Telefon
WhatsApp
Özgür Özel turpun büyüğünü açıkladı! AKP'ye 879 araç tahsis edilmiş
Haber Yazı Detay İçi Reklam Alanı 300x250

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, hayat pahalılığı, düşük ücretler, geçim krizi ve zeytinliklerin madenlere açılma girişimi üzerinden iktidarı sert sözlerle eleştirdi.

Konuşmasına, hayatını kaybeden Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek’i anarak başlayan Özel, “Yüzyıl sonra Ferdi kardeşim bir kez daha hep birlikte Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün partisini iktidar yapacağız. Sana söz veriyorum” dedi.

"DOĞA DÜŞMANLARI YORULMAMIŞ"

İktidarın zeytinlik alanlara maden izni vermeye yönelik hazırlığını eleştiren Özel, “Çevreciler yorulmadı, biz yorulmadık ama anlaşılıyor ki zeytinin ve doğanın düşmanları da yorulmamış. Eğer madde geçerse zeytin alanları madencilik faaliyetlerine açılacak” dedi. Tüm çevre dostlarını dayanışmaya çağırdı: “AK Parti'nin bu saldırısına karşı omuz omuza mücadele etmeye davet ediyorum.”

"İNANMAYAN AK PARTİLİ ÇIKSIN BİZİ MAHCUP ETSİN"

Özel, asgari ücretin alım gücündeki büyük kayba dikkat çekerek "İnanmayan AK Partili çıksın. Hesaplasın bizi mahcup etsin. 2002 yılında 7 çeyrek altın alıyordu. Şimdi 3 çeyrek altına düştü. Kayıp eldekinden fazla. 7'nin dördünü kaybetmiş asgari ücretli” diye konuştu.

Emeklilerin de aynı durumda olduğunu söyleyen Özel, “2002’de 8 çeyrek altın alan emekli, şu anda 2 çeyrek altın alabiliyor. 6 çeyrek kayıp” ifadelerini kullandı.

"ASGARİ ÜCRETLİNİN 8 BİN LİRASINI ÇALDILAR"

Asgari ücretin TÜİK’in enflasyon hesabıyla düşük tutulduğunu belirten Özel, “Normalde enflasyon yüzde 80, TÜİK onu yüzde 39 hesaplamayı başarıyor. Bu sefer de hedeflenen enflasyonu vereceğiz dediler. Asgari ücretlinin cebinden 8 bin lirayı çaldılar” dedi.

"YAMYAM GİBİ ÇÖKTÜNÜZ"

"Gaziosmanpaşa'nın iradesien yamyam gibi çöktünüz" diyerek Gaziosmanpaşa'nın seçilmiş belediye başkanı Hakan Bahçetepe'nin tutukluluğuna tepki gösteren Özel, İBB'nin AKP dönemindeki dev araç skandalın açıkladı.

"BİR TANENİZ DIŞARIDA KALMAZ"

Bahçtepe'ye bir araç üzerinde suçlama yapılmadığını aktaran Özel, "Bu kadar zulüm, bu yaptıklarınızın açtığı yoldan yarın başkası yürür. Bir taneniz dışarıda kalmaz. Bir taneniz dışarıda kalmaz. Bu kadar haksızlık, bu kadar hukuksuzluk, bu kadar vicdansızlık hala hiçbir şey yokmuş gibi yüzümüze bakıyorsunuz ya vallahi bu da bu kadar büyük bir yüzsüzlük. Yazıklar olsun" dedi.

TURPUN BÜYÜĞÜNÜ AÇIKLADI

Elinde de tek tek belgelerin olduğunu belirten Özel, tam tamına 879 aracın AKP yandaşı vakıflara verildiğini açıkladı. Özel şunları ifade etti:

Şimdi şimdi bütün milletimizin gözünün içine bakarak öyle bir noktadayız ki bizim arkadaşların suçu neymiş? Bu iftiracı adam güya bir iki araba giydirmiş. AK Parti'ye yolladığı gibi bizimkilere yollamış. O araçlar kampanyada kullanılmış. Belediye başkanı suçluymuş içeride. 2019 yılı Ekrem İmamoğlu İBB başkanı olur. Bir envantere bakalım. Araçlarımız kaç taneymiş, neredeymiş der. Sonuç 879 tane İBB aracı İBB'nin kendi ya da kiraladığı araçlar yok. Belediye hizmetinde değil. Nerede bunlar? Okçular Vakfında TÜGVA'da AK Parti'de AK Parti Genel Merkezinde, AK Parti İstanbul İl Başkanlığında, AK Parti'nin İstanbul'daki çeşitli ilçe başkanlıklarında. 879 tane. Bunlardan sadece 59'una bakalım. Her birinin dökümü uzun uzun var.


