“Yunanistan’a bir gece ansızın füze ile gelebiliriz” derken, bir de baktık ki “bir gece
ansızın Yunanistan bize pirinç ile gelmiş!” Bir de baktık ki iktidar sahipleri
“Yunanistan’dan pirinç alıp, TMO markası ile marketlerde satıyorlar.”
Akla zarar veren ekonomi ve tarım politikaları ile ülkemizi gıda enflasyonunda dünya
4.’sü yaptılar. Zimbabve, Lübnan ve Venezuela'nın ardından en yüksek gıda
enflasyonuna sahip ülke olduk. Aylar önce “Venezüella gibi olacağız” demiş, iktidara
uyarıda bulunmuştuk. İktidar hiçbir sorumluluk kabul etmiyor. Aylardır “küresel
enflasyon” ile ilgili demeçler duyuyoruz. Biz o zamanlar da diyorduk “bu küresel
değil sizin yarattığınız yerli bir kriz” diye. İşte şimdi verilerle de doğruluğumuz
ispatlandı.
Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü̈ yakın zaman önce tüm dünyada gıda
fiyatlarının düştüğünü ve düşmeye devam edeceğini açıkladı. Ancak buna rağmen
Türkiye’de gıda enflasyonu yüzde 10,55 oranında seyrediyor. Dünyada tahıl, et ve
süt ürünleri, şeker, bitkisel yağlar bir yıl önceki düzeye iniyor olmasına rağmen ülke
olarak iktidarın kendi eliyle yarattığı krizler nedeniyle gıda enflasyonunda korkarız
kısa zamanda ilk 3’e çıkacağız!
Durum böyle iken, iktidar yeni bir günah keçisi bulmuşlar: Üç harfli marketler…
“Gıda enflasyonunda dünyada 4. sıraya oturmak…”
Peki, son 2 yılda tarım ve hayvancılık sektöründe girdi maliyetlerinin kur atakları yükü
ile (gübre, mazot, yem, ilaçlar…) ortalama yüzde 250 artmış olmasına ne demek
lazım? Artan girdi maliyetleri yüzünden her sene ekilmeyen toprak artışına ne demek
lazım? Burada sorumlu kim?
Peki ya tarımdaki iş gücü sorunu? Kırdan kente yaşanan göç ve özellikle gençlerin
tarım sektöründe çalışmayı tercih etmemesi, boşalan köyler ve gittikçe yaşlanan çiftçi
nüfusundan kim sorumlu?
Peki, “Tekno-fest kuşağı ile gümbür gümbür geliyoruz”, “teknolojinin gurusu
biziz” deyip de, tarımda yeni teknolojilerin uygulanmasında hiçbir somut adım
atılmamış olması kimin sorumluluğu?
Ya kimyasal gübrelerin ve ilaçların her yıl konvansiyonel tarımda kullanılmasından
dolayı topraklarımızdaki organizma miktarının yüzde 1’in altına düşmesi, yani
topraklarımızın hızla kumlaşması kimin sorumluluğu?
“Bütün bunlar kimin suçu?”
Gittikçe ithalata bağımlı hale gelirken, hâlâ kapsamlı somut adımlar ortaya koyulmamış
olması kimin sorumluluğu?. Soruyoruz, “peki bütün bunlar kimin suçu?”
Ülke coğrafyamız çok farklı ürünlerin yetiştirilmesine uygun iken, toprağımız tam
anlamı ile bir nimet iken gıda enflasyonunda dünyada 4. sıraya oturmak iktidarın
özel bir kabiliyeti olsa gerek.
“Rant ve hamaseti bırakın, sorunları çözün”
Madem siz beceremiyorsunuz, hâldeki esnafa sorun, çiftçiye, üreticiye, esnafa sorun.
Bize sorun. Biz yol gösteririz. İlk tavsiyemiz; “rant ve hamaseti bırakıp sorunları
çözmeye odaklanmanız.” Marketler üzerinden GIDA ENFLASYONU sorununu çözmek
yerine sorunu tarlada çözün!
“Faize karşıyız diyenler bizi faizle bitiriyor!”
Faiz oranlarımız en son 150 baz puan düşüş ile 9'a sabitlenmişti. Cumhurbaşkanı
Erdoğan da her konuşmasında yüksek faizin verdiği zararlardan bahsediyor; “Bir
Müslüman olarak Nas ne gerektiriyorsa onu yapmaya devam edeceğim” diyor.
Fakat “nas dillerinde olsa da icraatlarında yok!”
