Telefon
WhatsApp
DENİZ KUTLUK: GKRY NE YAPIYOR ?
Haber Yazı Detay İçi Reklam Alanı 300x250
GKRY'nin Lübnan ile EEZ-MEB sınırlandırma anlaşması yapması ne anlama geliyor? zarar mı? Yarar mı? Kısa yanıt: nasıl oyun kurduğunuza bağlı... GKRY'nin her iddia ettiği EEZ sahasında KKTC'de hak iddia etmeli değil midir ki elbette öyledir. Çünkü aynı GKRY'nin haksızca Kıbrıs Cumhuriyeti ünvanı ve Anayasasını kullanmakta oluşu bu anayasada yer alan eşit kurucu ortak Türklere aynen Rumlara sağladığı ölçüde ekonomik haklar sağlamaktadır. Rum bunu reddedemez. Öyle görünse de sonuçta haklı çıkamaz. Çıkmak isterse tek çaresi var görünmektedir: GKRY ve KKTC sınırlarının bitişik olduğu kıyı alanlarında deniz yan sınırı anlaşması yapar ve sonrasında herkes kendi kıyı ötesindeki deniz yetki alanının sınırları içindeki hidrokarbon kaynaklarına yönelebilir. Bu elbette GKRY'nin KKTC'nin varlığını tanıması ile son bulur. İyi tarafı bir kalıcı Barış Anlaşmasına ulaşılabilir (elbette 1974'ün yarattığı kayıpların savaş tazminatını Rum-Yunan ikilisi ödemek zorundadır). Bu yapılmadığı sürece ve yapılıncaya kadar Kıbrıs kıyılarının açıklarındaki tüm hidrokarbon kaynakları Rum ve Türk ada halkının ortak geliri olabilir ancak.
 
Ben yaptım oldu emrivakisine bir süreye kadar sabır gösterilir, sonra hesabı toptan ödettirilir. Lübnan Kıbrıs'ın doğusunda ve oldukça güneyinde kalmaktadır. Bugünkü KKTC'nin egemen olduğu kıyı ötesi deniz yetki alanlarına tecavüz edecek bir durumu yoktur. (Türkiye Mavi Vatanını ve Kıta Sahanlığı sınırlarını hiç etkilemez.) Ama GKRY Anayasasını değiştirip bir diğer devlet olarak kendini tanımlamadık.a, haksız yere 1960 Kıbrıs Cumhuriyetinin mirasını sömürmeyi sürdürdükçe KKTC'nin de haklarını gaspettiğini görmek, kabullenmek zorundadır. Bu bağlamda Nikos Christodoulides'in Türkiye ile masaya oturalım iddiası trajikomiktir. 1963 ve 1974'de iğfal ettikleri, güç ile değiştirip, yasa dışı konumda yönetmeye devam ettikleri o eski 1960 Kıbrıs Cumhuriyetini ortadan kaldırmışlar ve GKRY-Güney Kıbrıs Rum Yönetimi konumuna indirgemişlerdir ki onu da Türkiye "tanımamaktadır"! Neden muhatap alsın ki. Onun muhatabı KKTC Cumhurbaşkanı Sayın Tufan Erhülman'dır. Müzakere isteklerini onunla görüşür ve sonuçlandırır olmalıdır. Bu arada GKRY Enosis taleplerini bu nedenle kaybettikleri mücadeleye rağmen hala canlı tutmaya ve Kıbrıs'ı Yunanistan ile birleştirme sevdasına devam etmektedirler. Bunda ısrarın sonucu tarihte tekerrür ile biter. Bu yönden Yunanistan'ı zorlayıp Doğu Akdeniz'de Türkiye'ye karşı güç kullanmaya teşvik etmektedirler. Bu durum da Yunanistan için acı sonuçları içinde barındırır. Ağustos 2020'deki, denemeleri deniz ve havada pek parlak sonuçlanmamıştı. Yunanistan da kendisini bir adalar-Arşipel-devleti olarak takdim etmek çabasından vaz geçmelidir. Yunan deniz yetki alanları ancak Yunan kıtasının kıyılarından başlatılabilir. Adalarından değil. (Not: Arşipel Devleti" statüsü sıradan bir ada ülkesi olmaktan çok daha özel ve katı yasal şartlara bağlıdır:
1)Tamamen Takımadalardan Oluşma: Devletin temel olarak tek bir ana karadan değil, tamamen adalardan ve aralarındaki sulardan (takımadalardan) oluşması gerekir.
2) Kara/Su Oranı: Çizilen Arşipel taban çizgileri dahilinde, su alanının kara alanına oranının 1:1'den az ve 9:1'den fazla olmaması şartı vardır. Bu kural, kara kütlesi çok büyük olan ada ülkelerini (örneğin Japonya, İngiltere, Yeni Zelanda) otomatik olarak bu statünün dışına çıkarır.
 
Neticede bu statü, söz konusu devletlere, tüm takımada sularını kendi iç suları gibi kabul etme ve bu sular üzerinde tam egemenlik kurma gibi çok önemli deniz hukuku yetkileri tanır. Bu statü tanınmış 21 devlet var olup Yunanistan bunlardan birisi değildir.) O zaman Yunanistan ne Meis'e pergelini koyup açtığı 200 millik yarıçapın içini yetki alanı olarak talep edebilir, ne de bunu Girit'in 30-32 mil güneyindeki adalara pergel dayayıp Libya deniz Yetki Alanlarının içine haksiz müdahale için kullanabilir olmalıdır. Bu bağlamda GKRY de Yunanistan'ın başını derde sokmaktan sakınsa barış ve istikrar için iyi olacaktır.
 
Ukrayna Barışı da diğer bir konumuzdu. İlerlemeler var. keskinleşmiş pozisyonlar da ortaya çıkıyor.Önümüzdeki bir iki haftada mesafe alınır görünüyor. Ancak Avrupa Birliğinin bir iç muhasebe yapması ve tekrar politikasını düzenlemesi ihtiyaç olarak görünüyor.
 
-DENİZ KUTLUK-
Lösev2
Paylaş
yotube

Yazarlarımız

Reklam

Anket

Reklam

E-Bülten Aboneliği