Telefon
WhatsApp

DENİZCİ DEVLET, DENİZCİ MİLLET…
Haber Yazı Detay İçi Reklam Alanı 300x250

Son günlerde savunma sanayindeki atılımlar denizlere de “iniyor”; muhrip gemilerimiz karasularımızın garantisi kadar, deniz hak ve menfaatlerimizin güvencesi olarak seyir haline giriyor. Toplumumuzda yalnız bu anlamda değil deniz ticareti anlamında da daha çok farkındalık yaratmak zorundayız.

 

Bizim deniz tarihimizi burada hatırlatmaya gerek yok.. Ne zaman kazandıysak denizlerde kazandık, ne zaman kaybetti isek, denizlerde kaybettik; bunu söylemek yeter sanırım…

Öte yandan son yıllarda Ergenekon ve Balyoz gibi kumpaslarla nice parlak denizcimize cefa çektirdik, çok geride değil; bir grup emekli kurmay Lozan ve Montrö’nün önemine değindikleri için kimi çevrelerce alabildiğine eleştirdiler, hukuki kovuşturmaya konu edildiler.

 

Evet, kendimizi toparlamamız gerekiyor… Denizlerden yararlanmak, MEB ve kıta sahanlığı meselelerinde haklarımıza sahip çıkmak, gerek bilim gerek savunma alanında yetişmiş değerlerimize de değer vermek zorundayız… Yazımı tamamlarken, 27 Temmuz 2003 günü rahmetli Bekir Coşkun’un Hürriyet gazetesinde Denizciler ve deniz ile ilgili görkemli yazısını paylaşıyor, ebediyete intikal etmiş tüm denizcilere Tanrı’dan rahmet, hayatta olanlara da esenlikler diliyorum…

 

DENİZ bir filozofa benzer.

İlişkilerinde; rakamlar, formüller, kesin hesaplar, denklemler, vazgeçilmez ilkeler vardır.

Hoşgörüsü, suyun kaldırma gücü kadardır.

Asla fazlasını kabul etmez.

Denizin ‘‘keşke’’si, ‘‘belki’’si, ‘‘bakalım’’ı, ‘‘inşallah’’ı, ‘‘ama’’sı yoktur.

Köpüklerden beyaz sakallı, lacivert cüppeli filozof, gözüktüğünün tam tersine katıdır.

Sert ve ilkeli.

İnsanoğlu ona asla şekil veremez.

Bu yüzden o filozofun yetiştirdiği çocukları, denizciler tıpatıp ona benzerler.

Denizciler; mert olur.

Korkusuz, yiğit, yardımsever, yürekli, düzgün, dürüst insanlardır denizciler.

*

Oysa şuna bakın:

Oğluna devletin gemisini avanta çeken Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım'ı Türkiye'de herkes kınarken, denizcilik sektöründe faaliyet gösteren bazı dernekler, İTÜ'nün adını taşıyan kimi vakıflar ve odalar bir ortak basın toplantısı düzenleyerek bakan ile oğlunu savundular.

Her birinin yüzlerce ‘‘denizci’’ üyesi olan sivil örgütler bunlar.

Bizim denizcilerimiz (!) de bir tuhaf.

İnsanın aklı almıyor.

Denizler yağmalanırken bir araya gelip de hiçbir zaman tepkilerini göstermediler...

Trol gemileri ile altı üstüne getirilirken sustular...

Denizler çöplüğe çevrilirken sessiz kaldılar...

Kentlerin kanalizasyonları denizlere akıtılırken, denizi savunmak akıllarına gelmedi...

Ama göz göre göre bir yüce divanlık suçunu savunmak için el ele tutuşup koştular.

İnsan utanır...

Denizden, denizcilerden utanır.

*

Denizcinin ruhunda yalakalık yoktur.

Denizci mert ve yiğittir.

Düzgün insandır denizci.

İlkeli ve dürüsttür.

O beyaz sakallı, lacivert cüppeli filozofun çocukları kişiliklidir.

Utanırlar...”

 

 

Lösev2
Paylaş
Arşiv R. bülend kırmacı Arşivi Tümü
yotube

Yazarlarımız

Reklam

Anket

Reklam

E-Bülten Aboneliği