Aklım olmasa da pankartınıza inansam!
Çalışmadan, iş yapmadan, işe gitmeden yaşıyorsunuz.
Kendinizden olan hırsızları, sarıp sarmalıyorsunuz
İçinizdeki çocuk tecavüzlerine sessiz kalıp hatta meşru kılmaya çalışıyorsunuz.
Hadis ve ayet uyduruyorsunuz.
Kadına sosyal bir sınıf bile biçmeyip, cariye görüyorsunuz, dört kadına üst üste nikah kıyıryorsunuz.
Reşit olmayan kız çocuklarını nikahınıza alıp, çocuktan çocuk doğurtuyorsunuz.
Bilime karşısınız, ilimden haberiniz yok. Öğrenmeye kapalısınız.
Deve sidiğini şifa sanıp, kadın hastaya erkek doktoru, erkek hastaya kadın doktoru haram sanıyorsunuz.
Kız erkek karma eğitimi redd edip, çocukları dahi cinsiyet olarak değerlendiriyorsunuz.
Sınavlarda soruları çalıyor, bakanlıklara liyakatsiz kendi adamlarınızı dolduruyor, liyakatlının hakkı bir yana, hizmet alamayan vatandaşın mağduriyeti bir yana, ama sizin yarattığınız Allah'ınıza göre darülharp olan bir devlet bir memleketiz.
Kendi Allah'ınızı yaratıp, kendi dininizi uydurup bunu da İslam diye anlatıyorsunuz.
Kabeye gidip şeytan taşlıyor, ama nefsinizdeki şeytanı okşuyorsunuz.
Şirk suçu işleyip bol bol kul hakkı yiyorsunuz.
Sonra kalkıp Kur'an yakıldı diye yollara dökülüp ayranınızı kabartıyorsunuz.
İnanın ki Kur'an yakanlar sizin kadar günahkar değildir.
Siz önce Kur'an emirlerine göre yaşayın, sonra Kur'an yakana ayranınız kabarsın.
Nihayetinde Kur'an yakanın saygısızlığı ve ahlaksızlığı bir yana, Kur'an sizlerin uymadığı ve istismar ettiği için hükümleri ızdırap çeken bir kitaptır.
Kur'an hükümleri vicdanlarda yazılı olmadıkça, değil kağıtlara ipek atlaslara dahi yazılsa ne farkeder.
Kılık, kıyafet, cüppe, sarık, çar, burka, peçe din değildir, bilakis din adalet, merhamet, vicdan, liyakat, ilim, bilim, mucerrevet, istişare desem beni gavur ilan eder evimi başıma yıkarsınız.
Tüm Avrupa bireyleri birleşip, tüm Avrupa şehirlerinde toplu olarak Kur'an yaksalar bile sizin kadar Kur'an'a ve Kur'an dinine zarar veremez!




























