DİZ U XEDİYE MALE Bİ HEW HESİYANE!
(EV SAHİBİ İLE HIRSIZ BİRBİRLERİNDEN HABERDAR!)
Kamuoyu, haklı olarak Sinan Ateş Cinayeti davası ile meşgul.
Ankara-Sincan’da görülmeye başlayan davanın nasıl sonuçlanacağını merakla bekliyoruz. Ancak, kamuoyunda siyasi atmosfer nedeniyle “adaletli” bir sonuç çıkmayacağı kanısı yaygın.
Neden derseniz:
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi (Dünyada örneği yok. O da “milli sistem” galiba) ile, Türkiye Cumhuriyeti Bakanları “yetkisiz”, tek adamın talimatlarını yerine getiren atama makam haline geldikten ve TBMM işlevsiz olduktan sonra, “külliye”de oluşturulan sorumsuz ama karar verici danışmanlar kadrosu ülkeyi yönetir oldu.
Sorumsuz fakat yetkililerden biri de yargı sistemini “milli yargı, milli olmayan yargı” diye ikiye ayırdı. Ama bir şeyi eksik yaptı. Milli yargı ve milli olmayan yargının görev alanlarını belirlemedi. Hal böyle olunca da kargaşa meydana geldi. Herkes, herkesin görev alanında yetkili imiş gibi karar vermeye başladı.
Bu duruma, bir zamanlar AKP’nin önemli isimlerinden,” özgül ağırlık” sahibi Bülent Arınç dahi isyan etmektedir ve Cumhurbaşkanı’nın olaya müdahil olacağını düşünmektedir(!)
Bu girişten sonra sadede gelelim.
Sinan Ateş Cinayeti Davası, “yargı bağımsızlığı kalmamıştır” diyenleri haklı gösterecek şekilde devam ediyor. Böyle düşünenlerden biri de benim.
T24 yazarı, araştırmacı Gökçer Tahincioğlu’nun da yazdığı gibi; “kör kayıkçının bile gördüğü cinayet” meğer görüldüğü gibi değilmiş. Meğer, birbirlerini tanımayan kişiler arasında sıradan bir alacak-verecek davasıymış. Meğer, “yukarı”lardan gelen talimatla Ateş’in ipi kesilmemiş. Meğer, kamuoyunun bir kesiminin iddia ettiği gibi, Cumhur ittifakı ortakları bir araya geldiklerinde, sadece fakir-fukaranın, garip-gurebanın geçim sıkıntısını konuşuyorlarmış. Meğer, sadece kendi iktidarlarının “ne pahasına olursa olsun” devamını konuşmuyorlarmış.
Cinayeti azmettirdiği iddia edilen, İstanbul-Gülsuyu’nda, mahallelerinde uyuşturucu satılmasına karşı örgütlenenlere silah sıktığı, adam öldürdüğü için 35 yıl ceza alan, dosyası Yargıtay’da bekleyen Doğukan Çep, ifade verirken, Gülsuyu olaylarından bahisle, “…devlete hizmet için ESP’lileri vurdum…” demekte, duruşma hâkimi de sanki Çep, yeni itiraflarda bulunmuyormuşçasına, “geç onları, dava ile ilgisi olmayan şeyleri anlatma” demekte, ifadeyi, aynı zamanda suç duyurusu olarak görmemekte. Sanırım hukukta geçerli bir kural aklına gelmiştir. “Kimse, kendi aleyhine suçlamada bulunmaz”!
Sinan Ateş’in karısı Ayşe Ateş, cinayeti azmettirenler olarak, MHP Genel Başkan Yardımcıları Semih Yalçın, İzzet Yönter adlarını veriyor, akabinde Yönter sosyal medya X’te, “vallahi hesaplaşacağız, billahi helalleşmeyeceğiz” paylaşımını yapıyor. Yönter’in destekçilerinden biri de davayı izleyen gazetecileri suçlayarak, “…ayrıca iddianameyi boynunda tasmalı sözde gazeteciler, maskeli p.kler değil…Türkiye Cumhuriyeti Adaleti hazırlar. Kararı da Hâkim verir…” paylaşımı yapıyor.
Bahsettiği, “milli yargı” olsa gerek.
1990’larda, faili meçhul cinayetler tartışıldığında, TBMM’de oluşturulan Faili Meçhul Cinayetleri Araştırma Komisyonu’na ifade vermeye gelen, o dönemin “sorumsuz yetkili”leri de Komisyona ifade verirlerken, “…ne yaptımsa devletin bekası için, yukarıdan gelen talimatla yaptım” demişlerdi.
FETÖ Davalarının gündemi işgal ettiği dönem ile ilgili Adıyaman Üniversitesi’nde FETÖ’cüleri araştıracak komisyondaki bir diyalog aşağıda yazacağım şekilde geçmiştir:
Komisyon başkanı sanığa soruyor; Cemaat toplantılarına gitmişsin doğru mu?
-Evet gittim.-Nasıl gittin? -Arif götürdü.-Arif kim? -Yanınızda oturuyor.
Soruştuma şöyle devam etmiş;
-Arif, bu adamı toplantılara sen mi götürdün?
-Başkanım, birlikte götürmüştük ya.
Her ne kadar günümüz siyasi atmosferi “devlet için” suç işlediğini söyleyenlerden yana gözükse de her ne kadar, yazının başlığı olan Kürt deyimindeki gibi, ev sahibi ve hırsız birbirlerini bilseler de tanısalar da;
Bu nobran, kirli, üstenci, “ne yaparsam yanıma kar kalır”, bana mahkumlar ağzı, bumerangın kendilerine döneceğini bilmeli.
Bugün değilse de yarın. Hukuk, bir gün bütün kurallarıyla egemen olur düşüncesindeyim.




