AKP’li belediyelerinin tamamı faiz batağına düştükçe düşüyor. Sayıştay'ın 134
belediyede ve bağlı iştiraklerinde yapmış olduğu araştırma raporlarının sonucuna göre
belediyelerin bir yıllık toplam faiz, 5 milyar 992 milyon TL. Elbette Hükümet kendi
cebinden karşılamıyor bu parayı. Bu para bizim alın terimiz ile verdiğimiz vergilerle
ödenecek!
2023 bütçesi de bundan farklı değil. Bütçe 660 milyar TL açık verecek. Yani giderimiz,
harcamalarımız gelirimizden çok daha fazla olacak, diğer bir deyişle eksideyiz.
2023 bütçesinde faiz giderlerine 565 milyar TL gidecek yani bütçenin yaklaşık yüzde
13’ü faiz ödemelerine gidecek.
Buradan faiz karşıtı Cumhurbaşkanına ve kadrolarına soruyoruz: “Nas diyerek daha
ne kadar bu milleti oyalayıp, kandırmaya devam edeceksiniz?”
“Pervasızlıklarının sebebi 6’lı masayı dağıtamıyor olmaları!”
İktidar kendisine seçim yenilgisi tattıran insanlardan kişisel intikamını zaten alıyor.
Ancak bugünlerde kendi kurduğu sistemin bozulmaması için siyasi mühendisliğin
peşine de düşmüş durumdalar.
Bugüne kadar AKP aslında kendi başarısı ile hiç kazanmadı. Hep karşı tarafı dağıtarak
kazandılar. Aynı taktiği yine yapmaya çalışıyorlar. Fakat bu defa gördük ki 6’lı masayı
bir türlü dağıtamadılar. İşte, bu kadar pervasız olmalarının sebebi de bu! Geçmişteki
taktiklerin hiç biri işe yaramıyor.
Bir taraftan “yargı bizden bağımsız karar verdi” diyorlar bir taraftan da göz göre göre
hukuku katleden kararlara alkış tutuyorlar. Bu sırada bizden de yargının bağımsızlığına
inanmamızı istiyorlar. “Ben yapmadım” o yaptı, bu yaptı” diyorlar. Bu ülkede sizden
habersiz kuş uçmaz kuş!
YSK Başkanı ihsası-reyde bulunuyor, Cumhurbaşkanı Hukuk Başdanışmanı “karar
onaylanacak” diyor. Sözcüler “karardan memnunuz” diyor. İçişleri Bakanlığı “karar
onaylanınca görevden alacağız” diyor. Anlaşılan karar zaten çoktan verilmiş.
Biz artık bu saatten sonra hukuki bir tartışmanın içine girmeyeceğiz. Çünkü ayan beyan
Bu bir hukuk süreci değil tamamen siyasi mühendislik faaliyeti.
Bütün bunlardan çıkan Sonuç ne?
İlkin, yargıyı bir sopa olarak kullanmak milletin saf dışı edilmesidir. Bu millet iradesine
yapılan bir operasyondur
İkincisi, burada amaç muhalefetin birlikteliğini bozacak işler yapmak. Bunu kendisine
görev verilmiş olan muhalif görünümlü kişiler sabah aksam 6lı masada dağınıklık var,
yarışma var demesinden de çok net anlıyoruz.
Biz “Cumhur ittifakının adayı şu olsun, bu olsun” diyor muyuz hiç? Siz kendi
adayınızla ilgilenin. Nitekim biz Cumhur İttifakının arzularına göre hareket edecek
değiliz. Biz adayımızı kendi uygun gördüğümüz zamanda ve siyasetin akan ritmi
içerisinde açıklayacağız. Herkes rahat olsun.
Demokrat Parti: “Marketler üzerinden gıda enflasyonunu çözmek yerine sorunu tarlada çözün”
Basın Sözcüsü Doç. Dr. Neslihan Çevik’in açıklamaları şöyle: “Yunanistan’dan pirinç alıp, TMO markası ile marketlerde satıyorlar”
Paylaş
Yazarlarımız
Trend Haberler
Anket
-
Cumhuriyet Halk Partisi'nin Cumhurbaşkanı adayı kim olmalı?
Anket Sonucu
Soru: Cumhuriyet Halk Partisi'nin Cumhurbaşkanı adayı kim olmalı?
(15) Oy - Özgür Özel
21%
(17) Oy - Mansur Yavaş
24%
(23) Oy - Ekrem İmamoğlu
32%
(7) Oy - Muharrem İnce
10%
(9) Oy -
13%
Toplam 71 Oy Kullanıldı
E-Bülten Aboneliği
E-Bülten Aboneliği Yaptığınız Zaman Son Gelişmelerden Anında Haberdar Olursunuz.!


