Plaka 34 NZ 7552. Marka Volkswagen Pasat 2.0. Model 2017, o gün için 2 yıllık araba. Tahsis edilen kurum AK Parti İl Başkanlığı. Tahsis tarihi 28 Mart. Böyle tam 59 tane var.

34 HED, Lodi Marka 2018 model AK Parti İl Başkanlığında. 59 tanesi AK Parti İl Başkanlığında bu araçların. Damatların kızların, oğlanların vakıflarında bolca araç var. Böyle en tepedekiler çoğunlukla kendileri tarafından kullanılıyorlar vakfın başkanı olarak. 879 tane araç. Örneğin bu araçlardan bir tanesi 343819 Renault Fluence binek oto Tahsis tarihi 2019 7 Şubat AK Parti İl Başkanlığına verilmiş. Ne zaman kullanılacakmış? Seçim süresince yazıyor. Bakın seçim süresince. Belediyenin aracını, belediyenin şirketten kiraladığı aracı AK Parti İl Başkanlığına seçim süresince pek çoğu 18 20 ay boyunca. Bakın Gaziosmanpaşa'nın yeni belediye başkanı var ya 10 yıl boyunca hiç çalışmadan bankamatik memuru olarak İBB'den maaş almış. O da ispatlı

Buradan Gürlek'e söylüyorum. Sen 2019 öncesine bakmıyorsun ya. Neden? Çünkü adaletin peşinde, suçun peşinde, yolsuzluğun peşinde değilsin. O yüzden bir şey bulamıyorsun. 2019'dan sonra. Sen ismin peşindesin. Ekrem İmamoğlu'nun peşindesin. Suç arasan 2019'un öncesine gitmen lazım.

2019 öncesine gitse Akın Bey ne görecek? Ekrem İmamoğlu'nun gelir gelmez Teftiş Kuruluna bir yazı yazdığını, Teftiş Kurulu'nun 879 arabayı bulamadığını, arayınca bunların kiminin AK Parti Genel Merkezi'nde, kiminin o vakıfta, bu vakıfta AK Parti siyasetine emanet olduğunu görecek. Bir tane bu arabaların bazılarının konu gündeme gelince hemen getirilip bırakıldığını. Bazılarının Teftiş Kurulu'nun raporundan sonra geldiğini ama bazılarının Teftiş Kurulu'nun bakanlığa yazı yazmasından, bakanlığın da aracın peşine düşmesinden bir ay sonra ancak geri geldiğini görecek.

Bunlardan bir tanesi lüks bir araç Opel İnsignia. En lüksü Opel'in. Aynı yöntemle İstanbul Büyükşehir Belediyesi Soruşturma Raporu Teftiş Kurulu Başkanlığı Sayfa 34. Tahsis tarihi belli. Plakası 34 NZ 2301 Kime tahsis edilmiş? Akın Gürlek'in kendisine arkadaşlar. Akın Gürlek'in kendisine Akın Bey hem de en sonu teslim etmiş arabayı. 34 N Z 2301 plakalı Opel İnsigna arabasına İstanbul Büyükşehir tarafından verilip de bu araca 540 gün boyunca bindiniz mi?

Bindin OGS'sini, HGS'sini benzinini şoförünü, bakım masraflarını hepsini İBB karşıladı mı, karşıladı mı? Şimdi seçim döneminde seçim dönemi arıyorsan bak AK Parti'ye verilmiş. Bir müteahhitin bir belediye kampanyasına araç yollamasından belediye başkanı tutukluyorsun.

11 belediye başkanımız tutuklu Bu rezilliğin içinde bizzat kendin varsın. Ondan 2019'un öncesine gitmiyorsun. Şu kadarını söyleyeyim. Cumhuriyet Halk Partili belediyelerden CHP'li ne il başkanlığına, ne ilçe başkanlığına ne bir başka yere ta 5 yıl önce İstanbul İl Başkanlığına bir araç tahsisliymiş Beşiktaş'tan dediler.

