Bu gün 3 Temmuz.
Çorum Katliamı’nın 44.Yılında kaybettiğimiz canlarımızı saygıyla anıyoruz.
12 Eylül Faşist darbesinin zemini oluşturulurken Çorum’da yapılan Katliamı unutmuyoruz.
19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı kutlamaları öncesi ”İslamcı Gençlik” imzasıyla dağıtılan ve Cihad Çağrısı yapılan bildiri ile artan gerilim,27 Mayıs’ta Ankara’da MHP’li Gün Sazak’ın öldürülmesi de bahane edilerek başlatılan faşist saldırılarla
28 Mayıs Çarşamba günü, Çorum’un en işlek caddesinde çoğunluğu sağcı ülkücü gençlerden oluşan gruplar, “Kanımız aksa da zafer İslam'ın", "Kana kan, intikam” sloganlarıyla yürüyüşe geçmişti,Yürüyüş korteji, kısa süre sonra saldırıya dönüşmüş ve Cadde üzerinde bulunan solculara ve alevilere ait iş yerleri tahrip edilmeye ve yakılmaya başlanmıştı.Saldırgan gruplar Çorum gazetesine ve Bahar Kitabevi'ninde içinde bulunduğu bir çok işyerini yağmalamışlardı.Saldırılar kente yayıldı.
Çorum’la komşu il, ilçe ve köylerle bağlantılı tüm yollar faşist gruplarca işgal edildi.Alevi ve solcu mahallelerde barikatlar kuruldu.Dönemin idarecileri,siyasetçileri,hükümeti ve emniyet güçlerinin himayesinde ve gölgesinde devam eden bu faşist saldırılara direniş başladı.
Bir ayı aşkın bir süre devam eden saldırılarda işkence edilerek,yakılarak,vurularak resmi kayıtlara göre 57 can kaybı ve yüzlerce yaralının olduğu Çorum Katliamı’nda “EKİNLER KAN İÇİNDE KALDI” ama maalesef failler adil yargılanmadı,gerekli cezaları almadı ve arkasındaki güçler açığa çıkarılmadı.
Yaşananlardan bir kesit Mahkeme kayıtlarına;
“Mahallenin oba başkanı , ÜYD Çorum başkanını evinin önünde karşıladı. ‘Başkan’ dedi. ‘Alevilere ait 30’u ev ve iş yerini tahrip ettirdim. Bir yandan da devam ediyoruz ve sekiz tane rehinemiz var.’(…).
Rehineler Çorum’un dışında, 1-2 km uzakta Hıdırlık bölgesinde bir tarlaya götürüldüler. Köylülerin başında 20 dolayında maskeli kaldı. Öbür maskelilerden 10-15’i rehineleri köylülerden 200 m uzaklığa, ekinlerin içine götürdüler. Oradan silah sesleri geldi. Rehineler öldürülmüştü(…). Ölüm mangası Çorum’a geri döndüğünde ÜYD başkanı kendilerine Türk milliyetçiliği adına yapılan eylemler için minnettar olduğunu ‘söyledi’! ” şeklinde geçti ama sonuç?
Kimlerin bu katliamın arkasında olduğu,amaçları,kimlerin maşa olarak kullanıldığı herkesçe bilinirken kayıtlara geçemedi.
Canımız yok edildi,katledildik,yandık.Ancak bizler yine de insanca yaşanacak bir ülke çabasındayız.
Bu ülke hepimizindir. Susmak, sessiz kalmak bizim suçumuz. Gelecek kuşağımızı çıkarcıya, insan düşmanlarına, canilere alet etmeyeceğiz. Bir ülkede insanlar özgürce düşünemiyor, özgürce inanamıyor ve özgürce muhalefet edemiyorsa o toplumda yalnızca biçim olarak seçim yasası ve oy sandığının hiçbir değeri yoktur. Bugüne kadarki dost görünen tüm partiler, politikacılar şimdiye dek; Maraş’ta, Çorum’da, Sivas’ta, Malatya’da, Gazi’de akıtılan kanlar üzerinde politika olayları dışında başka bir şey yapmadılar. Ülkemizi gerici, tarikatçı yöneticilerin eline bırakmamak hepimizin sorumluluğudur.
Bütün bu katliamlar insanlık suçudur. Bu katliamlarla yüzleşilmeden, ileride olabilecek katliamların önünü alamayız.
Bizde Çorum’da ve diğer yerlerde yaşanan katliamları unutmuyoruz.Unutmayacağız ve unutturmayacağız.Barış içinde yaşanan bir ülkemiz olsun.
Kaybettiğimiz canlarımızı saygıyla anıyoruz.Faşizme karşı direnen tüm dostlarımızı bu gün saat 18.00 de Mamak 100.Yıl Cumhuriyet Millet Bahçesi’ndeki anma programımıza bekliyoruz.
Dr. Atila Ilıman


































