Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, “CHP’li Belediyeleri silkeleme talimatı” sonrası bakanlıklar, görev sahasına giren her konuda CHP Belediyelerini zora sokacak adımlar atıyor…
Amaç Belediyeleri, hem kaynaklarını hem de yetkilerini kullanmasını engelleyerek halka hizmet edemez hale getirmek.
Halkımız, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun başına gelenleri yakından biliyor.
Ona yapılan haksızlıkların kendisine de yapılacağının farkında.
Bu nedenle gençler, hatta Lise öğrencileri, eğitimleri sonunda hak edecekleri diplomalarının da bu iktidar zamanında hiçbir hükmü olmayacağını bilerek, meydanlara çıkıyorlar…
Çalışanlar, memurlar emekçiler, tarlalarında üretim yapan çiftçiler köylüler, ticaretle iştigal eden iş adamları ve esnaflar, yıllarca bu ülke için çalışmış emekliler, şunun farkındalar, iktidar, işine gelmeyenlerin malına, mülküne el koyuyor. Bu hukuksuzluğu görerek meydanları dolduruyorlar.
Kısaca yurttaş olarak, kimsenin anayasa ve yasalardan doğan hak ve hukuku ile can ve malı güvence altında değil.
Bu nedenlerle, iktidara karşı müthiş bir tepki duyuyorlar.
CHP’nin önderliğinde yapılan mitingleri şimdilik hak, hukuk, adaletin oluşması için eylem olarak kabul ediyorlar.
∗∗∗
İktidar, özgürlüklere, ülkenin geleceğine, zenginliğine, açlığa neden olma pahasına köylünün üretimine mâni olacak her türlü uygulamayı, pervasızca yapıyor.
Yandaşın çıkarını vatandaşın yaşamında daha çok düşünen bir siyaset uyguluyor.
CHP’li Efes Selçuk Belediyesiyle Kültür ve Turizm Bakanlığı arasında uzun zamandır, büyük bir mücadele var.
Belediye’nin yasalarla tanınan haklarını engellemek için, tarihi mirasa zarar verme pahasına, akla ziyan işlemler yapıyor.
Efes Çevresindeki Bülbüldağı’ında bulunan “Meryem Ana Evinin” ziyaretçiler için ayrılan oto parkın gelirini Belediyenin elinden alarak, hizmet vermenin önemli bir kaynağını yok ettiler.
Ve ne ilginçtir yıllardır Turizm merkezlerinin başında gelen bu kültürel ve dini Mabedi, Tarım ve Orman Bakanlığına Tahsis ettiler. Aynı zamanda tarihçi ve arkeologların şiddetle karşı çıktığı, Bakanlığın döner sermayesi için gelir getirme amaçlı, Efes Antik Kente uymayan, ünlü antik Tiyatronun da karşısına, “Efes Dijital Deneyim Müzesi binasını“ yaptılar.
Belediyenin onay vermediği, dolayısıyla ruhsatı tartışmalı bu bina, sadece, turizm anlayışımıza kötü etki yapmayacak, aynı zamanda da bir antik kentinin nasıl yok edildiğini dünyaya anlatacak.
∗∗∗
Ben de dâhil hiçbir yetkilinin kültürel miraslara zarar vermeyi düşünmediği bir dönem sonrası, herkes Efes antik kentine sahip çıkarken, bugünkü yönetim, rantı sorumlu olduğu mirastan önce düşünüyor…
Son örnek; Yine Belediye’nin onay ve ruhsat vermediği ama buna rağmen Turizm ve Kültür Bakanlığının başladığı, adına da “karşılama kapısı” dedikleri AVM ve rant getirici diğer yapılar!
Dünyanın en önemli “Antik Kenti Efes ’in” yağmalanıyor iddiaları içimi acıtıyor.
“İddia ediliyor” diyorum, çünkü belediye de dahil olmak üzere, bu alanda ne yapılacağını kentli de bürokrasi de bilmiyor.
Ancak Gazeteci Mehmet Durmuş bu alanla ilgili önemli bir bilgi vererek, Arkeolog Yusuf Yavaş’ın açıklamasını aktarıyor.
Yavaş;” Viyana Teknik Üniversitesi akademisyenlerinden Dr. Sırrı Seren’in 2013 de yaptığı jeofizik ve jeolojik radar çalışmaları sonuçlarına göre, inşaat yapılan alanda, “bir Roma Villasına ilaveten Kilise /Tapınak olması muhtemel bazı yapıların varlığının tespit edildiğini açıklıyor, “bir grup Arkeologla birlikte kendisine, Dr. Seren’in bu tespitleriyle ilgili bilgi ve belgeleri gösterdiğini de iddia ediyor.
Şayet bu iddialar doğruysa rant adına “Dünya Mirası EFES” antik kentinde geri dönülemeyecek derece önemli yıkım yapılıyor.


