Emniyetin kullandığı koruma aracı çıktı. Ondan bile bir siyasiye tahsis çıkmadı. Emniyetin dört şoförünün istediği koruma aracı çıktı. Cumhuriyet Halk Partisi'nde bu işler asla ve asla yaşanmazken AK Parti burasına kadar içinde. İçinde olanlardan bir tanesi de bir araba için belediye başkanı tutuklayan Akın Gürlek.

ÖZEL'DEN MEYDAN ÇAĞRISI

CHP'nin emekliye seyyanen zam ve asgari ücrete temmuz zammı için Meclis’e teklif sunacağını duyuran Özel, “Bu zammı ya alacağız ya vermeyenleri yollayacağız. Seyyanen zam almak da analarımızın ak sütü gibi helaldir” dedi. Özel, sendikaların arkasında olduğunu belirterek Anayasal hakların kullanımı için çağrıda bulundu:

  • "Geçmişte bu iktidara oy vermiş de olsa, halen veriyor da olsa ama artık hakkını alamayan, evladının ihtiyaçlarını karşılayamayan, zenginlere her imkan tanınırken bir yandan ezilen bütün yoksulları, bütün işçileri, bütün memurları mücadelenin parçası olmaya, meydanlara çıkmaya, sendikalarının çağrılarına uymaya, yapılan mitinglere destek vermeye, sokakta, meydanda hak aramaya davet ediyorum"

"BU MEMLEKETİ BU HALE SEN GETİRDİN ERDOĞAN"

Mazotun 50 lirayı geçtiğini hatırlatan Özel, alım gücündeki düşüşe dikkat çekti: “Bir tek elma 26 lira, bir avuç kiraz 80 lira, 3 can erik 21 lira, bir kase meyve 246 lira. Bu memleketi bu hale sen getirdin Erdoğan, sen başkası değil.”

GALON ÇIKARDI

Özel, 'Ben hep 50 liralık mazot alıyorum' sözlerini de tiye aldı. Özel, bir litre mazotun 50 lira olduğunu belirtti. Özel, AKP iktidarı gelmeden önce 50 liraya bir galon mazot alındığını ifade eti. Özel, kürsüde bir elinde galon bir elinde de şişe ile durumun vehametini ortaya koydu. 

REFAH YILININ TARİFİ VERDİ: SEÇİM

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan’ın 2026’yı “refah yılı” ilan etmesine de tepki gösteren Özel, geçmiş vaatleri hatırlatarak şöyle konuştu: “2026 yılı hem refah yılı olabilir hem emekli yılı olabilir, ama bunun bir tane yolu var: seçim yılı olmasıdır.”

SERT FİLİSTİN TEPKİSİ

İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarını ve Trump’ın açıklamalarını hatırlatan Özel, “Trump, Filistin’i boşaltıp kumarhane yapacağım diyor. Erdoğan ise gözünün içine baka baka soykırıma susuyor” dedi.

Türkiye’nin net tavır alması gerektiğini belirten Özel, “Biz Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının verdiği desteğin tam ortasındayız” ifadelerini kullandı.

"GEREKİRSE ÖLÜNEREK"

Özgür Özel, konuşmasını da şu sözlerle bitirdi:

  • Zor günlerden geçtik, geçmeye devam edeceğiz. Çok acılar çektik, çekmeye devam edeceğiz. 23 yıllık böylesine suça, tire, kötü ilişkilere, elde ettiği yetkiyi en kötü şekilde kullanmaya alışmış bir iktidar herhalde çiçeği yaptırıp da iktidarı devretmek için bizi kapıda beklemeyecekti. Elbette zor olacaktı. Bu kadar hukuksuzluğu, bu kadar haksızlığı, bu kadar vicdansızlığı beklemiyorduk ama bir gül bahçesinden yürüyerek iktidara gitmeyi de kimse beklemesin. İktidar yürüyüşü kurtuluş kurtuluş savaşı bedel ödenerek gerekirse ölünerek, gerekirse o günü hapiste bekleyerek ama teslim olmayarak yürünecek bir yoldur. Teslim olmayanlara selam olsun. Teslim olmamızı bekleyenlere dert olsun. Bu irade bizim gücümüzdür. Korkunuz sizin çaresizliğinizdir. Biz kazanacağız. Millet kazanacak, halk kazanacak. Hepimizin yolu açık olsun.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in konuşması şöyle:

Kolay bir grup konuşması değil. Manisa Büyükşehir Belediye Başkanımız kardeşim Ferdi Zeyrek'i kaybettik. Feci bir kaza. Ardından 3 gün dualarla geçen bir mucize bekleyen 3 gün. Ardından da acı bir kayıp, Türkiye siyasi tarihine geçen, Manisa tarihine geçen bir cenaze ve ardından on binlerin, günlerce süren taziyeleriyle ve ardından hayata dönmenin, siyasete dönmenin zaruretiyle Bayburt, Ekrem başkanımızın duruşması ve bugün karşınızdayım.

