Bitmeyen iki dönem kuralı
Parlamenter sistemden vazgeçip, cumhurbaşkanlığı hükümet sistemini getiren, cumhurbaşkanını da %50+1 halk oyu ile seçme bağlayarak partilere de ittifak yapmaktan başka şans bırakmayan kendi değil miydi?
Şimdi yine 50+1 şartından dönüp, en çok oy alanın seçilmesi talebi ile karşımıza geliyor.
Böylece İki dönem kuralını yeniden başa getirip "yeni dönemde geçmiş geçmişte kaldı, şimdi bir diye başlatmak" için toplumu hazırlıyor.
Çok mu yabancıyız bu söze, hayır.
Son Cumhurbaşkanı adayı olurken, parlementer sistemde seçildiği dönemi yok sayarak, üçü iki saydırmadı mı?
Senaryo yine aynen şöyle yazılıyor.
2014 cumhurbaşkanlığı eski sisteme göre bir defaya mahsus parlementer sistem, dolayısıyla başbakanlık sistemi ile seçildi.
2018 de Kural değişti ve cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi getirilerek başbakanlık kaldırıldı, ve iki dönem kuralı getirildi.
2023 de 2014 de seçildiği cumhurbaşkanlığı dönemini saymayıp üçüncü defa aday oldu ve seçildi.
2028 seçimlerine yeniden aday olmak için şimdi diyor ki;
İttifaklar partileri yanlış yönlendiriyor, 50+1 zorunluluğu kalksın ve en çok oyu alan tek seferde seçilsin.
Peki bunun ardından ne diyecek?
"Daha önce seçildiğim iki dönem ittifak sistemi ile oldu, şimdi yeni dönem başladı, yeni dönem hakkımı kullanarak tekrar aday olacağım" der mi, der tabiki. Böyle diyerek "sırtımda ittifak yükü vardı, MHP rahat çalışmama müsade etmedi" mağduriyet edebiyatını kaleme alacaklar.
Yada kendi gerçekten aday olmayacak ama kendinden sonra geleceğin 50+1 tutturmasını imkansız gördüğü için yeni bir hamle planlıyor olabilir.
Her halükarda kendi aday olabilirse olacak, yok olmadı kendinden sonrakinin işini kolaylaştıracak.
Hani askerlik yapanlar bilir. Askerde 10 ceza şınavı çektirirlerdi.
Her defasında bir, iki, üç , dört, beş, altı, yedi, sekiz, dokuz, dokuzdan sonra bir gelirdi ve tekrarlar dururdu da bir türlü on olmazdı.
Bizde de iki dönem kuralı var ama bir türlü bitmeyen iki dönem...




























