında engellinin bulunduğu anlaşılır.
  Peki bu 2 milyon engellinin ne kadarı eğitim olanaklarından yararlanmaktadır? Engelliler için eğitim veren görme engelliler okulu, işitme engelliler okulu ve zihinsel engellilere eğitim veren merkezleri değerlendirdiğimizde bunların kapasitesinin 100 bini bile bulmadığı görülecektir. Buna diğer okullarda eğitim gören kaynaştırma öğrencilerini de eklediğimizde bu rakamın en fazla 200.000 oldu söylenebilir. Kaldı ki bu da çok abartılı bir değerlendirmedir. Buna göre eğitim çağındaki engellilerin en fazla yüzde onunun eğitim ve öğretim olanaklarına erişe bildiğini söyleyebiliriz.
  Eğitim ve öğretim olanaklarından yararlanabilen engelli sayısının azlığının ötesinde, ülkemizde engellilere yönelik özel eğitimin ne derece verimli olduğu da ayrı bir tartışma konusudur. Engelliler için hizmet veren özel eğitim okulları son yıllarda maalesef giderek özel eğitim olmaktan uzaklaşmaktadır. Bu okullarda engellilere yönelik özel programlar giderek müfredattan çıkarılmakta ve yalnızca her okulda uygulanan genel müfredat uygulanmaktadır. Ayrıca özel eğitim alanında uzman eğiticiler yerine giderek farklı nedenlerle okul kadroları değiştirilmektedir. Merkeze gelmek isteyen, özel eğitim ödeneğinden yararlanmak isteyen birçok ayrıcalıklı kişi özel eğitim alanında uzmanlığı olmadığı halde bu okullarda görev almaktadır. Bu da okulların eğitim ve verimlilik düzeyini büyük ölçüde düşürmektedir. 
  Kaynaştırma eğitimi ise tamamen bir sorunlar yumağı durumundadır. Okulların altyapısı, eğitim kadrosu, araç ve gereçleri hazır olmadan kimi okullarda özel eğitim sınıfları kurulmakta, kim okullarda ise sınıflara engelli öğrenciler alınmak yoluyla kaynaştırma eğitimi verilmeye çalışılmaktadır. Altyapısı ve zorunlu koşulları hazırlanmadan verilen böylesi bir eğitim-öğretim kaynaştırma eğitimi değil, deyim yerindeyse, kaynatma eğitimi olmaktadır. 
  Ayda 4 saat destek eğitimi veren özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinin durumu ise ayrı bir sorundur. Çoğu yeterli eğitim kadrosundan yoksun, bir kısma merdiven altı kurumlardan oluşan ve yeterli denetim yapılamayan kar amaçlı bu kuruluşlar içerisinde az sayıda ciddi çalışan örneklerini dışta tutarsak, büyük bir sömürü ve istismar kaynağı durumundadırlar.
  Engellilerin eğitiminden sorumlu, milli eğitim bakanlığı özel eğitim ve rehberlik hizmetleri genel müdürlüğü ise üzerine düşen sorumluluğun gereğini yapmaktan çok uzaktadır maalesef. Daha önce yapılmış olan özel eğitim şura kararları uygulanmadığı gibi, yıllardır Özel eğitim şurası da yapılmamaktadır.liyakattan uzak kadrolar, hemen her bakanlıkta olduğu gibi durumu idare etmekten öte bir şey yapmaktadırlar.
  Tüm bu olumsuz koşullara rağmen engelliler arasında son derece yetenekli, başarılı ve örnek kişiler çıkabilmektedir. Koşullar iyileştirildiĞinde, gerçek bir eğitim olanağı sağlandığında engelli kitlesi içerisinde çok daha fazla başarılı kişilerin olacağından hiç kuşkumuz yoktur.  Bu alanda mücadele veren engelli örgütlerini yalnız bırakmamak, engelli demokratik kitle örgütlerinin bu alandaki mücadelesine destek ve güç vermek eğitim alanında bulunan dernek ve sendikaların ihmal etmemesi gereken görevleri arasındadır.

Lösev2
Paylaş
yotube

Yazarlarımız

Reklam

Anket

Reklam

E-Bülten Aboneliği