Karşımda bundan birkaç ay önce belediye meclis üyeleriyle birlikte ilçe başkanlarıyla birlikte buraya geldiklerinde Manisa'daki ortak siyasi geçmişimizi anlatırken Cumhuriyet Halk Partisi'nin yüzde 6'yı da alıp sonra hep beraber herkesin emeğiyle yüzde 60'lara çıktığı Manisa hikayesini anlatırken kardeşim Ferdi oturduğu yerden ayağa kalkmış...

Sonra onunla birlikte Manisa'dan gelen herkes ayağa kalkmış. Ve bu söz bu sözleri alkışlamıştı. Sonra da bana her seferinde "Abi ne güzel anlattın. Şunu bir daha anlat." derdi. Maalesef son kez Manisa'daki cenaze töreni sırasında tabutu başında anlattım. O hikaye Atatürk'ün partisinde siyaset yapanların umudunun hikayesidir.

"SANA SÖZ VERİYORUM"

Dürüst siyaset, birbirini sevenlerin siyaseti başarılı olacak. Yüzyıl sonra Ferdi kardeşim bir kez daha hep birlikte Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün partisini iktidar yapacağız. Sana söz veriyorum.

DEMİREL'İ ANDI

Bugün siyasi tarihimize damga vuran bir ismin vefat yıldönümü Süleyman Demirel'in. Altı kere gelip yedi kere gitmiş ama hep sandıktan çıkmış. Kazanınca da, kaybedince de saygıya, sandığa saygı duymuş. Darbeler görmüş ama darbeye yeltenmemiş bir ismin vefat yıldönümüdür. 10. yıldönümünde cezaevlerinde geçen hayatıyla ama bir yandan Cumhuriyet Halk Partisi ile çok sert rekabetiyle ama demokrasi fikrinden sapmadan rakibine karşı asla ve asla devletin imkanlarını yargıyı ve diğer imkanları kullanarak darbe girişimine yeltenmemiş. Darbilerin mağduru olmuş ama bir dönem mağdurken daha sonra darbelerin amiri, dönemin zalimi olmuş birisi olmamayı başarmış. Merkez Sağı'nın önemli ismi Türkiye Cumhuriyeti'nin Başbakanı, Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'i çok partili, çok renkli, çok sesli ve özgür bir Türkiye hedefine sağdan yürüyen Süleyman Demirel'i Cumhuriyet Halk Partisi olarak bir kez daha rahmetle anıyoruz.

"MADDE GEÇERSE ZEYTİNLİKLER MADENE AÇIKACAK"

Kurban Bayramı'nı geride bıraktık. Bayram tatili dolayısıyla bir süredir çalışmayan, geçen hafta sadece seçimlerini tamamlayıp yasa çalışması yapmayan meclisimiz bugün tekrar mesaiye başlayacak.

Bu vesileyle hem Cumhuriyet Halk Partisi grubunun belirlediği ve mecliste seçilen Başkanlık Divanı üyelerimizi, hem diğer partilerden seçilen Başkanlık Divanı üyelerini hem de bundan sonraki süreçte grubumuz adına görev yapacak olan grup yönetim kurulu üyelerini, önceki görevlerini yapan arkadaşlarımıza teşekkürlerimizi, minnetlerimizi ileterek yeni görevlerinde başarılar diliyorum.

Maalesef Adalet ve Kalkınma Partisi bir inadı sürdürüyor, bir tekrarı sürdürüyor. Benim mecliste geçirdiğim 14 yıl ve AK Parti'nin mecliste geçirdiği bugüne kadarki 23 yıl defalarca onların zeytinliklere saldırdığı yasa tekliflerini gece yarısı önergelerini efendim ilgili komisyonlardaki çabalarla eklenmeye çalışılan maddeleri geri püskürtmekle geçti.

