Telefon
WhatsApp

AKŞENER’İN AÇIKLAMASININ İÇERİĞİ NASIL OLMALIYDI, NE AÇIKLADI
Haber Yazı Detay İçi Reklam Alanı 300x250

Bir aydır İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in 26 Ağustos’ta açıklama yapacağı, önemli şeyler söyleyeceği kamuoyuna pompalandı. Bir zamanlar özel televizyon kanallarının birinde, aklım beni yanıltmıyorsa, Saadettin Teksoy adında haber-şov karışımı programlar yapan, aslında gazetelerin üçüncü sayfa haberlerine benzer haberler üreten biriydi ve program başlar başlamaz, alt yazı geçerdi ekranda; “…falancadan bomba gibi açıklama, az sonra…” Bu az sonra yazısı programın sonuna kadar devam eder, izleyici de merakla beklerdi az sonra dinleyeceği/izleyeceği haberi. Genellikle de “az sonra” haberi fos çıkardı. Ama olsun, izleyici Türkiye’de olanı-biteni merak etmez, “az sonra” ülkeyi birbirine katacak olayı öğrenmek için programın sonuna kadar Teksoy’u izlerdi. (Laf aramızda, dedikodu seven bir millet olduğumuzu da kayda geçelim.)

Sayın Akşener’in, hem de 26 Ağustos’ta, Büyük Taarruzun başladığı, Malazgirt Zaferinin kazanıldığı bir günde “az sonra” yapacağı açıklama çok önemli olmalıydı…

Örneğin, 2018 Cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesi parti liderleriyle tek Cumhurbaşkanı adayında (Muharrem İnce) anlaştıkları, bunu da kamuoyuna açıkladıkları halde, gece yarısı kendisinin “hangi nedenlerle” aday olduğunu açıklayacağını bekledim.

Genel Seçimlerde, AKP’nin YSK kanalıyla İyi Parti’yi seçimlere sokmama niyetini öğrenen CHP Genel Başkanı’nın, 15 milletvekili arkadaşını CHP’den istifa ettirip, İyi Parti’ye katılmalarını isterken, neler çektiğini, milletvekillerinin gözyaşları akıtarak demokrasi için verilen talimatı yerine getirdikleri zamanki duygularını açıklayacağını bekledim.

2019 Yerel Seçimleri öncesi, Balıkesir, Denizli, Manisa Büyükşehirlerinin adaylarının CHP’li değil, İyi Parti’li olmaları dayatmasını, bilinçaltındaki Kürt düşmanlığı nedeniyle, “Iğdır’da HDP’nin kazanmaması için aday çıkartmayacağız, “milliyetçiler kazansın” demeciyle, CHP’yi saf dışı bıraktığı, bu nedenle de Balıkesir, Denizli, Manisa’yı nasıl kaybettiğini açıklayacağını bekledim.

2019 İBB ikinci tur seçimleri öncesi, CHP örgütlerinin Anadolu’daki kanaat önderlerinin kendi olanaklarıyla İstanbul’daki tanıdıkları diğer parti mensuplarını ikna için nasıl kapı-kapı dolaştıklarını, aynı çabayı HDP mensuplarının hiçbir karşılık beklemeden, Akşener’in “ben kazandım” diyeceğini bildikleri halde sarf ettiklerini, açıklayacağını bekledim.

2023 Seçimleri öncesi, TBMM koridorlarında “Bizim için önemli olan iktidar. AKP/MHP veya CHP fark etmez” diyen milletvekillerinin tamamını (6-7 kişi) neden seçtirdiğini, onlarla aynı düşüncede olup olmadığını açıklayacağını bekledim.

Her şey iyi giderken ve ittifakın oy oranı %56 olmuşken, filozofça, “kazanacak aday” demecini neden verdiğini açıklayacağını bekledim.

İttifakın Cumhurbaşkanı adayının açıklanacağı toplantı öncesi, CHP üyesi bir belediye başkanını toplantıda Cumhurbaşkanı adayı olarak açıklayacağı “dedikodularının” gerçek olmadığını (parlamentodaki adamları, o kişi için “bizi ayazda bıraktı” diyorlar) açıklayacağını bekledim.

Masayı devirip geri geldiğinde, üç günde partisinin oy oranını %13’ten %7’ye nasıl düştüğünü, bu düşüşün planlı olup olmadığını açıklayacağını bekledim.

Velhasıl, bekledim de bekledim.

Sonunda dağ fare doğurdu. Masadaki gibi “Gökten düşen üç elmanın” iyileri İyi Parti’nin, çürükleri CHP’nin oldu. Açıklamayı yapan da muradına erdi(mi)?

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Lösev2
Paylaş
yotube

Yazarlarımız

Reklam

Anket

Reklam

E-Bülten Aboneliği