Telefon
WhatsApp
Esad'ın devrilmesinin 1. yılı: Bölgeye ve Türkiye'ye etkisi ne oldu?
Haber Yazı Detay İçi Reklam Alanı 300x250

Ortadoğu’nun ABD ve İsrail eksenli yeniden dizaynının son halkası olan Suriye’de, cihatçıların yönetimi ele geçirmesinin üzerinden yarın 1 yıl geçmiş olacak. 1946’dan bu yana Amerikan emperyalizmi karşısında konumlanan Suriye, takım elbise giyen cihatçıların yönetimi ele geçirmesiyle 8 Aralık 2024’ten itibaren ABD’nin yörüngesine girdi.

7 Ekim Hamas saldırılarının tetiklediği dönüşümde Büyük Ortadoğu Projesi’nin (BOP) son halkası tamamlandı. Dikensiz bir Ortadoğu isteyen ABD-İsrail ortaklığı, kanlı bir yol temizliğine girişirken Gazze’de Hamas, Lübnan’da Hizbullah ve Suriye’de Beşar Esad yönetimi devreden çıkarıldı.

13 YIL SÜREN İÇ SAVAŞ

2011’de başlayan Suriye iç savaşı, İran ve Rusya’nın ülkeye askeri desteği ile bölgesel bir pat durumu yaratmıştı. Bu sırada Suriye’nin kuzeyinde İdlib’in büyük bölümünün kontrolünü ele geçiren eski adıyla El Nusra olan Heyet Tahrir Şam (HTŞ) kurucusu Ebu Muhammed el Colani, 2017'den beri şehri “Suriye Kurtuluş Hükümeti” adlı idari organ aracılığıyla yönetiyordu. Colani uzun yıllardır “terörist” olarak aranıyordu. Türkiye’de dahi malvarlıklarına el konulmuştu.

İsrail, Gazze’de başlattığı savaşın ilk günlerinden itibaren Suriye’nin askeri ve lojistik altyapısını da bombaladı. Ukrayna Savaşı’ndan yıpranan Rusya’nın Esad’dan desteğini çekmesi ve Hizbullah’ın İsrail saldırıları altındaki Lübnan’a yoğunlaşmasının ardından İdlib’de konuşlanan cihatçılar harekete geçti.

Suriye iç savaşının 14’üncü yılında, HTŞ'nin ani saldırısı tesadüf değildi. 27 Kasım 2024'te İdlib'den başlayan harekât Halep, Hama, Humus ve 11’inci günün sonunda Şam'a ulaştı. HTŞ liderliğindeki cihatçıların 8 Aralık 2024 tarihinde Şam’ı ele geçirmesiyle ilk evre sona erdi. Suriye’de bir dönemin sonu gelirken ABD, İsrail ve Türkiye üçgeninde ülkede yeni bir düzen inşasına girişildi. Yıllardır İdlib’de askeri eğitim ve teçhizat başta olmak üzere her türden desteği veren Saray rejimi, Şam’da kurulan yeni hükümetin de ilk günden en büyük destekçisi oldu.

SARIKTAN TAKIM ELBİSEYE

Eski El Nusra komutanı Suriye’deki birçok katliamın baş aktörü Muhammed Colani, ocak ayında “Suriye devlet başkanı Ahmed Şara’ya” dönüştü. 10 sene önce Batı kamuoyunda son derece tehlikeli “radikal İslamcı bir terörist” olarak kabul edilen Colani önce sarığını çıkarıp gömlek giydi, daha sonra sırasıyla blazer cekete ve takım elbiseye geçti. “Ilımlı cihatçı” Colani’nin Suriye’ye akın eden Batı basınına verdiği röportajlar, Batı kamuoyunun endişelerini gidermek üzere tasarlanmıştı.

Colani’nin “demokratikleşme” vaat ettiği yeni Suriye’nin inşasına girişilirken en önemli mesele, başta Fırat’ın doğusunu kontrol eden Rojava yönetimi olmak üzere farklı etnik ve mezhepsel grupların geleceğiydi. HTŞ yönetimi, ülkedeki tüm silahlı grupların Suriye Ordusu’na entegre olmasını beklerken müzakereler büyük oranda SDG ile gerçekleşti.

ALEVİLER KATLEDİLDİ

ABD-İsrail menşeli, Körfez monarşileri destekli yeni Suriye’de mart ayında HTŞ’ye bağlı birliklerin Akdeniz kıyı hattındaki kentlerde Alevi ve Hristiyanlara yönelik katliamları yaşandı. Suriye İnsan Hakları Gözlemevi’nin verilerine göre büyük çoğunluğu Alevi olan 1700 sivil katledildi.

Alevilere yönelik katliamların gölgesinde, SDG Genel Komutanı Mazlum Abdi ile HTŞ lideri Colani arasında ABD’nin desteğiyle Şam’da “10 Mart mutabakatı” imzalandı. Etnik ve dini azınlıklara anayasal güvence veren mutabakat, SDG’nin Suriye ordusuna entegrasyonunu öngörüyordu.

Anlaşmayı tarihsel bir eşiğin geçilmesi olarak gören Kürtlerin sevinci sadece üç gün sürdü. Colani yönetimi, İslam devleti kurmayı hedefleyen geçici anayasayı açıkladı. Ülke şeriat rejimine geçti.

2025’in en çok konuşulan fotoğrafı, 10 Kasım’da Beyaz Saray’da çekildi. Colani, gri takım elbisesi ve kravatıyla ABD Başkanı Trump’ın yanında poz verirken “IŞİD’le mücadele koalisyonuna katılma” anlaşması imzaladı.

ABD ve İsrail’in kendi çıkarları perspektifinde dönüştürmek için harekete geçtiği Ortadoğu’da AKP de ömrünü uzatma hedefiyle Trump politikalarına sarılmış durumda. ABD’nin Suriye ve yeni Ortadoğu hedeflerine de bağlı olarak, bir tür emperyalizmin jandarması olarak bölgede konumlanma arayışı, AKP için içerde de iktidara tutunmak için bir fırsat kapısı olarak görüldü. ABD tarafından emperyalist proje doğrultusunda Ankara’ya Suriye’nin gardiyanlığı görevi biçildi. Türkiye’nin Ankara Büyükelçiliği’ne atanan Tom Barrack aynı anda Suriye Özel Temsilcisi oldu.

https://www.birgun.net/haber/esad-in-devrilmesinin-1-yili-bolgeye-ve-turkiye-ye-etkisi-ne-oldu-674649

Lösev2
Paylaş
yotube

Yazarlarımız

Reklam

Anket

Reklam

E-Bülten Aboneliği