Çevreciler yorulmadı, biz yorulmadık ama anlaşılıyor ki zeytinin ve doğanın düşmanları da yorulmamış. En son 2022'de büyük tartışmalarla ve AK Parti içinde de bir yarılma yarattıktan sonra geri çekilen zeytinliklerle ilgili düzenlemeyi bir kez daha getirmeye çalışıyorlar. Eğer madde geçerse zeytin alanları madencilik faaliyetlerine açılacak.

Zaten başta Karadeniz kıyıları olmak üzere Türkiye'nin herhangi bir yerinde uçaktan baktığınızda, helikopterden baktığınızda nasıl bir vahşi madencilik. Ordu Giresun başta olmak üzere birçok şehirde alanın yüzde 70'inin, 80'inin maden aramasına açılmış olması Yeşil güzelim dağlarımızın her birisinin delik deşik olması her birimizin içini yaralıyor. Zeytin tüm kutsal kitaplarda bulunan Anadolu için fevkalade önemi bulunan besin değeri ayrı, barışa yapılan tarihsel atfı ayrı. Anadolu toprakları için en önemli, en kıymet verilen adeta kutsal bilinen ve insanların gözü gibi baktıkları hem ülke ekonomisine katkısıyla hem aile ekonomileriyle katkısıyla hem bulundukları alanların korunmasından dolayı doğanın daha fazla tahrip edilmesine engel olmasıyla son derece önemli bir ağaç.

"AK PARTİ'NİN SALDIRISINA KARŞI OMUZ OMUZA MÜCADELE ETMEYE DAVET EDİYORUM"

Şimdi bir kez daha zeytinliklerde maden aramak istiyorlar. Bu konuda grubumuz elbette en önemli direnci gösterecek. Yine sivil toplumla dayanışma halinde olacağız. Akbelen'deki direnişin ruhuyla tüm Türkiye'deki hangi görüşten olursa olsun doğayı sevenleri, ağacı sevenleri ve zeytini sevenleri AK Parti'nin bu saldırısına karşı bir kez daha omuz omuza mücadele etmeye davet ediyorum.

"TÜRKİYE'NİN YÜZDE 55'İ ASGARİ ÜCRETLİ, ALMANYA'DA YÜZDE 9"

2025 yılının ilk yarısına geldik. 2018 yılından bu yana süren 19 Mart darbesi sonrası ise milletin üzerine karabasan gibi çöken bir krizin içindeyiz. Hatırlayalım geçmişte bu ülkede krizler yaşandığı yıllarla anılır. Ama bu sefer o 2018 krizi bitmek bilmedi.

Çünkü bizim zamanında itiraz ettiğimiz önce çok destek verse de 2021 yılında Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi revize edilmelidir diye Sayın Bahçeli'nin de 100 maddelik bir öneri paketini sistemin revizyonuna yönelik herhalde 16-18 madde ve toplamda 100 maddelik bir rejime yönelik revizyon paketini ittifak ortağıyla paylaştığı her geçen gün Erdoğan için değil Erdoğan için yapılmış bir anayasanın nasıl her birimize dar geldiğini, kendisine tanınmış yetkilerin nasıl milletin felaketi olduğunu, iç politikada, dış politikada ama bilhassa ekonomide nasıl bir çöküş yaşadığımızı hep birlikte görüyoruz.

Bayburt'a gittiğimde Bayburt'ta bir annem "Altın hesabı iyiydi. Niye bıraktın?" dedi. Aslında bırakmadık ama o kadar yakıcı gündemler ve o kadar farklı izah edilmesi gereken hususlar var. Belki birkaç hafta ara verdik. Annem "Altın hesabı iyidir. Şaşmaz, şaşmaz." dedi ve altın hesabını hatırlatmak istedi.

Ben hem altın hesabını hem de onunla birlikte bu ülkenin ekonomisine ilişkin çok çarpıcı bazı değişimleri sizlerle bir kez daha günün bugüne uyarlayarak ifade etmeye çalışacağım. Birincisi asgari ücret büyük bir sorun. Çünkü Türkiye'de asgari ücret olmuş temel ücret. Asgari ücret olmuş ortalama ücret.

