Telefon
WhatsApp

99'da 100'e bir kala yaşasın Cumhuriyet
Haber Yazı Detay İçi Reklam Alanı 300x250

Dünyada hangi ülke var ki; devletinin kuruluşunun 99 ncu yılını kutlayıp, yüz yıla doğru yelken açsın ve kurucu liderini anmasın...

Gazi Mustafa Kemal, ilmek ilmek dokuyarak  cumhuriyeti var etti. 

TBMM büyük fedakarlık ve yokluklarla harp koşulları içinde cumhuriyete uzanan uzun zahmetli bir yolu başardı.

İmparatorluğa gelince; büyük hezimetler süreci sonunda, son padişahın Malaya Zırhlısı'na binerek kaçması ile aslında saltanat fiilen sona ermişti.

Yeni bir değer olarak yükselen cumhuriyet yavaş yavaş inşa edildi. 

Kimsesizlerin kimsesi olarak kurulan cumhuriyet, ümmet esaslı toplumdan, kul esaslı tebadan, birey ve vatandaş hukukuna sahip bir sistemi vücuda getirildi. 

Milletin maküs talihi İnönü muharebeleri ile dönerken, büyük zafer ile milletin bahtı, yeni devletin  ve rejimin yarattığı bağımsızlık ikliminde özgürleşmeye ve ebediyete uzanan nihai bağımsızlığa kavuşturulmuş oldu.

Atatürkten sonra, özellikle 1950 den sonra Cumhuriyet değerlerine saldıran siyasi iktidarlar, gericilerden oy devşirmek uğruna git gide kişiliksizleşen politikalar ile rejimin hassasiyetlerini yok saydılar. 

Cumhuriyetin insan ve ulus bağlamında yükselen özgürlük kavramları,malesef din ile bağı olmayan sözde dinsel değerlere
değişildi.

Güç kazanmak uğruna eğitim, kadının sosyal statüsü ve toplumsal saygınlığı gibi konular oy için örselendi, tırpanlandı. 

Köy Enstitüleri ki dünyaya, aydınlık ve gelişmiş  bir Türkiye vaaderken bir siyasal güç uğruna yok edildi.

Toplumu esir almayı amaçlayan tarikat ve cemaat kadrolarına devlet içerisinde özel imtiyazlar vererek tarikat ve cemaatları kadrolaştırdılar.    
    Günümüze gelirsek;  
Fethullah Gülen tecrübesinden yeterince ders alınmadığı görülüyor ki Fethullahçı yapının yerine başka dinsel yapılar hızla kadrolaştırıldı ve liyakatın yerine bu yapılar hakim kılındı... 

Bakanlıklar parsel parsel cemaatlere pay edilirken, Diyanet İşleri Başkanlığı, bu ülkenin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e karşı görünmeyen ama şiddetle hissedilen  bir mukavemet içinde  onu yok saymaya devam ediyor.

Cuma hutbelerinde  Mustafa Kemal Atatürk'ün adı anılmıyor.

Bu ahval ve şerait altında;

Geçtiğimiz hafta TC hükümet bütçesi meclis komisyonuna geldi.

Tüm bunlar bir yana; ne  hükümet bütçesinde ne de bakanlık bütçelerinde yüz yılda bir gelecek olan cumhuriyetimizin yüzüncü yıl coşkusuna yakışır kutlamalar için tanımlama yapılmadığı görülüyor.

Oysa 100.yıl asla bir daha yaşanmayacak bir zaman döngüsüdür!

100. yılda örneğin neler yapılabilir; Tabiki konserler, görkemli kutlamalar, turlar, basılacak takvimler, hatıra pulları, belli konularda vatandaşın devlete olan borçlarının silinmesi, hiç değilse faizlerin sıfırlanması, adli af, sicil affı ve benzeri gibi. 
Örneğin;
Aylar öncesinden başlatılacak olan kutlamalar kapsamında; cumhuriyete uzanan yolda Atatürk'ün Büyük Nutkundan oluşacak muazzam bir senaryo ile bir sinema filmi yakışmaz mı???

Müthiş bir devrim yaşanmadı mı bu ülkede. Bir dönem kapatılıp bir dönem başlatılmadı mı? 

1453 kadar 1923 te bu ülkenin devrim ve dönüşüm tarihidir unutulmasın!

Ama nerdeee? Cumhuriyetten ve kurucu kadrolardan rahatsız olan bir hükümetin böyle bir hassasiyeti taşıması zaten mümkün değil. 

Benimki de biraz saflık sanırım.

Ama mutlu ve umutlu olduğum konu ise cumhuriyetimizin yüzüncü kuruluş yılında AKP olmayacaktır. 

Kendini gerçekleştiren kehanet misali, belki bu yüzden  kutlamalar için bütçe ayırmak akıllarına gelmiyordur.

20 yıllık kabus son bulurken tekrar TC ibaresi tüm kurumlara yeniden asılacak. Andımız okullarda yeniden coşku ile okunacak. Adil, özgür ve yarın kaygısından ari insanlar ülkesi olacağız yeniden...

Ve son olarak tekrar haykırıyoruz.

Yaşasın Cumhuriyet, Yaşasın Millet...

Ne mutlu Türküm Diyene!

Lösev2
Paylaş
Arşiv Orhan karakoçluoğlu Arşivi Tümü
yotube

Yazarlarımız

Reklam

Anket

Reklam

E-Bülten Aboneliği