Enflasyon iktisat yazınında uzun zamandır unutulmuş bir konuydu. Son dönemde hem Dünyada, hem de Türkiye'de çeşitli içsel ve dışsal koşullar yüzünden enflasyon ön plana çıktı. Enflasyonu yaratan koşulları değerlendirmeyi başka bir yazıda ele almak üzere bir kenara bırakarak, enflasyonun geniş kesimler üzerindeki etkisini ele alalım. İktisatçılar; enflasyonu, mal ve hizmet fiyatlarının sürekli ve hissedilebilir derecede artması yönüyle tanımlarlar. Nihayetinde enflasyon, fiyatların artma yönünde değişmesidir. Tüm fiyatlar aynı oranda değişmiş olsa idi, enflasyonun hesap edilmesi ve toplum kesimleri üzerindeki etkisinin anlaşılması çok kolay olurdu. Böyle bir durumda herhangi bir malın fiyatındaki değişme oranı aynı zamanda enflasyon oranını gösterir. Bireylerin refahındaki değişme de onların gelirlerindeki artışın enflasyon oranından az ya da çok olmasına bağlı olarak azalırdı ya da artardı.
Tüm fiyatların aynı oranda değişmesi ekstrem bir varsayımdır. Mal ve hizmet fiyatları farklı oranlarda değişirler. Enflasyon oranı, bu farklı fiyat değişimlerinin hepsini içeren ortalama bir orandır. Fiyatların farklı oranlarda değişiyor olması enflasyonun toplum üzerindeki olumsuz etkisinin ana kaynağıdır. Küçük tutulmuş bir örnek üzerinden konuyu açalım. Ülkedeki binlerce malı temsilen 4 mal olduğunu düşünelim. Bunların bir saatlik iş gücü ücreti (20₺), bir kilogram salça (20₺), bir ekmek (5₺) ve bir otomobil lastiği (1000₺) olduğu kabul edilsin. Bu duruma göre bu mallar arasındaki değişim ilişkisi 1 lastik = 50 saat iş gücü = 50 kilogram salça = 200 ekmek olurdu. Tüm mal ve hizmet fiyatları aynı oranda örneğin %100 artsa saatlik ücret 40₺ , salça 40₺ , ekmek 10₺, lastik 2000₺ olurdu. Tüm malların fiyatındaki artış aynı oranda olduğunda mallar arasındaki değişim ilişkisi değişmez. Yani bir lastik ile yine 200 ekmek alabilirsiniz veya bir lastik ile 50 saatlik iş gücünü değiştirebilirsiniz. Her bir malın fiyatı farklı oranda değiştiğinde mallar arasındaki kurulmuş olan değişim ilişkisi de değişecektir. Örneğin; lastik fiyatı %50, saatlik ücret %20, ekmek %10, salça %40 artarsa yeni durumda 1 saatlik iş gücü ile artık 1 kilo salça alamazsınız, lastik için 50 saat değil 62,5 saat çalışmanız gerekir.
Enflasyon, göreli fiyat yapısını değiştirerek bireysel refahı etkiler. Göreli fiyatlar lehine değişmiş olanların refahı artar, örnekteki lastik üreticilerinin durumu gibi. Göreli fiyatlar aleyhine değişmiş olanların ise refahı azalır. Fiyatların belirlenme süreci önemlidir. Buradaki kritik soru toplumun geniş kesimlerinin kendi fiyatlarını belirleme gücüne sahip olup olmadıklarıdır.




