Almanya'da Alman Sosyal Demokratları, bizim yoldaşlar büyük bir mücadele veriyorlar. Asgari ücretin genel ücretler içindeki payı çok yüksek diye. Yüzde 9 onlarda. Onlarda asgari ücret ilk yıl alınan kıdemle birlikte hızla uzaklaşılan bir ücret. Sadece ilk bir yıl anılıyor. yüzde 9'muş, dert ediyorlar. Türkiye'de yüzde 55, yüzde 60'a yakın. 2021'den beri bu veriyi çok yükseldiği için açıklamayıp maskeliyorlar.

"TÜİK HESABINA GÖRE VERİLİRSE EYVAH Kİ NE EYVAH"

Normalde birisine zam yapacaksanız nasıl yaparsınız? Maaşının üstüne enflasyonu koyarsınız ki son zamdan beri enflasyonun götürdüğünü telafi etmeniz lazım. Üstüne de bir refah payı koyarsınız. Yerinde mi sayacak? Ülke büyüyor diyorsun, ekonomi büyüyor diyorsun, büyüme var diyorsun. Ben büyüyeyim sen dur olmaz. Bir de refah payı. Refah payı vermiyorlar. Büyümeden pay vermiyorlar.

Sadece enflasyonu veriyorlardı ama o enflasyonun iki sorunu var. Biri TÜİK enflasyonu olması. "Tayyip Erdoğan'ı Üzmeyen İstatistik Kurumu'nun" enflasyonu. Normalde enflasyon yüzde 80, TÜİK onuyüzde 39 hesaplamayı başarıyor. Zaten burada bir yarı yarıya kayıp yaşanıyor. Bir de üstüne bu sene dediler ki hedef hedef enflasyon gerçekleşen enflasyonu değil hedeflenen enflasyonu vereceğiz. Bu sefer oradan da bir 15 puan daha insanların cebinden para çaldılar ve böylelikle en en en makul hesaba göre 35.000 lira olması gereken, en düşük hesaba göre 30.000 lira olması gereken asgari ücrete 22.000 verdiler. 22.000. Yani her asgari ücretlinin cebinden en az 8.000 lirayı çaldılar.

Üstüne de bu senenin enflasyonu yaşanıyor. AK Parti son seçildiğinde seçime niye gidiyorsun? Millete ülkeyi nasıl yöneteceğini söylüyorsun. O da sana oy veriyor. Son seçime gittiğinde seçimden önce şöyle söylüyordu Erdoğan: "Enflasyon tek haneyi geçtiyse yani yüzde 9'un üstündeyse, çift haneliyse yılda dört kez asgari ücreti güncellemek lazım."

Onu dediği sene ve bir önceki sene de iki kez güncellemişti. Temmuz zammı da vermişti. Yetmiyordu, azdı, enflasyon yakamı yanlıştı ama hiç olmazsa Temmuzda bir ara zam geliyordu. Onu yeterli görmedi beyefendi. Martta, Temmuzda, Ekimde, Aralıkta yapalım dedi. Alkışı aldı. Oyu aldı. İlk turu kazanamadı. İlk tur 2. tur arası en çok konuştuğu konu bir bu, bir de mülakatın kaldırılmasıydı.

Seçimi kazandı. Takip eden sene, geçen sene 1 lira bile asgari ücrete zam yapmadı. Şimdi 22.100' liralık asgari ücret TÜİK'in 5 aylık enflasyon hesabına göre bile şu anda 19.000'ya düştü. Alım gücü açısından. TÜİK'e göre. Bir ay daha var. 18.000 küsur liraya düşecek ve önümüzdeki 6 ay daha bu maaşla geçinin diyorlar. Bunun kabul edilebilecek bir tarafı yok.

Aynı şekilde emekliler 14.500 gibi bir sefalet maaşıyla geçiniyorlar. Emekli maaşlarına TÜİK hesabına göre bir şey yaparlarsa eyvah ki eyvah. 15,5 falan yapacaklar yıl sonuna kadar. Oysa ki oraya da mutlaka bir seyyanen zam yapılması gerekiyor. Biz bununla ilgili olarak hem sendikaları gezdik. Geçtiğimiz hafta zor bir haftaydı. Ara vermek durumunda kaldık ama hızla diğer konfederasyonları, esnaf birliklerini, tüketici birliklerini, emeklilerin yapılarını ulaşabildiğimiz tüm yapıları da gezerek fikirlerini alıyoruz ve Genel Başkan Yardımcılarımız, ilgili üç Genel Başkan Yardımcımız doğru bir paket üzerinde çalışıyorlar ve kamuoyunun karşısına asgari ücrete karşı mutlaka ve mutlaka hem geçinilebilir bir asgari ücret hem küçük esnafı çok koruyan kobiye ciddi destek veren ve sanayiciye de artışı sanayiciyle paylaşan bir destekleme modeli ile birlikte karşılarına çıkacağız.

"İNANMAYAN AK PARTİLİ ÇIKSIN BİZİ MAHCUP ETSİN"

Asgari ücret ne durumda? Bayburtlu teyzem altın hesabı şaşmaz deyince son halini getirdik. Asgari ücret 2002 yılında 7 tane çeyrek altın satın alıyordu. İnanmayan AK Partili çıksın. Hesaplasın bizi mahcup etsin. Ben Türkiye'nin her yerinde esnaf gezerken bir kuyumcu görünce alıyorum hesap makinesini önüme ya da esnafın önünde duruyor. Biz söylüyoruz. 2002'de bakıyoruz altın kaç para? En Asgari ücret kaç para? Zaten tık tık tık hesaplıyorlar. 7 çeyrek altın alıyor AK Parti geldiğinde asgari ücretli. Bu senenin başında 4 çeyrek altına düşmüştü. Büyük kayıp. Şu anda 3 çeyrek altına düştü asgari ücret. 7 çeyrek altından 3 çeyrek altına düştü. Kayıp eldekinden fazla. 7'nin dördünü kaybetmiş asgari ücretli, 3'ü duruyor. Bu tablo asgari ücretlerinin. Emekli maaşı daha da berbat bir durumda. Emekli 2002 yılında 8 çeyrek altın alıyormuş en düşük emekli maaşım. Bu senenin ocağında 3 çeyrek altına düşmüş. Şu anda 2 çeyrek altın. 6 çeyrek altın kayıp. 8 çeyrek altın alabilen emekliden 4 biri iki çeyrek altına düşen emekli.

"EN ARKADAKİ BİR ABLAM DİZİNE VURDU"

En arkada bir ablam oturuyor. Elini kaldırdı. Hesabı yapınca elini böyle dizine vuruyor. Vah vah diye. Bu abla. Bu şu ablama alkışlayalım. Nereden geliyorsun sen? Muş'tan. Muş'tan.. Eyvallah.

Önümüzdeki haftalar içinde mutlaka ifade edeceğiz. Ama öncelikle şunu göstereyim. Asgari ücret ne durumda? Bayburtlu teyzem altın hesabı şaşmaz deyince son halini getirdik. Asgari ücret 2002 yılında 7 tane çeyrek altın satın alıyordu. İnanmayan AK Partili çıksın. Hesaplasın bizi mahcup etsin. Ben Türkiye'nin her yerinde esnaf gezerken bir kuyumcu görünce alıyorum hesap makinesini önüme ya da esnafın önünde duruyor. Biz söylüyoruz. 2002'de bakıyoruz altın kaç para. En asgari ücret kaç para? Zaten tık tık tık hesaplıyorlar. 7 çeyrek altın alıyor. AK Parti geldiğinde asgari ücretli. Bu senenin başında 4 çeyrek altına düşmüştü. Büyük kayıp. Şu anda 3 çeyrek altına düştü asgari ücret. 7 çeyrek altından 3 çeyrek altına düştü. Kayıp eldekinden fazla. 7'nin dördünü kaybetmiş asgari ücretli. 3'ü duruyor. Bu tablo asgari ücretlerinin. Emekli maaşı daha da berbat bir durumda. Emekli 2002 yılında 8 çeyrek altın alıyormuş en düşük emekli maaşı. Bu senenin ocağında 3 çeyrek altına düşmüş. Şu anda 2 çeyrek altın. 6 çeyrek altın kayıp. 8 çeyrek altın alabilen emekliden dörtte biri iki çeyrek altına düşen emekli. En arkada bir ablam oturuyor. Elini kaldırdı. Hesabı yapınca elini böyle dizine vuruyor. Vah vah diye bu abla. Bu şu ablama alkışlayalım. Nereden geliyorsun sen? Muş'tan. Nereden geliyorsunuz? Muş merkez. Eyvallah.

Lösev2
Paylaş
yotube

Yazarlarımız

Reklam

Anket

Reklam

E-Bülten Aboneliği